Turkish fav🦋
40 stories
Kof: Göğü Yitiren Kuşlar  by pekbiafiliyalnizlik
pekbiafiliyalnizlik
  • WpView
    Reads 828,881
  • WpVote
    Votes 75,564
  • WpPart
    Parts 34
Aşk, gülü dikeniyle avuçlamak ama kanayan ellerin hesabını gülden sormamaktır. 23 yaşında, içine kapanık bir Özel Harekât polisi olan Dinçer. Göreve ilk adımını attığı an aldığı şehit haberiyle kendi kuyusuna çekilir; ait olamadığı bir timde, kalabalıklar içinde yalnızlaşır. Hayalleri için direnen ama en çok ailesi tarafından yarım bırakılan bir genç kadın olan Belçim, dışarıdan yıkılmaz görünse de, onun da içinde rengini yitirmiş, eksik bir gökyüzü vardır. Aynı kofluğu taşıyan iki yabancının yolları, hayatın tam orta yerinde kesişir. Biri susarak ördüğü duvarların arkasında, diğeri direnerek açtığı yaralarla hayatta kalmıştır. Göğünü kaybetmiş iki kuş gibi... Peki, birbirlerinde yeniden gökyüzünü bulabilecekler mi, yoksa aynı boşlukta savrulup kaybolmaya devam mı edecekler? Kof; bir boşluğun hikâyesi.
Bordoya Karışan Aşk / Tamamlandı  by pekbiafiliyalnizlik
pekbiafiliyalnizlik
  • WpView
    Reads 773,452
  • WpVote
    Votes 58,609
  • WpPart
    Parts 57
''Bizi ne bitirdi?'' diye sordum, sesimdeki titremeyi gizleyemeyerek. Bakışlarını uzaklara dikti, dudakları acı bir tebessümle kıvrıldı. ''Susmak,'' dedi, sesi bir kurşun kadar ağır ve netti. ''Peki, bizi ne kurtarır?'' Başını yavaşça çevirdi ve o kara gözlerini doğrudan gözlerime mühürledi. Bakışlarında hem bir veda hem de sarsılmaz bir yemin vardı. ''Bordoya karışmak,'' dediğinde, aramızdaki o devasa sessizlik nihayet yerini kaderin mutlak kabullenişine bırakmıştı.
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 16,074,726
  • WpVote
    Votes 1,015,102
  • WpPart
    Parts 138
Final oldu, tamamlandı. Seri altı kitapla raflarda yerini almıştır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
AKREBİN KALBİ (RAFLARDA) by aycansrhmtt
aycansrhmtt
  • WpView
    Reads 218,429
  • WpVote
    Votes 17,591
  • WpPart
    Parts 55
Genç kadın, elini duvara doğru uzattı. Kendi kanından bir adam onu durdurmaya çalıştı ama durduramayacağını o da biliyordu. Parmakları duvarın saydam, kızıl yüzeyini aştı. Aylardır izini sürdüğü şeye bir adım daha yaklaşmıştı. Genç kadın önünde duran o duvarı aştığında, karşısına onu bekleyen bir köprü çıkacaktı, gerçek bir köprü. O köprünün diğer ucunda onu bekleyen şey neydi?Onu bekleyen, bilmediği bir evrendi. Peki onu bekleyen tek şey bu muydu? Onu bekleyen, onu o duvara kadar sürükleyen biri vardı. Onu bekleyen birbirine bağlı beş evren, evrenleri birbirine bağlayan köprüler ve o köprülerin sahibi gardiyanlar vardı. Gardiyanları koruyan kimlerdi? Köprüye attığı ilk adımda köprü onu tanıyacak, sahibine diğer evrenin anahtarını kendi elleriyle verecekti. 🦂 12.04.2022
Zora Sarıldık- RAFLARDA by pekbiafiliyalnizlik
pekbiafiliyalnizlik
  • WpView
    Reads 10,594,467
  • WpVote
    Votes 462,740
  • WpPart
    Parts 74
Bordo Bereli cesur bir askerin ve başarılı bir doktorun hikâyesi... ''Halide sana deli gibi aşık!'' En yakın arkadaşım, sevdiğim adama sırrımızı söylerken, duvarın dibinde gizlice onları izliyordum. Tüm bedenim heyecan ve korkuyla titriyordu, Ali Deniz'in insanın içini üşüten sesini duyduğumda kalbim buz tutmuştu. "Şimdi git o arkadaşına söyle! Bin tane kalbim olsa birini bile ona vermem!"
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 65,822,946
  • WpVote
    Votes 3,232,077
  • WpPart
    Parts 61
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
Lahza(Kitap Oldu) by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 3,843,778
  • WpVote
    Votes 272,525
  • WpPart
    Parts 34
Benim yıllar önce gördüğüm o belli belirsiz çizgiyi dahi bir ihtimal olarak kabul etmediğini gösterircesine bıçağın keskin ucunu gözlerimin içine bakarak kendi avcuna bastırdı ve aşağıya doğru çekti. Oluk oluk akan kan beyaz gömleğine süzülmüş, yüzünde acıyı gösteren tek bir mimik bile oynamamıştı. ''Ne bu kan akmayı durdurdu...'' dedi Ferman'ı tutan elimi bir hışımla çekerek. Avcum ellerinin arasındayken sıcak kanı buz gibi tenimde süzüldü. Ben yıllar önce bitti diye haykırırken o bizim sonumuzun daha gelmediğini belirtircesine o kanlı bıçağı avcumun içine bıraktı. Bu beni öldür demekten başka bir şey değildi. ''Ne de bu can bu bedenden çıktı.'' Dedi düşüncemi doğrulamak ister gibi. Parmaklarımdan süzülen, tenime bulaşmış kanıyla birlikte avcumun içine baktım. Bizim sonumuz yine benim ellerimin arasındaydı fakat bu sefer ima ettiği son çok daha başkaydı. -Hikaye içerisinde yetişkin içerikler bulunmaktadır.
