bunları okumayanlarla konuşmayalım bb
81 kuwento
Yara Bandı Serisi (Kitap oldu!) ni selinselne
selinselne
  • WpView
    Reads 991,275
  • WpVote
    Mga Boto 31,692
  • WpPart
    Mga Parte 23
*Yetişkin içerik!* YARA BANDI serisinin birinci kitabı olan YARA BANDI: YASAK MEYVE: Morva Yayınları aracılığıyla raflarda! Satın almak için: morvayayinlari.com Kapak tasarımı: @sadecemeftun ~~~ Neydi yara bandı? Kanı durduran basit bir parça mıydı... yoksa gerçeği saklayan bir örtü mü? Küçük, önemsiz gibi görünen bir detay. Ama bazen en büyük sırlar, en küçük şeylerin altına saklanır. Bir cinayet gibi. ~~~ On yedi yaşındaydı Asya Mercan ve bir dosya numarasıydı artık. Çocuk masumiyeti tecavüz ve cinayetle kirlenmiş, adını duyanların yüreğini kirletmişti. Bu korkunç suçun gölgesi tüm ülkenin üzerine çökmüşken bütün deliller, nefret ve parmaklar tek bir adamı işaret ediyordu: Alaz Yargın. Bir katil, dediler ona, Bir acımasız, Bir Şeytan, dediler, durdular. Adı bir dosyaya, hayatı bir damgaya mühürlendi: Tecavüz. Oysa Alaz Yargın, dokunma fobisiyle savaşan kontrollü bir adamdı. Adından bile tiksindiği o eylem, kusursuz sistemine aykırı bir virüstü ve o virüs, çoktan sistemine sızmıştı. Kontrol mekanizması devre dışı kalmışken karşısına tek bir parametre çıktı: Eva. Yaralıydı Eva, Kanıyordu, Can çekişiyordu. Ve katil sandığı o adamdan, kendisini öldürmesi için yardım dilendi. Yardım mı? O, Cehennemine hükmeden Şeytan'dı... ve nihayet Havva'sını bulmuştu. ~~~ Suçsuz bir adam, günahkâr bir kadın, adaletin karanlık yüzü... ve Cehennem, bazen sadece iki kişilik bir hücredir. ••• "Şeytan, yasak meyveyi avuçlarıma verdi ve bana, Cehennem'e hoş geldin, dedi." Yazım Tarihi: 24.05.2019 Yayım Tarihi: 01. 07. 2020 Basım Tarihi: Temmuz 2026 ••• ‼️Kitabımın kurgusu, betimeler ve olay örgüsü tamamen şahsıma aittir. Hikayemin en ufak bir kopyalama ya da çalıntı durumda yasal işlem başlatılacaktır! Kopyalama durumunda hukuki işlem başlatılacaktır. Lütfen kurgumu kopyalamayınız.‼️
MIH (KİTAP OLDU) ni _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Reads 9,721,513
  • WpVote
    Mga Boto 124,644
  • WpPart
    Mga Parte 19
"Görünen yalnızca bir sanrıdan, görünmeyen ise geçmişe ait bir yangından ibaretti." Elif, sıradan bir günün ardından durakta beklerken onun dünyasına asla ait olmadığını fark ettiği gizemli bir adamla basit bir sebepten tartışır. Bu tartışmanın ise hayatını altüst edeceğinden habersizdir. Kısa bir süre sonra bir hastane odasında uyandığında nasıl büyük bir belaya bulaştığını anlayacaktır ama her şey için çok geçtir. Gizemli adam, Elif'in tehlikede olduğunu söylüyor ve bu tehlikeden kurtulmanın tek yolunun onunla evlenmekten geçtiğini iddia ediyordur. İddiası bir tuzak, sahte evlilik vaadi bir yalan, sırları ise gerçektir. Ancak hissetmeyi bilmeyen bu adam ona ilk gördüğü andan itibaren âşık olmaya başladığında işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Yaşama talihini avlayan bu adamın adı ise Siraç Vuslat'tır. "Sen," dedi kalabalığın ardından sıyrılan sesi. "Yalnızca kör talihini avladın." O an şimşek çaksaydı, onun buz gibi sesini taklit etmiş olurdu. "Seni tekrar bulacağım." Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.
DOKSAN ARTI DÖRT  ni aurcapel
aurcapel
  • WpView
    Reads 4,683,569
  • WpVote
    Mga Boto 243,526
  • WpPart
    Mga Parte 47
KİTAP OLDU. (30.12.2023) Doksan Artı Dört'ün kitap haline tüm sitelerden ve kitapçılardan ulaşabilirsiniz. ☽ Galatasaray fanatiği genç iş adamı Merdan Efe Yüceer ve olduğu konuma tırnaklarını kazıyarak gelen başarılı avukat İzgi Gökyel. Maç doksan dakika, top yuvarlaktı. Belki maçın skoru uzatmalarda değişecekti, belki de onlar için asıl galibiyet beraberlikte gelecekti. "Maçın seyri değişti," dedi nefesi nefesime karışırken. "Doksan artı dörtte seni kazandım. Bu saatten sonra mağlubiyetin bile bir önemi yok." ☽ Hikayedeki tüm karakterler ve olaylar hayal ürünüdür.
