ygmrkaaya adlı kullanıcının Okuma Listesi
6 stories
Yârem ● Yarı Texting (tamamlandı) por bendenizyagmur
bendenizyagmur
  • WpView
    LECTURAS 2,219,430
  • WpVote
    Votos 113,391
  • WpPart
    Partes 108
"Yâre Osmanlıca'da hem 'yarı' hem de 'yara' anlamına gelir. Sen benim Yârem'sin Feda'm. Hem yaram, hem yarımsın." ●●● Feda: Az önce Didem Abla yoğun bakıma kaldırıldığını söyledi Feda: Sana ulaşamayıp delirince onu aradım Feda: Özür dilerim Feda: Evde elim kolum bağlı oturamazdım Feda: Belki de yarın bu mesajları yanımda okuyup yüzüme yüzüme söveceksin Feda: Vay anasını, cümlenin güzelliğine bak Feda: Özür dilerim Feda: Bana çok kızacaksın biliyorum Feda: Bildiğim bir şey daha var Feda: Kalbim çok hızlı atıyor, Yarem Feda: Hem korkuyorum, hem de heyecandan delirmek üzereyim Feda: Gelene kadar kalp krizi geçirmem umarım Feda: Geliyorum, Yarem ●●● Deplasman hikayesinin devamı niteliğinde bir kitaptır. İlk defa bu kitabı gördüyseniz, Deplasman'ı okumasanız da olur. Hikâyemize hoşgeldiniz🤙🏻♥️
Zemin. por bendenizyagmur
bendenizyagmur
  • WpView
    LECTURAS 4,586
  • WpVote
    Votos 638
  • WpPart
    Partes 8
Büyük bir depremin yıkımı, ne kadar ağır olabilir? Getirileri, götürüleri ne kadar dağıtabilir? Enkazın altında kalanları nasıl kurtarırız? Ya o enkazın altında biz varsak? Ya da asıl enkaz biz olmuşsak? Belki de... Depremin ta kendisiyizdir. Ortada toplanması gereken 1 milyon lira, berbat hikayelerden çıkıp gelmiş beş kişi... Onlarca senaryo yazılarak yapılan onlarca soygun... Bu bir piyes, biz de bu piyesin oyuncuları; depremi yapmaya hazır beş farklı dünya. Daha ne kadar enkaz olabiliriz diye sınırları zorluyoruz belki de. Bir bina kaç kez yıkılabilir ki? Kaç kişinin canını alabilir? Bizim depremimizin adı: Zemin. Tüm senaryolar Zemin'de yazılır ve bizim senaryolarımızda hep iyiler kazanır. Bu deprem olacak, tüm piyesler sergilenecek ve enkaz altında kalanlar hep kötü adamlar olacak. Zemin'e ilk indiğimde "Neden Zemin?" Diye sormuştum. "Biz kralın emirlerine uymayı reddeden ve kralın karanlığa hapsettiği birkaç kişiyiz. Bu karanlıktan kaçmak yerine onu sahiplendik, 'Zemin' ismini verdik. Zemin'den aşağısı yok, düşebileceğimiz en dip burası. Burada bizim adaletimiz işliyor, bu karanlık bizim krallığımız." Demişti bana. Gerçekten bir adaletleri vardı, bir davaları vardı. Onların adaletinde yoksul kazanırdı, çocuk kazanırdı, masum hayvanlar kazanırdı. ve bir kuralları vardı: Kural 1: Adaletli çal. Başka kural yok. Burası bizim krallığımız.
