Ff
4 stories
Atlantis'in Beş Kurucusu - Yeni Umut Dünya (Düzenleniyor) by whysoserious46
whysoserious46
  • WpView
    Reads 410,229
  • WpVote
    Votes 30,946
  • WpPart
    Parts 124
--En yüksek Bilim Kurgu #1, Fantastik#1-- "Beni kapının önünde bıraktın. Bir ay sonra döneceğini söyleyip. Beş yıl, iki evren, on kıta sonra kafana silah dayamam gerekti beni geri alman için. " Uyarı: Bir önceki hikaye düzenlenme aşamasında olduğu için bu hikaye ile aralarında kopukluklar olacaktır. Kendi riskinizde okuyunuz. İyi okumalar. Atlantis'i arkalarında bıraktılar. Peki ya gölgeler? Onlardan öylece vaz mı geçtiler? Yeni bir umut ve yeni bir görevle Dünya'ya geldiler. Ama Dünya'daki hayat bekledikleri gibi değil.
Atlantis'in Beş Kurucusu (Düzenleniyor) by whysoserious46
whysoserious46
  • WpView
    Reads 1,174,854
  • WpVote
    Votes 57,495
  • WpPart
    Parts 68
--En yüksek: Bilim Kurgu #1, Fantastik #1, Aksiyon #3 -- Claire hafızasını kaybetmiş bir biçimde kendisini yabancı bir evrende bulur. Kafasındaki bir ses sürekli olarak kaçmasını söylüyor. Ama bir yabancı. Tek bir yabancı. Kalmasını sağlayan tek şey o. Sürekli gidecek bir yeri olmadığını hatırlatıyor. Bağlanma sorunları olan yarı alkolik bir ressam, memnuniyetsiz bir teknoloji dehası, istediğini elde etmek için her şeyi yapabilecek kendinden büyük bir kaplanı olan bir hayvan sever, her şeye sırtını dönmüşken eve geri dönmek zorunda olan bir dansçı... Ülkeyi yönetenler bunlar. Bir de adından başka bir şey hatırlamayan Claire. Ne yanlış gidebilir ki?
Reflection by whysoserious46
whysoserious46
  • WpView
    Reads 5,505
  • WpVote
    Votes 318
  • WpPart
    Parts 10
Teknolojinin son harikası mı tanrının bir mucizesi mi? İkisi de değildi. O bilimin en yeni oyuncağı tabiatın en son ucubesiydi.
SIR (1) by BC-Valerie
BC-Valerie
  • WpView
    Reads 710,074
  • WpVote
    Votes 46,463
  • WpPart
    Parts 33
Oda çoktan dumanla kaplanmış görüşümü engelliyordu. Ciğerlerime hava çekmek için öksürüp hırlarken bir yandan da odadaki rafların arasında koşar adımlarla ilerleyip Brad'i arıyordum. Sonunda onu duvar boyunca uzanan dolabın dibine tünemiş bir şekilde buldum. Yanına eğilerek onu sarsmaya başladım ama kıpırdamıyordu bile. Canlı olduğunun tek belirtisi nefes alırken inip kalkan omuzlarıydı. "Brad!" Burada biraz daha kalırsam yanına da ben yığılacaktım. Kafamdaki bütün soruları bir kenara ittim, elimi çabuk tutmalıydım. Onu doğrultarak yüzüne vurmaya başladım. Uyanmalıydı. Tanımıyor olsam da onu burada bırakmazdım. Tüm vücudum yanıyor, durmaksızın öksürüyordum. Bilincimi kaybetmeden önce gördüğüm son şey Brad'in bağırarak burada ne aradığımı sormasıydı.