MÂHPARE ni msaslann
msaslann
  • WpView
    Reads 3,324,458
  • WpVote
    Mga Boto 143,511
  • WpPart
    Mga Parte 37
"Çok mu seviyorsun?" diye sordu Arslan dayanamayarak. Ahsen ise usulca salladı kafasını. "Tamam, gel o zaman." Elini bırakıp Ahsenin korkuyla yere bıraktığı bisiklete yöneldi. Bisikleti kaldırdığında aklından geçenden emin olamadı. Bu bisiklet ikisini de kaldırır mıydı bilemiyordu. Fakat denemeden bilemezdi. "Arslan abi?" diye sordu küçük kız şaşkınlıkla. Arslan yakışıklı yüzüyle Ahsene baktıktan sonra önündeki kısma vurdu iki kere. "Bisiklet bisiklet demiyor muydun? Atla hadi!" Arslan Ahsenin kıpırdamadan durduğu yerde kendisine bakarken ki yüz ifadesine gülmeden edemedi. Ardından hemen konuştu. "Hadi mâhpare..." tehdit edercesine devam etti. "Beklemem bak!" Yeşil gözleri hemen açıldıktan sonra vakit kaybetmeden daha doğrusu Arslan abisi fikrini değiştirmeden hareketlendi küçük kız. Arslanın da yardımı ile oturdu önüne. "Mahpare mi?" dedi tam olarak telaffuz bile edemezken. "Hoşuna gitmedi mi?" diye sordu Arslan henüz hareket etmeden. Buna karşılık kafasını salladı hızla Ahsen. "Ne demek ki?" "Ay parçası..." dedi gözleri küçük kızın yeşillerine birkaç saniye takılırken. Ardından hemen toparladı kendisini. "Şimdi?" dedi sorunun cevabını yeniden almak ister gibi. "Şimdi hoşuna gitti mi?" Kocaman gülümsedi Ahsen. Saçlarından yayılan kokunun farkında olmadan bir kez daha salladı kafasını. "Hı hı.." ardından o da yeşillerini kahveleriyle buluşturdu. "Çok güzel." © Tüm Hakları Saklıdır kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerlerde kullanılamaz. Mâhpare adıyla yazılmış wattpad üzerindeki ilk hikayedir.
Aşktan Yalanlar ni cokguluyombenya
cokguluyombenya
  • WpView
    Reads 3,670,249
  • WpVote
    Mga Boto 147,875
  • WpPart
    Mga Parte 35
Didem Akgül, bir şirkette müdür yardımcısıydı. Paris'e iş için giden Didem hayatının aşkıyla, Şahin Giray Eroğluyla tam da orada tanışmıştı. Ünlü Eyfel Kulesinin zirvesinde. Her şey harika gidiyorken Şahin Giray'ın aniden ortadan kaybolmasıyla hayatı alt üst olan Didem, İstanbul'a döndüğünde şok edici bir gerçekle yüzleşecektir. (Tamamlandı) ©Tüm Hakları Saklıdır
Buzdan Gol ni biryazarkus
biryazarkus
  • WpView
    Reads 605,554
  • WpVote
    Mga Boto 44,147
  • WpPart
    Mga Parte 21
Çimlerin kralı, Fenerbahçe'nin göz bebeği Kuzey Karahanlı. Hayatını kariyerine adamış, tek amacı daha da başarılı olmak olan bir adam. Buz patenine tutkulu, babasının biriciği Beren Tüzün. Rusya'da geçirdiği uzun zamandan sonra Türkiye'ye döndüğünde hayatın ona sürprizleri olacak. Ne sürpriz ama! Kuzey Karahanlı karşısına çıkan bu kadının, ezeli rakibi olan Galatasaray'ın teknik direktörünün kızı olduğunu öğrenince işler ne kadar karışabilir ki? • Ne kadar mı karışabilir? Okuyalım görelim o halde! Yayınlanma Tarihi: 19.01.2022 𝗧𝗨̈𝗠 𝗛𝗔𝗞𝗟𝗔𝗥𝗜 𝗦𝗔𝗞𝗟𝗜𝗗𝗜𝗥. 𝗛𝗘𝗥𝗛𝗔𝗡𝗚𝗜̇ 𝗕𝗜̇𝗥 𝗖̧𝗔𝗟𝗜𝗡𝗧𝗜 𝗗𝗨𝗥𝗨𝗠𝗨𝗡𝗗𝗔 𝗛𝗨𝗞𝗨𝗞𝗜̇ 𝗜̇𝗦̧𝗟𝗘𝗠 𝗕𝗔𝗦̧𝗟𝗔𝗧𝗜𝗟𝗔𝗖𝗔𝗞𝗧𝗜𝗥.
