aynenoylebebek adlı kullanıcının Okuma Listesi
63 stories
GÜLBEŞEKER por ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    LECTURAS 635,541
  • WpVote
    Votos 33,389
  • WpPart
    Partes 51
İnsanın en masum olduğu dönemi çocuk olduğu zamanlardır, öyle değil mi? Doğru. Fakat eksik. İnsanın en acımasız olduğu dönem de çocuk olduğu zamanlardır. Kimi çocuk sevgiyle arkadaş edinir, oyunlar kurardı. Kimisi ise tek bir korku salmasıyla etrafına toplardı kendi tebaasını. Ben ve benim gibi çocukların sevgi cumhuriyetine karşı, zorbaların korku imparatorluğuydu aslında durum kısaca. Diyelim ki bir zamanlar çocuktuk. Biz de, onlar da. Lisede de mi çocuktuk? Türlü türlü oyunlar kurarken de mi çocuktuk? İnsanların hayatlarında unutamayacağı anılar bırakırken, hafızalarından kazıyarak silmek istemelerine rağmen bunu başaramıyor oluşlarının sorumlusu olurken de mi çocuktuk? Tuvalete kilitlerken, okulun önünde alay konusu ederken, yapmadıkları şeylerle suçlarken ve hatta manipüle ederek kendilerinden bile şüphe etmelerini sağlarken de mi çocuktuk? Değildik. Ne biz ne de onlar. Bunu inkar edecek insanın vicdanı sorgulanmazdı zaten.
KUTLU OLSUN (KİTAP OLDU) por darknesscrescent
darknesscrescent
  • WpView
    LECTURAS 9,837,022
  • WpVote
    Votos 236,295
  • WpPart
    Partes 24
PUKKA YAYINLARI ARACILIĞIYLA KİTAP OLMUŞTUR. 3 KİTAPLIK BİR SERİ OLUP, 1. KİTAP BURADA YAYINLANACAKTIR. Doğduğu ilk gün yetimhaneye bırakılan Rüzgar, hayatı boyunca bir şeylere ve birilerine bağlanmaktan kaçınan, soğuk bir tiptir. Aynı yetimhanede büyüdüğü yaramaz bir kız çocuğu dışında da bağ kurduğu kimse yoktur. Yaşı dolduğu için yetimhaneden ayrılmak zorunda kalan Rüzgar, her seferinde beraber kurtulmaya söz verdiği kız için geri döner. Yine rutin ziyaretlerinden birinde kızın ailesi tarafından yetimhaneden alındığını öğrenir ve bir daha ondan haber alamaz. Senelerini ondan bir iz bulmak için araştırarak geçirirken bir gün, gizemli bir numara doğum gününü kutlar. Çok geçmeden Rüzgar, bu numaranın yetimhanede beraber büyüdüğü kız olduğunu anlar ve kızın içinde bulunduğu zor durumu öğrendiğinde onu kurtarmak için anlaşmalı bir evlilik yapmayı teklif eder. İkisi, aynı soyadını paylaşan, evli ev arkadaşları olacaktır. "Seni seviyorum. Hep sevdim."
İZLER KALIR por afroditmavisi
afroditmavisi
  • WpView
    LECTURAS 15,837,697
  • WpVote
    Votos 1,052,431
  • WpPart
    Partes 58
Pukka yayınları aracılığıyla kitap oldu! "Sana hiç söylemedim ama sana aşıktım. Bunu yüzüne karşı söyleyememek de benim ayıbım olsun." 070822 ☁️
GÖKÇEN por Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    LECTURAS 61,853,544
  • WpVote
    Votos 3,118,302
  • WpPart
    Partes 60
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
Özgürlüğe Yolculuk ( GxGxG) (GxG) por JaneWoolf
JaneWoolf
  • WpView
    LECTURAS 791,963
  • WpVote
    Votos 9,973
  • WpPart
    Partes 65
Kendini keşfetmek için Amsterdam'a giden Yasemin'in hikayesi... +18 (Bazı bölümler +18'den de fazla olabilir.) LGBT Lezbiyen
BEYAZ LEKE por asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURAS 38,221,845
  • WpVote
    Votos 2,070,944
  • WpPart
    Partes 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
KAMP ATEŞİ (yarı texting) por siladamlaakcicek
siladamlaakcicek
  • WpView
    LECTURAS 1,420,382
  • WpVote
    Votos 75,527
  • WpPart
    Partes 55
heradelrey: Üzerindekiler yakışmış. Beyaz gömleğinin yakasına bir ruj izi bırakmak şart oldu. Başlangıç Tarihi: 01.08.2022 #1 Anonim: 21.04.2023
SIĞINAK (Gerçek Ailem) por ayseilhanli
ayseilhanli
  • WpView
    LECTURAS 1,312,365
  • WpVote
    Votos 25,349
  • WpPart
    Partes 22
Ben Yağmur Demir. Koşulsuz güvendiğim bir ailem vardı. Benden asıl gerçekleri saklayan... Sevdiğim bir adam vardı. Yalanlar üzerine gizleyerek sakladığım...Abimin en yakın arkadaşı. Bir abim vardı, koşulsuz güvendiğim ama güvenimi boşa çıkartan... Ben Yağmur Demir. İnandığım, güvendiğim ne varsa hepsini birer birer kaybettim. Kaybediyorum. Kendimi kaybetmemek için aşkıma ve dostlarıma sığınıyorum. Ben annemin rahminden düşen bir lanetim. Hikayeye başlama tarihi : 28.08.2021 Hikayeye bitirme tarihi : 29.07.2023
İntihaşk +18 por rabiac
rabiac
  • WpView
    LECTURAS 625,191
  • WpVote
    Votos 33,161
  • WpPart
    Partes 52
Her son yeni bir başlangıç... "Onu sevmek cehenneme gülümseyerek yürümek gibiydi.." Son kez baktı ayaklarının altında kalan İstanbul'a. Kendisinden bir hayat çalan, mezarı olup diri diri gömüldüğü şehre buruk bir tebessüm armağan etti. "O bir katil ben ise zavallı bir kurbandım sadece." Yeşil irislerini yumduğunda sıcak bir sıvı yanağından dudaklarına doğru yol aldı. "Kalbimi katletti ve bana sonsuz bir acı bahşetti." ... "Merih..." Diyebildi. Adamın eli kızın ensesi ve sırtı arasındaki bölgede dururken adını işitmek ilk defa hoşuna gitmişti. Zühre'nin savunmasız ve istek dolu çıkan sesi ortamın ambiyansını anında değiştirmişti. İki bedeninin çevresinde hüküm süren ateş çemberinin alevleri artmaya başlıyordu. "Bana ne yapıyorsun?" Zühre sonunda düzgün bir cümleyi zar zor kurarken Merih'in gözlerine bakabilmişti. "Ne yapmışım?" Lakin adamın gözleri hala genç kızın dudaklarında oyalanırken nefesi Zühre'nin yüzüne çarpıyordu. Bu anı her defasında yaşadıklarını biliyordu ve ilk defa sonucu uzaklaşmak olmayacaktı. Yayın Tarihi: 8 Eylül 2021
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURAS 9,677,226
  • WpVote
    Votos 551,470
  • WpPart
    Partes 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.