Denizinkizi_223 adlı kullanıcının Okuma Listesi
9 stories
Bulvar by denizyolcusu
denizyolcusu
  • WpView
    Reads 237,404
  • WpVote
    Votes 25,705
  • WpPart
    Parts 29
Görünmez bir adamın son derece sıradan hayatı, çekimine kapılarak peşinden sürüklendiği tuhaf bir kadınla karşılaşmasıyla alt üst olur. Adı dışında hiçbir hatıra taşımayan bu adam, geçmişiyle ilgili huzursuz edici rüyalar görmeye başlar. Geçmişini aydınlatabilmek için çıktığı yolculuk, dünyadan oldukça uzağa, ayrı bir aleme dek uzanır. Ve sonunda kendini, küllerinden doğmuş bir savaşın tam ortasında bulur. Ağır yenilginin izlerini hala üzerinde taşıyan ve bir kadının yaralarını sarmak zorunda olan bu adam, yoluna devam edebilecek midir? İkinci kez savaşmaya cesaret edebilir misiniz? ∞ Unutulanların, hayattan koparılanların ve sürgünden dönenlerin hikayesi.
Rengini Yitiren Deniz by gizembarlik
gizembarlik
  • WpView
    Reads 1,848
  • WpVote
    Votes 169
  • WpPart
    Parts 2
"Bulutların arkasına saklanmış bir hüzün... Dokunsalar ağlayacak; ama kimse dokunmuyor. Yağmur yağmıyor, acı dinmiyor. Şimşekler çarpıyor peşi sıra göz kapaklarına; saklıyorlar altında yatan parlak mücevherleri. Kulaklarında çığlıklardan yapılma bir ninninin sesi. Boğazında geçmeyen yumru. Gidiyor... Sırtında yılların yorgunluğu. Gidiyor... Bastığı yerlerden acılar yeşeriyor ve tüm renkler soluyor. Güneş soğuyor. O gidiyor; soğuk bile soğukluğunda donuyor."
NEFTİ by gizembarlik
gizembarlik
  • WpView
    Reads 11,283
  • WpVote
    Votes 916
  • WpPart
    Parts 22
"Gözleri... Yeşilin en güzel tonu olan gözlerine baktığım ilk an, sanki sisli bir ormanda kaybolmuşum gibi hissetmiştim. Sisli, serin, ıssız bir ormanda... Öyle ki bir an nemli toprakların kokusu bile gelmişti burnuma. Karnım karıncalandığında, hâlâ gözlerine bakmaya devam ediyordum. Koyu yeşil gözleri, tüm güzelliğiyle karşımdaydı. Belki koyu yeşil bile denemezdi bu renge. Nefti. İşte bu kelime, gözlerini tasvir etmek için daha yeterli olurdu."
Denizin Mavisi by gizembarlik
gizembarlik
  • WpView
    Reads 294,783
  • WpVote
    Votes 26,299
  • WpPart
    Parts 53
"Deniz ile gökyüzünü ayıran o ince çizgiye astım hayallerimi. Bazen bir rüzgar esti, savurdu düşlerimi. Bazen de yağmur yağdı, damlalar değdi tenime. Umut en güçlü silahımdı. Ben hep bekledim, o hiç gelmeyen gemiyi. Geleceği günün hayaliyle, ne dünler feda ettim. Bugünüm yarında, umudum onda kaldı." Sözlerimi bitirdikten sonra başımı eğdim ve bakışlarımı oynadığım parmaklarıma indirdim. Önce bir sessizlik oldu, sonra iç çektiğini duydum. "O gemi bir gün gelecek. Biliyorsun, değil mi?" dediğinde dudaklarım yorgun bir gülümsemeye ev sahipliği yaptı. "O gemi karaya oturdu be Deniz." "Otursun. Biz Fatih'in torunlarıyız, karadan da yürütürüz." Hiç beklemediğim bir şekilde kurduğu bu cümlesi, ona hayranlıkla bakmama neden olmuştu. Nerede ne söyleyeceğini her daim biliyordu. Görmekten umudunu kesmiş birine gökkuşağı vadeden biriydi o, benim gözümde. Daha önce tüm güzelliklere kördüm, şimdi gözümü açmıştı. Onun böyle umut dolu oluşu, bana da umut veriyordu. Ne kadar karamsarlığa düşersem düşeyim; söylediği her cümleyle en olmaz şey olacakmış gibi geliyordu sanki. Bakışları, inancımı körüklüyordu. İlk yayınlanma tarihi: 12 Nisan 2015 İkinci yayınlanma tarihi: 29 Mayıs 2016