Yara Bandı Serisi (Kitap oldu!) by selinselne
selinselne
  • WpView
    Reads 990,797
  • WpVote
    Votes 31,686
  • WpPart
    Parts 23
*Yetişkin içerik!* YARA BANDI serisinin birinci kitabı olan YARA BANDI: YASAK MEYVE: Morva Yayınları aracılığıyla raflarda! Satın almak için: morvayayinlari.com ~~~ Neydi yara bandı? Kanı durduran basit bir parça mıydı... yoksa gerçeği saklayan bir örtü mü? Küçük, önemsiz gibi görünen bir detay. Ama bazen en büyük sırlar, en küçük şeylerin altına saklanır. Bir cinayet gibi. ~~~ On yedi yaşındaydı Asya Mercan ve bir dosya numarasıydı artık. Çocuk masumiyeti tecavüz ve cinayetle kirlenmiş, adını duyanların yüreğini kirletmişti. Bu korkunç suçun gölgesi tüm ülkenin üzerine çökmüşken bütün deliller, nefret ve parmaklar tek bir adamı işaret ediyordu: Alaz Yargın. Bir katil, dediler ona, Bir acımasız, Bir Şeytan, dediler, durdular. Adı bir dosyaya, hayatı bir damgaya mühürlendi: Tecavüz. Oysa Alaz Yargın, dokunma fobisiyle savaşan kontrollü bir adamdı. Adından bile tiksindiği o eylem, kusursuz sistemine aykırı bir virüstü ve o virüs, çoktan sistemine sızmıştı. Kontrol mekanizması devre dışı kalmışken karşısına tek bir parametre çıktı: Eva. Yaralıydı Eva, Kanıyordu, Can çekişiyordu. Ve katil sandığı o adamdan, kendisini öldürmesi için yardım dilendi. Yardım mı? O, Cehennemine hükmeden Şeytan'dı... ve nihayet Havva'sını bulmuştu. ~~~ Suçsuz bir adam, günahkâr bir kadın, adaletin karanlık yüzü... ve Cehennem, bazen sadece iki kişilik bir hücredir. ••• "Şeytan, yasak meyveyi avuçlarıma verdi ve bana, Cehennem'e hoş geldin, dedi." Yazım Tarihi: 24.05.2019 Yayım Tarihi: 01. 07. 2020 Basım Tarihi: Temmuz 2026 ••• ‼️Kitabımın kurgusu, betimeler ve olay örgüsü tamamen şahsıma aittir. Hikayemin en ufak bir kopyalama ya da çalıntı durumda yasal işlem başlatılacaktır! Kopyalama durumunda hukuki işlem başlatılacaktır. Lütfen kurgumu kopyalamayınız.‼️
VERA İLE VAHA by kariabenam
kariabenam
  • WpView
    Reads 8,147,880
  • WpVote
    Votes 367,261
  • WpPart
    Parts 61
+18 "Geçmişin bana ait," dedi ve kulağıma yaklaşarak fısıldadı. "İstesen de beni unutamazsın." Geçmiş can yakar. Yıllar sonra karşılaştığında bile. Fakat madalyonun iki yüzü vardır. Her şey çok güzel olabilirdi; onu tekrar görmeseydim. Henüz gençliğinin baharındayken, sevdiği adam tarafından acımasızca dünyası başına yıkılan Eylül'ün ölmekten başka hiçbir planı yoktu. Gözünü kapatıp teslim olduğu adam olan Vaha, onu bir başına ve yüzüstü bırakıp gitti. Yaşadıkları anların hepsinin acı bir hatıraya gömüldüğünü dehşetle izledikten sonra ardı ardına darbe aldı. Annesinden, babasından, ağabeyinden... Bir zamanlar deli gibi sevdiği Vaha, tüm hayatını ellerinden çalmıştı. Uykusunda gördüğü dur durak bilmeyen kabuslarla, uyandığında umutsuzluğun beslediği ruhunu huzura kavuşturmaya kararlıydı. Ta ki dünyanın en kibar ve anlayışlı adamı olan Özgür'le tanışana dek... Eylül, uzun yıllarının ardından onu unuttuğunu sanıp yeni hayatının taslağını çizdikten sonra Vaha ile tekrar karşılaşır ve fitilin ucu ateşlenir. Çaresiz, umutsuz ve bir o kadar da yasak aşkın pençesine girmemek için birbirlerini mahvetmek pahasına ikisi de mücadele eder. Eylül'ün doğru sandığı yanlışları tokat gibi yüzüne çarparken, gerçekler onu dipsiz bir kuyuya atar. Fakat yazgının kesin çizgisinden çıkmak ne kadar mümkün olabilirdi ki?