susunlan-_- adlı kullanıcının Okuma Listesi
17 stories
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,376,958
  • WpVote
    Votes 2,252,752
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
KAYIP ELMAS (1. Zaman Yolcusu) by feza_Bellatrix
feza_Bellatrix
  • WpView
    Reads 2,310
  • WpVote
    Votes 232
  • WpPart
    Parts 4
"Zaman sadece bir çizgi değil, bir seçimdir." O sıradan bir prenses olarak doğdu. Ama kaderi sıradan olmaya hiç niyetli değildi. Yirmi yaşına bastığında, geçmişin kanlı gölgeleri ve geleceğin soğuk teknolojisi arasında sıkışmış bir gerçekle yüzleşti. Kraliyet saraylarının ihtişamı, savaşçıların onuru ve bir çocuğun gözyaşları... Hepsi, onu bekleyen büyük yolculuğun habercisiydi. "Küçük kızın gözyaşları, toprağa düşen ilk yağmur damlaları gibi sessizce akarken, içimde bir şeyler kırıldı. O an anladım ki, bu savaş sadece topraklar ya da taht için değil, hakikat için veriliyordu. Ve hakikat, kılıçtan keskin, ateşten yakıcıydı." Bir yanda, kılıçların hüküm sürdüğü bir çağ. Diğer yanda, algoritmaların insanlığı şekillendirdiği bir gelecek. Ve bu iki dünyanın kesişim noktasında, kendi yolunu seçmek zorunda kalan bir genç kadın. Zamana karşı bir savaş başlıyor. "Madem savaşçı olmak istiyordum, o halde kanadığım kadar kanatmayı da bilmeliydim." "Geçmişin intikamı mı, yoksa geleceğin umudu mu?" Diyordu içimdeki sessiz fısıltı. "Zaman kırıldığında kader yeniden yazılır. yeni bir çağ başlıyor ve bu kez, kaderi yazan sensin."
YILDIZ BIÇAĞI  by feza_Bellatrix
feza_Bellatrix
  • WpView
    Reads 28,128
  • WpVote
    Votes 4,234
  • WpPart
    Parts 9
"İlk aradan koşun! Kestirmeden yakalayıp getirin. Sakın zarar vermeyin!" Anlaşmayı reddettiyse, sonu benim elimden olacak... Karanlık sokaklarda yankılanan emirler, bir hayatın peşine düşmüş silahların sesiyle birleşiyor. Nefes almak bile lüksken, kaçmak bir mucizeye dönüşüyor. Her adımda korku daha da derine işliyor, her sokak daha da daralıyor. Bu hikâye, bir seçimle başlıyor. Ama her seçim, bir bedel ister. Umutlar yıkılmış, hayaller askıya alınmış, cesaret ise sınanıyor. Korkunun ne olduğunu bilmeyen biri, onu iliklerine kadar yaşadığında ne yapar? 'Duyduğum sesler bedenimde ki korkuyu iliklerime kadar hissetmemi sağlarken, hızlı koşmam imkânsız hâle geliyordu. Buradan kaçmanın bir yolu olmalıydı. Daha önce hiç böyle tehlikeli sokaklar görmemiştim.' 'Aldığım kararların bana getirisini hesaplamadan bu yola girdim. Bunu yapmamalıydım. Daha fazla koşacak halim yoktu. Ayağım fazlası ile acıyor, boğazım ise tek kelime edemeyecek kadar kurumuştu. Son iki sokak... Buradan kurtulmama son iki sokak kalmıştı, birazdan caddeye varacak ve ilk arabaya atlayıp kaçacaktım., Arkamda kimsenin olmaması yavaşlamamı sağlarken, çarptığım bedenle dengemi kaybedip yere düştüm. Kim olduğuna bakmak için kafamı kaldırmak istediğimde çoktan bayılmıştım. "Yıldız Bıçağı", hayatta kalmanın, kaçmanın ve yüzleşmenin romanı. Gizemin, aksiyonun ve karanlık sırların tam ortasında bir maceraya hazır mısınız? ---
Savaş ve Barış by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 8,310
  • WpVote
    Votes 283
  • WpPart
    Parts 92
I. Cilt Savaş ve Barış, "klasik" dendiğinde akla gelen ilk kitaplardan. Na­poléon'un Rusya'yı işgalini anlatan dev bir savaş romanı, aynı zamanda bir Rusya panoraması. 1800'lerin ortalarında Rusya'nın içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar, kentlerde, köy ve kasabalarda, büyük çiftliklerde sürdürülen hayat, dönemin önde gelen kişilikleri, saray yaşamı, özellikle üst sınıf ustaca çiziliyor. Tolstoy, birinci cildin önsözünde Savaş ve Barış'ı yazarken hissettiklerini, yaptığı zorlu çalışmaları ve romanın geçirdiği aşamaları anlatıyor. Bu metinler, özellikle bu dev romana yazarının gözünden, daha yakından bakma fırsatı verdiği için çok önemli. II. Cilt Tolstoy, bu kitapta anlatılan büyük tarihsel olayların yalnızca imparatorların ya da toplumları yönetenlerin iradeleriyle ortaya çıkamayacağını, bu tür gelişmelerin pek çok nedenlerin bir araya gelmesiyle gerçekleştiğini göz önüne seriyor romanının sonunda. Elinizdeki çeviri, Savaş ve Barış'ın, dönemin Maarif Vekaleti'nin Zeki Baştımar'a ısmarladığı, 1943-49 yılları arasında yapılan eksiksiz çevirisi. Zeki Baştımar bu çeviriyi o sırada Bursa'da hapiste olan Nâzım Hikmet'le birlikte yaptığı halde, bilinen siyasi nedenlerle Nâzım'ın adı hiçbir zaman kitapta yer almadı. Bugün bu çeviri Baştımar ailesinin de isteği üzerine iki çevirmen adıyla yayımlanırken, metne, günümüz için eskimiş ve anlaşılması güçleşmiş sözcüklerin yenileştirilmesi dışında dokunmamaya özen gösterildi; sadece ilk baskılardaki Harb ve Sulh yerine, eserin yıllardır alışılmış yeni adı Savaş ve Barış tercih edildi. Özgün Adı : Voyna i Mir Çevirmen : Nâzım Hikmet Ran, Zeki Baştımar Sayfa Sayısı : 1712 Baskı Bilgileri : 2.Baskı Mart 2012
