manifestyaah
Büyük İmparatorluk, sınırlarını kanla ve çelikle çizerken; sarayın katı kuralları her ruhu aynı soğuk kalıba sokmak üzere kuruluydu.
Prenses Hilal Yelekçi, dışarıdan bakıldığında aşılmaz, soğuk ve esmer güzelliğiyle göz kamaştıran bir imparatorluk varisiydi. Ancak geceleri, mühürlü odasında ve yasaklanmış şiirlerinde yaşayabiliyordu.
Zeynep Sude Oktay ise sarayın hizmetkar kanadında, prensesinin iki adım arkasında yürüyen bir gölgeydi.