🏹
4 stories
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,492,665
  • WpVote
    Votes 295,247
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
GÜLPEMBE by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 261,894
  • WpVote
    Votes 21,645
  • WpPart
    Parts 24
Ağabeyi onu masallardaki bir prensese benzettiği için lakabını bir isim gibi üzerinde taşıyan Güzel, abisi ile birlikte küçük bir lojman dairesinde yaşayan, üniversite son sınıf öğrencisidir. Ağabeyi Harun, işi yüzünden sık sık göreve gider ve son gidişinin ardından, geri dönemez. Ölümü Güzel'in hayatına ve ruhuna bir yıldırım gibi düşer. Harun son nefesini vermeden onu en yakın arkadaşına, Cesur Yakut'a emanet eder. Ağabeyinin emaneti, lojmanda bir sivil olarak tek başına kalamayacak olması ve hayatı ile ilgili aldığı tehdit mektupları, Güzel'in kendini aniden abisinin en yakın arkadaşı ile anlaşmalı bir evliliğin içinde bulmasına sebep olur. Güzel, ismi ile değil, duygusuzluğu ve hislerinin yoksunluğu ile lanetlendiği için Çirkin olan bir adamın, camdan çiçek bahçesinin içine hapsolur. Sonra o cam kubbenin içine, adamın lanetinin üzerine, hislerini bir gül fideleri gibi ekmeye başlar. Fidelerin çiçek açacağından umutludur. Ancak ne derler bilirsiniz, Çiçek açsa da her gül, solmaya mahkûmdur. "Bileklerime kadar dikenlerle yaratmış beni Tanrı," dedi, sesinin iğne deliği kadar küçük bir boşluğundan bile bir his alamıyor, göremiyordum. "Güller için elimi tutsan bile, yara içinde kalacaksın Güzel." Dudaklarını ıslattı. "İşte bu yüzden, işte bunun için." ❧ Kurgunun temeli 2015 yılına dayanmaktadır.
AVCI by aatalantee
aatalantee
  • WpView
    Reads 9,509,263
  • WpVote
    Votes 199,891
  • WpPart
    Parts 59
Geçmiş ve geleceğin karanlığı arasında, kibrit çöpüyle aydınlanmış bir hikaye Avcı. Sırların, alınacak intikamların ve her şeye rağmen hayat bulmuş bir aşkın yaşandığı, imkansızlıklarla dolu bir hikaye. Haberdar olmadığı kirli geçmişinin bedellerini ödeyen masum kız değil bir tek acı çeken. Geçmişin intikamı için geleceği verdiği sözlerle yakan bir gencin; bu oyunda temizlenmeyi bekleyen ve ölümün istediği ruhların acı çektiği bir hikaye. Kabuslara sığınmış, özlem duyulan huzurun hikayesi. Bu hikaye, her zerresiyle can yakan Avcı'nın hikayesi. Umutların, kırgınlıkların ve vazgeçmişliklerin keskin kıymıkları benliklerinde en derin yaraları açarken, tüm olumsuzluklara rağmen savaşmayı bırakmayanların hikayesi. Ta ki kendi finallerini yazana dek. Kimi ölü kalplerde, kimi ölü bedenlerde... •●• •İlk yayım tarihi 9Ağustos2014• •●•
ASİ by aatalantee
aatalantee
  • WpView
    Reads 407,620
  • WpVote
    Votes 21,857
  • WpPart
    Parts 42
Çocukmuşum, asla da büyümeyecekmişim; evet ikiniz de yüzüme vurduğunuz için artık ben de ne bok olduğumu biliyordum. İstemediğim olduğunda bencil davranıyormuşum; hep aynı muhabbet... Oysa ne kadar özür dilemişti bunları bana önceki söyleyişinde. Benim hakkımda düşünceleri değişmeyecekti. Benim hakkımda hiçbir şey değişmeyecekti. İstedikleri an hava alması istenen bir mahkum gibi davranıp yine özgürlük için beni teşvik edeceklerdi. Sokakları vaat eden o değil miydi? Normal olmamı isteyen? Sahi o insanlar sevmez miydi birini, ya da sokaklarda boş boş gezmeyi? "Ya biri bulsaydı seni!" diye bağırdı evi inleterek. Öldürürler miydi? Bu defa kurtaramaz diye mi korkuyordu...? Bunun sorumluluğu muydu onu ezen? Nasıl kurtarırdım onu bu derdinden? Nasıl kurtulurdum bununla yaşamaktan? "Keşke tutmasaydın beni."