pelinyaziyoo
- Reads 2,170
- Votes 181
- Parts 14
Ala, adı gibi gözlere sahip olan kız! Alaca gözleriyle bir bakanı bir daha kendine baktıran ancak kadersiz kız. Yuvasının ilk yavrusu, ilk acısı... Dert onu daha altı aylıkken esir almış ve sonrasında ise olaylar arkası sıra gelmişti! 1900'lü yıllara giderek Ala'nın hikayesine dalmaya ne dersiniz?
"Ne ben anlatabildim yaremi, ne de onlar anladılar."
***
Yeterince ıslak olan dudaklarını bir defa daha ıslattı Ala. Peşinden hafifçe genç adamın sakallı yanağına minik minicik bir öpücük koyup konuşmaya başladı.
"Ya pişman olursan? Sonuçta benim halim ortada bilmey misin? Te böyleyim ben..."
Gözlerini duydukları karşısında birkaç saniye havaya dikti Mehmed. Onun bu düşüncelerinin farkındaydı ancak hala ne kadar kararlı olduğunu, ne kadar sevdiğini gösterememiş miydi bu kadına?! Onu deliler gibi seviyordu. Onu her şeyiyle, her haliyle seviyordu. Kızın yüzünü avuçlarının arasına alıp, yüzünün her bir noktasına öpücükler koyarken fısıldamaya başladı.
"Asla! Asla pişman olmam! Sen benim gülümsün, Ala'msın. Ben seni her halinle severim, seviyorum. Duydun mu beni? Seni her şeyinle çok seviyorum!"