BitB -_-
26 stories
ŞEKİL DEĞİŞTİRENLER: Mühür by selocanxx
selocanxx
  • WpView
    Reads 647,244
  • WpVote
    Votes 43,755
  • WpPart
    Parts 34
Onu sevmek, yer çekimi gibiydi. Kendimi bıraktığım anda olacak bir şey. Nefes almak gibiydi. Onu nasıl sevmeyebilirdim? Bu imkansızdı. Ve o an kendimi bıraktım. Bu hissin güzelliğine. Doğallığına. Kalbimi yakışına, bıraktım. Bir saniyeliğine beynimde yeşil gözleri belirdi. Ve narin ellerinin, benim büyük ellerime nasıl tam olarak sığdığı. Sanki bana özel yapılmış gibi. Narin kollarını bana sardığında hissettiğim o duygu sarsıntısı. Bana baktığında, kalbimin sarsılması. Sonra gelecekten gelen bu görüntüler kesildi. Ölü, donmuş bir kalp tekrar atabilir miydi? Sanırım benimki atmak üzereydi. İçimi dolduran hisleri anlatacak kelimeleri bulmak için çabaladım ama onları tanımlayacak kadar güçlü kelimeler yoktu. Uzunca bir süre boyunca bu yeni, aykırı hislerin içinde boğuldum. Tekrar yüzeye çıktığımda bir zamanlar olduğum adam değildim. O an, yeniden doğmuştum. Gerçekten söylenen her şey doğruymuş. Eski zamandan bir söz vardı. Bir kurtadam üç kez doğar: Dünyaya geldiği zaman, ilk dönüştüğü zaman ve son olarak da mühürlendiği zaman. Ve ben onundum. Ve onun için her şeyi yapacaktım. Ve o ne isterse o olacaktım. (Alacakaranlık serisinin kurtadamlarından esinlenilmiştir.) 04.07.20~ #1- kurtadam 16.07.20~ #1- fantastik 23.08.20~ #1- mühür 12.11.20~ #1- teenfiction
Married to The Devil's Son (SAMPLE) by JazzwomanRead
JazzwomanRead
  • WpView
    Reads 13,373,731
  • WpVote
    Votes 309,552
  • WpPart
    Parts 27
A prince, rumored to be son of the Devil. He is the definition of Danger. He is the Darkness itself. A princess. Imprisoned in her own home, only to come out once she gets married. But married to whom? *** Once upon a time, the Devil fell in love with one of the King's many wives. One night he went to her room disguised as her husband and made love to her. She got pregnant with his child. Knowing this The King ordered her execution believing his wife cheated on him, but then the Devil appeared to the king making him a deal. In exchange for great power for his Kingdom, the King will let his wife Sire The Devil's Child. The King who was greedy for power agrees to the deal and his Kingdom becomes one of the most powerful Kingdoms and the Devil's Child the seventh Prince of the Kingdom. Being a princess probably sounds nice. A life full of luxury, beautiful dresses and nice shoes but for Hazel, there is nothing nice about being a princess. She can never go outside the palace, she can never have friends, she can never eat or say or wear whatever she wants and she can never choose the person she is going to marry. Soon she's getting married to a man she has never met, a prince rumored to be Son of the Devil. *Mature content.
Luxúria ☁ Neymar Jr.  by NeymarDraeste
NeymarDraeste
  • WpView
    Reads 1,620,140
  • WpVote
    Votes 51,562
  • WpPart
    Parts 44
"Yanlış değil Adriana, tehlikeli bir şey yaptın." Elbisemin zaten düşmüş olan askısını iri elleriyle kavrayarak tamamen aşağı indirdi. "Sen bir dengesizi kendine mühürledin." ☁ Soccer Boys #1 #1 in Fanfic ⚽ 30.10.2015 18.07.2016-31.07.2016 tarihleri arası #1 in Fanfic ⚽
SADİST by Ihateben
Ihateben
  • WpView
    Reads 114,000
  • WpVote
    Votes 3,751
  • WpPart
    Parts 15
Bilinenler yanlıştı. Karanlık masumdu, saftı. Her şeyi içinde gizlerdi. Üzüntüleri, sevinçleri, yaşanmışlıkları... Bir ışıkta dağılacak kadar narin, ışığı yutacak kadar güçlü. O karanlıktı... Kuralları yıkıp kendi kurallarını oluşturan. O bendim. Kimse de beni dağıtacak kadar aydınlık değildi. Karanlık kalbim, kalbi olmayan birine düşman olacak kadar aptal, onu sevmeyecek kadar ruhuma bağlıydı. Karanlığın içindeki kanın kırmızısı beni temizleyecek tek şeydi.
