Okumadan geçmeyiinn ❤️❤️
6 stories
MAVİLERİN ESİR ALDIĞI KIZ by ervamine_
ervamine_
  • WpView
    Reads 27,156
  • WpVote
    Votes 4,224
  • WpPart
    Parts 43
Gözlerimden boncuk boncuk akan damlaları baş parmağıyla sildi. Ardından baş parmağı ile yanağımı okşamaya başladı. Elleriyle yüzümü avuçlarının arasına aldıktan sonra, nazik dokunuşlar ile göz kapaklarımı kapattı ve kirpiklerimin ucunu okşamaya başladı. Bir şey demiyor olmama rağmen heyecandan kalbim ağzımda atıyordu. Ne oldu demeye kalmadan, minik bir buse ile gözkapağımın üstünü öptü. Ardından diğerini. Kendi kendine mırıldanmaya başladı. "Ne yani? Bu güzel gözlerden benim için yaş mı aktı! Gerçekten câniymişim !" Tekrar kirpiklerimin üstünü öptü. "Her bir kirpriğini teker teker öpsem, unutabilir misin o günü?" Sorduğu soruyu cevaplayamadım. Onu kırmaktan korkuyordum. Cevapsız bırakarak sarılı olan bedenine daha çok sarıldım. ******************* Gün gelir çocukluk kankam dediğin kişi hayatının en önemlisi olur, yüreğini yakar kül olursun,onsuz nefes alamazsın ama onunla da olamazsın.Çünkü o artık sana haramdır,artık büyümüşsündür ve en kötüsü de o artık senin çocukluk arkadaşın değildir...
RÜVEYDA by Tardela
Tardela
  • WpView
    Reads 33,568
  • WpVote
    Votes 2,553
  • WpPart
    Parts 54
"Bazı düşüncelerin varlığı okyanusun sonsuzluğunu unutturuyor." '''Deniz Benim Adım Rüveyda Yavaş yavaş, adım adım Önemi yok soyadımın Zaten anlamamış mıydım Kendimi adım adım Hoş, ince, nazik. Adımın anlam karşılığı bunları veriyor. Peki ben kimim? İşte onu adım adım öğrenecektim. Adımın karşılığı gibi adım adım... Cama taş attığımızda kırılması muhtemeldir. Peki dokunduğumuzda acısını hissetmek lüzumlu değil midir? Bakmak ve görmek... ...ve... Bu kadar acı vermemişti. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ KAPAK: bikudusgecesi Teşekkür ederim kardeşim ♥️
KARANLIK OKYANUS "KİTAP OLDU" by AsiMavera
AsiMavera
  • WpView
    Reads 5,097,511
  • WpVote
    Votes 52,924
  • WpPart
    Parts 18
Kanı bitene kadar içti dudaklarımı. Kanım bitene kadar içtim dudaklarını. Omuzlarından göğsüne doğru inen avuç içlerim tenindeki yaraların kabarıklıklarına çarpıyor, parmak uçlarımdan bir zehir gibi akarak zihnimin içine sızıp canımı yakıyordu. Güney dudaklarımızı ayırdığı an belimdeki elini gevşetti fakat beni bırakmadı. Aralık ağzından sızan nefesi tenime çarmaya başlamıştı. "Eğer bir gün beni buna pişman edersen..." derken gözlerindeki vahşet ağır bir şekilde önüme serildi. Oralar şimdi hep yangın yeriydi. "Önce dudaklarımızı, sonra kalplerimizi söküp atarım." Bu bana söylediği bir sözden ziyade kendine ettiği apaçık bir yemindi. "Bizden geriye ne bir iz, ne de mühürler kalır..."
UMAY  by ayca_k__
ayca_k__
  • WpView
    Reads 1,707,391
  • WpVote
    Votes 100,725
  • WpPart
    Parts 35
"İzliyoruz " derken sesinde garip bir dalgınlık oluşmuştu. Dudaklarıma bir gülümseme yerleştirirken kemerimi çıkardım ve son kez ona baktım. "Gidiyorum" derken direksiyonda ki elini kaldırıp yüzüme koydu ve sabah evden çıkmadan önce yenilediğim bandajın üzerinde gezdirdi parmaklarını, gözleri yaramdan ayrılıp da tekrar gözlerimi bulduğun da şok olmuş gibi ona bakıyordum. "Yaralanma olur mu? " dediğinde ne diyeceğimi bilemedim. Sadece ona bakıyordum. Güzel yüzü tam karşımdayken ve bana böyle bir cümle kurarken ne diyebilirdim ki? Ne demeliydim? Kendimi toparlamaya çalışırken onun benden uzaklaşan eline kısa bir bakış atıp gülümsemeye çalıştım ve derin bir nefes alırken yüzümü ondan biraz geriye çektim. Elimi kaldırıp bir asker selamı yaparken, "Emredersiniz Yüzbaşım "dedim gülümseyerek ve hemen ardından bir şey söylemesini beklemeden arabadan indim. Son gördüğüm şey ise dudaklarına yayılan gülümsemesiydi. .....
VERA İLE VAHA by kariabenam
kariabenam
  • WpView
    Reads 7,904,747
  • WpVote
    Votes 361,922
  • WpPart
    Parts 61
!!! +18 "Geçmişin bana ait," dedi ve kulağıma yaklaşarak fısıldadı. "İstesen de beni unutamazsın." Geçmiş can yakar. Yıllar sonra karşılaştığında bile. Fakat madalyonun iki yüzü vardır. Her şey çok güzel olabilirdi; onu tekrar görmeseydim. Henüz gençliğinin baharındayken, sevdiği adam tarafından acımasızca dünyası başına yıkılan Eylül'ün ölmekten başka hiçbir planı yoktu. Gözünü kapatıp teslim olduğu adam olan Vaha, onu bir başına ve yüzüstü bırakıp gitti. Yaşadıkları anların hepsinin acı bir hatıraya gömüldüğünü dehşetle izledikten sonra ardı ardına darbe aldı. Annesinden, babasından, ağabeyinden... Bir zamanlar deli gibi sevdiği Vaha, tüm hayatını ellerinden çalmıştı. Uykusunda gördüğü dur durak bilmeyen kabuslarla, uyandığında umutsuzluğun beslediği ruhunu huzura kavuşturmaya kararlıydı. Ta ki dünyanın en kibar ve anlayışlı adamı olan Özgür'le tanışana dek... Eylül, uzun yıllarının ardından onu unuttuğunu sanıp yeni hayatının taslağını çizdikten sonra Vaha ile tekrar karşılaşır ve fitilin ucu ateşlenir. Çaresiz, umutsuz ve bir o kadar da yasak aşkın pençesine girmemek için birbirlerini mahvetmek pahasına ikisi de mücadele eder. Eylül'ün doğru sandığı yanlışları tokat gibi yüzüne çarparken, gerçekler onu dipsiz bir kuyuya atar. Fakat yazgının kesin çizgisinden çıkmak ne kadar mümkün olabilirdi ki?
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,409,923
  • WpVote
    Votes 695,733
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.