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) ni tugbaaticicosar
tugbaaticicosar
  • WpView
    Reads 4,435,083
  • WpVote
    Mga Boto 160,211
  • WpPart
    Mga Parte 65
Yetişkin okurlar için uygundur! Bir Mahalle Hikâyesi... Çok daha fazlası... ✨ "Bak bana," diye fısıldadı. Dudaklarının arasından çıkan sıcak nefesi benimkilere dokundu. "Bir kere bana eskisi gibi baksan..." yalvarır gibi çıkan sesinin tonuyla tüm iradem dağıldı. "Bırak lütfen," derken gözlerimi kapattım. Elinin birini kaldırıp parmaklarını usulca yanağımda gezdirdi ve çeneme doğru indi. "Adımı söylemiyorsun artık," dedi dişlerini sıkarak. "Fark etmem mi sanıyordun?" Soru soruyordu ama benim buna verecek bir cevabım yoktu. "Senin dudaklarından dökülmesini istediğim öyle çok kelime var ki..." Eğilip anlını anlıma yasladı. Bu kadar yakınken tek nefesi paylaşıyor gibiydik. Onun aldığı soluk, benim dudaklarımda kayboluyordu. Benim sıklaşan nefeslerim ise sanki onu canlandırıyor gibiydi.
AYDIN MAHALLESİ ni binokurrbiryazar
binokurrbiryazar
  • WpView
    Reads 7,348,819
  • WpVote
    Mga Boto 279,052
  • WpPart
    Mga Parte 41
"Peki ya sen?!" diye sordum çatallaşan sesimle. Anın stresiyle dudaklarımı yaladığımda gözlerini dudaklarıma indirip bir müddet orada tuttu. Alnında beliren mavi damarı soluk ışığa rağmen fark edebiliyordum. "Sen de çıkacak mısın benim hayatımdan Dinçer abi?!" Gözlerimiz tekrar buluştuğunda, alev alev yanan hareleri içimde bir ateşi yaktı, yandığımı hissettim. Bu his, elimi kolumu bağlamıştı sanki. "Hayır!" taviz vermeyen katı sesi benliğimde yankılandı, yankılandı... Üstüme daha da eğilerek çenemden tutup kendi yüzüne doğru yaklaştırınca heyecandan titredim. Hiç bilmediğim bu duyguyu, pembe nevresim takımımın içinde, yirmi sekiz yaşında olan Dinçer abiyle yüzlerimizin arasında milimler varken yaşamak... Hele ki hala abi diyordum, boğazıma taş gibi oturdu. "Ben senin bu dünya da ahirette de elini tutacağın tek adamım.." ◾
66. Sone ni Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 29,009
  • WpVote
    Mga Boto 2,121
  • WpPart
    Mga Parte 8
"Hayattaki tüm soyut kavramları somuta dökecek olsaydım eğer bunu bir satranç tahtasının üstüne dökerdim. İlk taşım piyon, şüphesiz umudum olurdu. Önemsemediğim, nasıl olsa bundan çok var dediğim, ilk vazgeçtiğim. İlk öne sürdüğüm. İkinci taşım at, güvenmek olurdu. Çünkü güvenmek için önündeki engelleri aşabilmem gerekiyordu. Bir kere güvenirsin, taşı kaybedersen beklersin. İkinci atını oynatmak için yani ikinci kez güvenmek için cesaretinin olması gerekir. Oyun bitmeden bu taşı mutlaka öne sürersin. Mutlaka ikinci kez güvenmek istersin. Üçüncü taşım kale, şüphesiz sadakat olurdu. Hep aynı düzlemde ilerleyen, orada olduğundan emin olduğum, beni şaşırtmasını istemediğim his. Dördüncü taşım fil, başarı olurdu. Hep güçlü hissettiren, limiti olmayan. Üstelik ikinci bir şansı mutlaka veren. Beşinci taşım vezir, aşk olurdu. Her şeye gücü yeten, koruyup kollayan. Şah kadar önemli olan. Kolay kolay harcayamayacağın. Ve altıncı taşım şah, işte o ailemdi. Uğruna başarımı, sadakatimi, güvenimi, umudumu ve aşkımı harcadığım ailem. Kaybedersem oyunun da bittiği o güzel taşım. " Bir adam girdi şehrin en ücra sokağından yalınayak. Bir kadın çıktı şehrin en işlek sokağından gardını kuşanarak. İnsanlığın hikayesi bir erkek ve bir kadının dünyaya gelmesi ile başladı. Bizim hikayemiz bir kadının ve bir adamın ölmesi ile başladı. Ölüm ve doğum. Bizi birbirine çeken ve daha büyük bir kuvvetle savuran olgu. Umudun karamsarlığa yenildiği, güvenin hayal kırıklığına dönüştüğü, sadakatin ihanetten ağır geldiği, yenilgilerin başarılardan üstün olduğunu görenlerin hikayesi. En önemlisi, kimin şah kimin vezir olduğunu bilmeyenlerin hikayesi. Firdevs & Cihan // 66. Sone.
AĞAÇKAKAN ni Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 7,847,904
  • WpVote
    Mga Boto 329,777
  • WpPart
    Mga Parte 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***