YALNIZIM, YALNIZIZ... by isillgungor58
isillgungor58
  • WpView
    Reads 16,337
  • WpVote
    Votes 1,560
  • WpPart
    Parts 76
YABAN ÇİÇEĞİM ARTEMİS by Babaneminterlikleri
Babaneminterlikleri
  • WpView
    Reads 2,007
  • WpVote
    Votes 75
  • WpPart
    Parts 3
"Mavi kelebekleri bilir misin?" "Peki.Boşnak halkı'nın gözünde, Mavi kelebeklerin ile Ölüm çiçeklerinin ne kadar değerli ve önemli olduğunu bilir misin?.. Kızın sessizliğini ve yanıt vermesini beklemeden.Sorusunu kendi cevaplamaya başladı. "Şimdi.Sen bu adam.Bana bunları niye anlattı.Ne alakası var bunların seninle, benim aramda." diye içten, içe kendine sorup duruyorsun dur. Söyleyeyim gözlerinde denizleri misafir eden kadın.Söyleyeyim.Mavi kelebekler hayatları boyunca yaşamını devam ettirmek için bir tek çiçeğin varlığına ihtiyaç duyarlarmış.O çiçekte Yaban çiçeği Artemis imiş.Uzmanlar mezarlıkların olduğu bölgelerde, toprağın üstün de bu yaban çiçeklerinden onlarcasına hatta binlercesine rastlamışlar.O kadar çok olmasının nedenini ise bize daha sonra açıkladılar.Meğersem orada yetişmiş ve büyümüş olan Artemis çiçekleri, o toprakta bulunan insan vücutlarından salınan mineraller sayesinde beslenip, büyümüş.İşte biz bu yüzden Bosna'da Artemis çiçeğine "Ölüm çiçekleri" deriz.O çiçekler bizim ailemiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız, sevdiklerimiz.Mavi kelebekler ise biziz.Bizim umutlarımız.Bizim dualarımız.Ve biz eninde, sonunda onlara uçacak ve hayata onlarsız da olsa yaşamaya devam etmeye çalışacağız.." "İşte! Sen de benim.Çocuk kalmış topraklarımın altından çıkıp, büyüyen "Ölüm çiçeklerimsin." Ben ise hayatım boyunca bir tek senin varlığınla, var olan.Bir bir tek sana kanatlarımla uçup, konan o "Mavi kelebeklerim."