Otomatik Portakal by BelethAmy
BelethAmy
  • WpView
    Reads 1,299
  • WpVote
    Votes 11
  • WpPart
    Parts 28
Otomatik Portakal
Eylül by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 45,013
  • WpVote
    Votes 1,083
  • WpPart
    Parts 22
İlk defa 1900-1901 yılları arasında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylül'ün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır. Rauf'un en önemli eseri olan Eylül, zamanının ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir. Romanda, Suad, Süreyya ve Necib üçlüsü arasındaki aşk-sadakat-evlilik üçgeninde, bu insanların ruhsal çözümlemesi yapılmıştır. Evli bir kadınla, kocasının yakın arkadaşı olan bir adam arasında yaşanan yasak aşk ve bunlardan habersiz kocanın ruhsal durumları, kadının ve erkeğin toplumsal rolleri, dönemi itibariyle cesur bir dille anlatılmaktadır. Sis Yayıncılık - 2012
Araba Sevdası by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 51,723
  • WpVote
    Votes 1,111
  • WpPart
    Parts 50
Araba Sevdası her ne kadar yazarı Recâizâde Mahmut Ekrem tarafından "eğlenmek için" yazıldığı söylense de Tanzimat devrinde yetişen alafranga tiplerle alay etmek için yazılmıştır. İlk olarak 1895 yılında resimli olarak Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiş ve bu tefrika Ressam Halil Paşa tarafından resimlendirilmiştir. Bu roman, Bihruz Bey'in Periveş Hanım'a olan aşkını anlatıyor görünse de aslında o dönemin toplumu ile ilgili önemli eleştiriler yapmakta ve özellikle gençleri etkileyen Batı etkisinin olumsuz sonuçlarını ele almaktadır. Bihruz Bey'in Periveş'e yazmaya çalıştığı mektuplar ve bu yüzden düştüğü komik durumlar aslında yazarın da dediği gibi "hazin bir hikâye"dir.
Beyaz Diş by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 39,443
  • WpVote
    Votes 1,239
  • WpPart
    Parts 20
Beyaz Diş vahşi bir hayvanın gözünden, hem doğal hayata hem de insanların acımasız dün yasına eleştirel bir bakış... Beyaz Diş Alaska'nın sert doğa koşullarında geçen, nefes kesici bir macera hikâyesi anlatıyor. Yarı köpek bir anne ile kurt bir babanın yavrusu olarak dünyaya gelen Beyaz Diş, doğduğu günden itibaren farklılığının gölgesinde bir hayat sürmeye başlar. Zekâsıyla ve görüntüsüyle hayranlık uyandıran bu muhteşem yaratık, hem insanların hem de hayvanların eziyetiyle karşılaşır ve her an bedel öder. Hayatta kalmak için içgüdülerinin rehberliğine sığınan Beyaz Diş, zamanla her türlü canlıya karşı güvenini kaybeder ve vahşi hayat ile evcilleşme arasında sıkışıp kalır. Jack London Beyaz Diş'te edebiyat tarihinin en gerçek hayvan karakterlerinden birini yaratırken, düşmanlık, ahlâk, güven, merhamet ve sevgi gibi kavramları tartışıyor. "Oysa vahşilik, Beyaz Diş'in görünüşüne ve hareketlerine sinmişti. O vahşi tabiatı simge liyordu; onun ete kemiğe bürünmüş haliydi." -Jack London-
Aşk ve Gurur by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 248,286
  • WpVote
    Votes 12,450
  • WpPart
    Parts 61
Gurur ve Önyargı, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennett ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzwilliam Darcy arasındaki çatışmayı anlatır. Gerçi Jane Austen bu iki karakteri birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunar, ama "ilk izlenim"i tersine çevirmekte gecikmez: Soyluluk ve servetten kaynaklanan "gurur" ile Elizabeth'in ailesinin soylu olmayışı karşısında beslediği "önyargı", Darcy'yi mesafeli davranmak zorunda bırakır. Elizabeth'in davranışında da hem özsaygının uyandırdığı "gurur", hem de Darcy'nin züppeliği karşısındaki "önyargı" etkili olur. Zeki ve coşkulu Elizabeth yalnızca Austen'ın en çok sevdiği kadın kahramanı değil, aynı zaman bütün İngiliz edebiyatının en çok ilgi uyandıran kadın roman kişiliklerinden biridir.
Macbeth by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 11,283
  • WpVote
    Votes 484
  • WpPart
    Parts 5
Macbeth, William Shakespeare'in en kısası olmasının yanında en önemli trajedilerinden biridir. Tüm dünyadaki hem profesyonel hem de amatör tiyatrolar tarafından sıkça sahneye konulur. Oyunun, bir kısmı Raphael Holinshed'in ve İskoç filozof Hector Boece'nin İskoç Kralı Mac Bethad hakkında yazdıklarına dayanır. Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Çevirmen: Sabahattin Eyüboğlu Yılı: 2006