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,844,543
  • WpVote
    Votes 193,511
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,295,461
  • WpVote
    Votes 725,925
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,471,535
  • WpVote
    Votes 697,277
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
KIRMiZİ ELDİVEN 1 ( RAFLARDA ) (İçimizdeki Seri Katil)  by Erkanaksuyzr
Erkanaksuyzr
  • WpView
    Reads 229,628
  • WpVote
    Votes 20,149
  • WpPart
    Parts 80
+18 şiddet içerir Çöpçü Aziz'in sadist ve psikopat bir katil olmasının temel sebebi babasından gördüğü şiddet ve bakıcısının uyguladığı cinsel istismarlardı. Annesinin ilgisizliğinden babasının uyguladığı şiddetten ve bakıcısının cinsel istismarından onu Maskeli kurtardı. Aziz'in çocukluğunu kurtaran Maskeli, geleceğine pranga vurmuştu. Aziz'i bizzat kendisi yetiştirerek acımasız bir seri katil yapıp toplumun içine karıştırdı. Aziz'in odunluğuna giren, acımasız bir şekil de işkence ile ölmeye mahkumdur. Sadece bir kişi onun odunluğundan sağ çıkmayı başardı. İşte o Aziz'in çıldırma sebebi olacak. DÜŞMANA KARŞI GÜÇLÜ GÖRÜN FIRSATINI YAKALADIĞINDA KIRMIZI ELDİVENE BÜRÜN Bazen ruh ölür sadece beden kalır. Ruhsuz beden Ya başı boş bir cesttir Yada çok tehlikeli bir katil Psikopat ,sadist ve seri katil olmasının temelinde yatan nedenler neler. Neden bütün pislikler Aziz i buluyor. Kan , ateş ve sucuk ekmek hepsi bu kitapta 28.10.2016 @hsnemrsncr kardeşime kitap kapağından dolayı teşekkür ediyorum
KAYIP RUHLAR LİSESİ by Erkanaksuyzr
Erkanaksuyzr
  • WpView
    Reads 2,587,532
  • WpVote
    Votes 118,481
  • WpPart
    Parts 78
#2 +18 şiddet içerir Karanlık hüküm sürer ruhunu kaybetmiş bedenlerde. Bakanlar onları güçlü sanırlar. Hasta bedenlerdir onlar. Ruhları kayıptır. Acı çekmeye alışmak kolay bir duygu mu sanılır? Acı ile yaşamak zevklimi geliyor sana? Yere düşünce kırılan kolun açısını bağırarak dindiremezsin. Bir trafik kazası geçirirsin ve annen baban oracıkta gözlerinin önünde ölü verir. Sen kırılan boynunun acısı ile onlara bakar ve kendi acını unutursun. Yedi yaşında bir çoçuksundur ama artık büyümüşsündür. Kayıp ruhlar acıların keyif verdiği bir hayatı ideme ettirmez. Acılar ile yaşamayı emreder sana. Başlayacağınız bu kitap bağımlılık yapabilir. Aşırı merek ve heyecana yol açabilir. Büyük ihtimal kitaba başladığınızda vaktiniz varsa bitirmeden elinizden bırakamayacaksınız. Yani uykusuzluğa yol açabilir. "İddialı konuşuyorsun yazar" diyenler, okumayı bitirdikten sonra "yeni bölüm gelsin bir an önce" de diyeceksiniz