Yabancı-Öznur Yıldırım. (Kesitler) by dogaince
dogaince
  • WpView
    Reads 1,708,982
  • WpVote
    Votes 29,772
  • WpPart
    Parts 58
#Yabancı
PALURİ - Ar Si Ar Ma - RAFLARDA by Gercek_Masallar
Gercek_Masallar
  • WpView
    Reads 2,595,581
  • WpVote
    Votes 3,495
  • WpPart
    Parts 1
İki genç kız; Arya ve Mahru.... "Gelen ani fren sesi ile ne olduğunu anlayamadan babasının altında kalmıştı Arya. Vücuduna giren minik sızıları hissediyor, o sızıların babasının gövdesinden geçerek kendisine ulaştığının ayrımına varıyor ancak bir türlü inanamıyordu olanlara... Tekrar duyulan bir patinaj sesi ile babası yan tarafına düşmüş, elini Arya'nın yanağına koymuş ve diğer eli ile artık nefes almayan karsının elini avuçlarının içine almıştı..." "Bir yatakta uzanıyordu Mahru, karşısında da bir adam oturuyordu. Uyanmasını bekliyordu belli... "Günaydın" dedi adam haince sırıtırken... Mahru irkildi. Bulunduğu durum yüzünden korktu, bir şey diyemedi... "Benden ne istiyorsunuz?" Fısıltıyla çıkmıştı sesi. SAhi ne istiyorlardı ondan? Gerçi şu durumda ne isteyebileceklerini tahmin ediyor ve bu daha da korkmasına sebep oluyordu ama.. "Uzatmayacağım lafı..." dedi adam oturduğu sandalyeden kalkarken. Mahru da o anda yataktan kalkmaya çalışmış, en azından hemen doğrulmuştu... Adam hafifçe gülümsedi kızın bu hareketine. El değmemişti bu kıza henüz, tahmin ediyordu bakire olduğunu. Onu sarhoşlara çerez yapmayacaktı. Daha büyük işler için kullanabilirdi..." İki deli fırtına; Ateş ve Gökdeniz... "-"Ulan ben size okul önlerinde satılmayacak bu meret dedim mi?" -"Abi.." -"Abini de sikecem seni de şerefsiz.." -"Alın bu şerefsizi... öyle bir hale getirin ki, cesedini görenler bir daha okul olan yerin üst sokağında bile takılmasınlar.. " -"Abi yapma.. abi evde ekmek bekleyen var..." Kesişen hayatlar ve mizah dolu bir macera... 'Ha', diye geçirdi içinden Arya... 'Yok yok merak etme.... Bu gün hatun düzmeye yarın boncuk dizmeye götürecek o deve beni...' diyemedi...
VEFA  by misraysenur
misraysenur
  • WpView
    Reads 1,618,213
  • WpVote
    Votes 44,097
  • WpPart
    Parts 66
*Tüm hakları yastığımın altında saklıdır. Geçmişin yaktığı tüm yürekler, acımasız bir gelecekle birleştiğinde yanan her defasında şimdiki zaman olur. Yaşananlar öylesine koca bir ateşe düşer ki, onu dindirmeye hiçbir suyun gücü asla yetmez. Yakılan geçmiş gibi gözükse de acıyı her defasında şu anı yaşayanlar bilir, bildikleri her saniye geleceklerinde yaşamaya devam ederler. Çünkü geçmişi yakarlar, şimdiki zaman yanar, gelecek kül olur. Geçmiş diyarların efsaneleri çoktur, Güzel ve Çirkin'in kazındığı her ovada atasına minnet eylemeyen taş yoktur. Ve o Güzel günün birinde bir şey öğrenirse, Çirkin'e şöyle der: "Bugün ne öğrendim biliyor musun? Hani insanlar bize taş atıyor ya, biz o taşa karşılık gülümsersek taşı atmaya devam etseler bile bunu isteyerek yapmazlar." Çirkin'in anladığını varsayarsak şöyle bir karşılık vermede üstüne yoktur: "Gülümsemeni kıskanırlar, taşı daha çok isteyerek atarlarsa?" Güzel olan son cümlesinde Çirkin'in anlamayacağı şeyler söyler: "İnsanların niyetlerini anlayamam ki! Ama gözler anlatır, eğer kıskanıyorsa ben de attığı taşın bir defa altında kalırım ve yenildiğimi düşündüğü an beni tanımak ister. Tanırsa belki sever, severse haksızlık ettiğini düşünür ve sonunda kazanan yine sevgi olur. Çünkü insanlar kendinden daha yüksek becerilere sahip insanları sevmezler." Çirkin'in anlamadığı bu cümle, kitap olur, çözmek isteyen varsa, hikayemin içindeki en küçük ayrıntıda saklı. Bu benim hikayem, güzelin, çirkinin, iyinin, kötünün, herkesin.