satirlaratutkun adlı kullanıcının Okuma Listesi
5 stories
Martı by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 2,503
  • WpVote
    Votes 106
  • WpPart
    Parts 4
Martı, Anton Çehov'un dört büyük tiyatro oyunu kabul edilenler arasında ilk yazılmış olanıdır. 1895'te yazılan oyun, dört ana karakter arasındaki romantik ve sanatsal çatışmalar etrafında geçer. Yayınevi: Cumhuriyet Dünya Klasikleri Yıl: 1998 Çeviren: Ataol Behramoğlu
RİTALİN by _beyzaecem_
_beyzaecem_
  • WpView
    Reads 1,607
  • WpVote
    Votes 591
  • WpPart
    Parts 11
Değer verdiği insanları kaybetme korkusuyla yaşayan biri, o kaybetme duygusuyla bir gün karşı karşıya gelirse ne olur? Ferda Yücel, intikam ateşi içinde kavrulurken, kendi düşünceleriyle de savaşmak zorunda. Onun asıl savaşı kendisiyle. "Ateşimi yine ben yakacağım ama hiçbir zaman diğerlerinin benim cennetime de, cehennemime de erişmesine izin vermeyeceğim." Pamir Aldinç, genç, yakışıklı psikiyatri, Ferda'nın intikam ateşinden kurtulmasına yardım edecek, belki de işleri daha da çıkmaza sürükleyecekti. İletişim Bilgileri; Instagram: wattyritalin Youtube : Ritalin wattpad Email: wattyritalin@gmail.com
Kalbim Seninle Mutlu by ylz_oksz
ylz_oksz
  • WpView
    Reads 34,599
  • WpVote
    Votes 16,586
  • WpPart
    Parts 54
"Bu pislikte yaşamak sana göre değil." Konuşmaya başladığında nefes alışıma dikkat etmeye başladım en ufak bir seste konuşmayı kesecekmiş gibi duruyordu. "Yüzündeki sert, soğuk ifade ile ancak başkalarını kandırabilirsin beni değil güzelim. Benim hayatım sert, acımasız ve sen nereye kadar dayanabilirsin bilmiyorum. Seni öğrendiklerinde benim yüzümden peşine düşecekler, bana dokunamadıkları için seni incitmeye çalışacaklar." Derin bir nefes aldı gözlerini yerdeki taşlardan ayırmıyordu. Artık konuşmayacak, konuşma bitti diye düşünürken boğuk sesi ile devam etti. "Korkuyorum..." Dediğinde kafamı yüzüne çevirdim ben yüzünü çaresizlik içerisinde izlerken o bana bakmamakta ısrarcıydı. "Olur da bir gün bedenime zarar vermeyi başarırlarsa acısı elbet geçer ama ruhumun acısı geçmez. Elzem sen benim ruhumsun." Tüm Hakları Saklıdır ! Çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
Bir İdam Mahkumunun Son Günü by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 44,477
  • WpVote
    Votes 1,625
  • WpPart
    Parts 10
Victor Hugo, 1829 yılında yayımlanan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü'nü yazdığında 26 yaşındaydı. Genç yazar, ölüme mahkûm edilen bir insanın son gününü büyük bir ustalıkla anlatarak kamu vicdanını etkilemeyi ve idam cezasına karşı bir protesto hareketi başlatmayı amaçlamış, başarılı da olmuştur. Bugün dünyanın birçok ülkesinde idam cezası yürürlükten kaldırılmışsa, böylesi bir cezanın hem trajik hem de insanlık dışı yanını daha XIX. yüzyılın ilk yarısında gözler önüne seren Hugo'nun bunda hiç de azımsanmayacak bir payı olsa gerek. Şiirleri, oyunları, Sefiller ve Notre-Dame'ın Kamburu gibi yapıtlarıyla Romantik dönem Fransız edebiyatının en saygın yazarlarından biri olan Victor Hugo'nun bu romanının bir başka önemli özelliği de, bir tür "zihinsel otopsi" niteliği taşımasıdır. Can Yayınları Çeviri: Erhan Büyükakıncı
BURUK by Nendaranell
Nendaranell
  • WpView
    Reads 10,323
  • WpVote
    Votes 1,798
  • WpPart
    Parts 18
Etrafımda kimse var mı diye kontrol etmek için kafamı kaldırdım. Ve gördüğüm şeyle avazımın çıktığı kadar bağırmaya başladım. ''Lütfen yardım edin'' diye haykırıyordum. Boş sokakta sesim yankılanıyor sabahın erken saatlerinde ''Kimse yok mu?'' diye bağırıyordum. Etrafıma bakıyor kaçabileceğim bir yer arıyordum. Ama kimse yoktu. Kocaman sokakta tek bir kişi bile yoktu... Karşımdaki bahçe kapısı açık eve doğru koştuğum sırada ne sesim çıkıyordu ne de bacaklarım tutuyordu, öylece yere yığıldım. Bana doğru gelen sesler, üzerime çöken karanlık ve sanki göğsümden dışarı çıkacakmış gibi atan kalp atışlarım ise hatırladığım son şeydi. ------- Acıyı acıyla bastırmak nedir bilir misin? Sende yaşadın mı bunu daha önce. Ben hergün yaşıyorum. Gittikçe çoğalıyor acılarım ama mücadelem bitmiyor. Her acıyı başka bir acıyla unutturuyorum kendime... Sen de yalnızsın değil mi? Etrafında bir sürü insan var ama hiçbiri gerçek değil gibi... Hayattan bıktın, insanlardan soğudun, sahte yüzleri yordu seni... Bir şey daha var "kafanın içindekiler" seni en çok yıpratan da bu zaten. Kafanın içinde dönen düşünceler...