Suskun şehir Amed.
Yıkık kentin masalı.
Acıların feryat olup yürek yaktığı şehir. Güneşin kızıllığa kanla büründüğü.
Acının çiçek olup büyüdüğü.
Yeşilin en güzel tonunda ölüm olduğu karanlıklar şehri.
Törenin kanun kabul edildiği.
Her sur taşında farklı bir sırrın gizli olduğu acının şehri yıkımın baş kenti...
Acılarla dolu yüreğine sevdasını gömmek zorunda kalan bir adam.
Vicdanını ruhuyla birlikte tabuta koyup sırtlayan gözü de vicdanı gibi körelen Ağa.
O kıza her baktığında yok oluşunu görse de yok etmeye yeminli.
Sevdiğiyle beraber yok olmaya mahkum bir kadın.
Amedin yaralı gelini.
Yok olan yüreğiyle bile herkese karşı dik duran, asla boyun eğmeyen, herkesin korkarak konuştuğu Ağayı tek lafıyla yok eden güçlü bir kız.
Yüreklerindeki yara dile gelseydi yer gök onların acısıyla inlerdi.
Her insan bir kitaptır. Kiminin ağır sözler ile yazılmıştır hikayesi. Kiminin çiçekli bir sözle. Bazıları vardır ki arafta kalmış bir şiirdir onlar. Öyle ağır ki cümleleri anlaşılmaz.
...
Tüm benliğiyle kalbime saplanmıştı bir kere...
༄
"Sus ne olur, konuşursan sana inanırım. sadece kokunu içime çekmeme, sana sarılmama, seninle aynı havayı solumama izin ver, bu gecelik olsa bile."
Annesinin çocukluğunun bedelini sırtlanan ve şehadet aşkı ile yanıp tutuşan Reşat'ın masalında gökten elma değil hamsi düştü. Güzeller güzeli gözleri kara kokusu deniz olan bir hamsi...
İnatçı, kavgacı ve asi Su' yun masalında ise gökten elma değil kara sakallı bir polis düştü. Tek hayali şehit düşmek olan kara sakallı korkak bir polis...
Trabzon'lu Takalar ailesinin tek kızı Su ile Olay Yeri Sevdalısı Polis Reşat'ın masalında gökten sadece bir elma düştü toprağa. Rengini aşktan alan kıpkırmızı bir elma...
20 Temmuz 2020 yılında yayımlanmaya başlamıştır ve Amirin Kızı ismiyle yazılan ilk hikayedir...