aurorasw0rld
Bir intikam için hayatına devam ederken aşka vaktin veya yerin var mı? Ya da o aşktan nefret etme olasılığın var mı? Karmaşık bir hayatı yaşamak zorunda mısın? Yoksa bu karmaşıklık seni mi buluyor? Küçük bir bakışla, küçük bir dokunuşla hatta küçük bir kalp çarpıntısıyla bile hayata etki edebiliyor? Peki bu kadar küçük detaylar bile hayatımızı daha da karıştırırken ne yapmamız gerekiyor? Olduğu gibi kabul edip yaşamaya devam mı etmeliyiz, yoksa her zaman bir adım geride mi durmalıyız? Ya uzaklastigin sey ya da kisi uzaklasmaya calisirken daha cok yakinina gelirse?
Hayat her zaman bir ip gibidir. Mesela beyaz, huzur ve yalnızlığı temsil eder. Bu ip, insanın boşluğa düştüğü anlar, yalnız hissettiği ya da yalnız kalmak istediği anları birleştiren düğümdür. Sarı, insanın mutlu anlarını temsil eder. En mutlu hissettikleri anları birleştiren düğümdür. Siyah, insanların korku ve üzüntüsünü temsil eder. En üzgün, çaresiz ve korkmuş hissettikleri anları birleştiren düğümdür. Bu düğümler unutulması da kolayca kesilip örtbas edilebilir. Ama kırmızı ip... Kader bağdır. Ruh eşini, hayatının aşkını seninle bağlayan iptir. Bu ipi ne kadar kesmeye, görmemeye çalışsan da kopmaz. Karışır, dolanır ama kopmaz.