DEPLASMAN • tamamlandı por bendenizyagmur
bendenizyagmur
  • WpView
    LECTURAS 1,274,252
  • WpVote
    Votos 65,840
  • WpPart
    Partes 78
Kendi halinde futbolu takip eden ve okulunun futbol takımında amatör top oynayan, arkadaşlarıyla Playstation kafede zaman öldüren sıradan olduğuna kendini inandırmış bir kız ve Göztepe'nin forveti, hayatını futboluna adamış, yalnız bir futbolcunun hayatı nasıl bir noktada kesişebilirdi? Emir Berkan; kendisini ailesinden ve hayatından tamamen soyutlamış, en büyük tutkusu olan Beşiktaş'ına kavuşmak için çalışan bir futbolcuydu. Deniz ise sıradandı, sadeydi. Hayattan tek beklentisi Beşiktaş'ın maçlarına rahatça gidebilmekti. Kader; onları Göztepe Stadı'nın soyunma odasında, Deniz polislerden kaçarken bir araya getirecekti. Peki ya sonrası? ☆☆☆ *Emir Berkan karakterinin gerçekte Göztepe'de forma giyen Berkan Emir isimli futbolcuyla alakası yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.* Hikayemize hoşgeldiniz❤
Eleysa☁️ (Tamamlandı) por bendenizyagmur
bendenizyagmur
  • WpView
    LECTURAS 1,299,974
  • WpVote
    Votos 82,019
  • WpPart
    Partes 79
O, kendi halinde yaşardı. Okuldan eve, evden antrenmanlarına giderdi. Gündüzleri normal biriydi. Sıradandı. Onu kimse merak etmezdi. Ünü için peşinde koşanlar olurdu ama onu gerçekten tanımak isteyen kimse olmazdı. Ben hariç. Ben, gündüzleri arkadaşlarıyla vakit geçirip evine dönen ya da futbolunu oynayan Cefa'yı merak etmiyordum. Ben, geceleri ortaya çıkan Cefa ile tanışmak istiyordum. Beşiktaş sahilde futbolcu olduğunu unuturcasına içtiği biralar, dinlediği Sezen Aksu şarkıları ve acısını sakladığı o sigara dallarını merak ediyordum. Çünkü biliyordum ki, asıl Cefa o'ydu. Kırgınlıkları dağ gibi büyümüş, sevdiği kadının çekip dünyanın öbür ucuna gidişini sindirmeye çalışıyordu aylardır. Dinlediği her şarkıda ona olan sevgisini haykırıyordu sanki cümle aleme ve onu dinleyen tek kişi bendim. Ben, onun Eleysa'sıydım. Beni görmüyordu. Beni duymuyordu. Ama beni okuyordu. Attığım her mesajı, yazdığım her cümleyi okuyordu. Ben, Eleysa. Aylardır her bir şarkıda daha çok ezberlediğim adamın umudu olmak için ona kendimi okutturuyorum. Ben onun ışığı olmak istiyorum. O ailesinden başka kimsenin umursamadığı kalbini huzurla dolduran olmak istiyorum. Gözlerine asla ulaşmayan o güzel gülümsemesinin gözlerine ulaşması için elimden ne gelirse yapmak istiyorum. İstemsizce gözümden düşen bir damla yaşı sildim. Onun gülüşü asla gözlerine dokunmazdı ve ben bilirdim ki, 'gülüşü gözlerine ulaşamayan bazı kırgın adamlar olurdu, evrenin en güzel gülen adamlarıydı onlar.' Duydun mu beni, Cefa? Benim için evrenin en güzel gülen adamısın. Belki bir gün, benim için de gülersin. ☁️☁️☁️ Yarem isimli hikayeden tanıdığımız Cefa Berkan'mızın hikayesidir. İlk defa bu hikayeyi görüyorsanız, Yarem'i okumasanız da olur. Aramıza hoşgeldiniz, peçetelerinizi hazırlayıp hikayemize giriş yapabilirsiniz☁
Polis Kapıyı Kırınca  por maviruyasi
maviruyasi
  • WpView
    LECTURAS 750,947
  • WpVote
    Votos 41,984
  • WpPart
    Partes 30
Hızlı adımlarla kuaföre geri girerken arkadaşımın günün heyecanıyla olsa gerek almayı unuttuğu çiçeği aradım. Sonunda masanın üstünde bulurken elime alıp hızla dışarı çıktım. Ayağımdaki ayakkabılarla zorlansam da köşede duran gelin arabasına yaklaşmıştım. Binip çiçeği arkaya uzatırken güzeller güzeli arkadaşım "Teşekkür ederim Sadem" demiş ve evleneceği adamla konuşmaya devam etmişti. Önüme dönüp derin bir nefes verirken elbisemin açılan eteğimi düzelttim. Çalışan araba ile düğün yerine doğru yola koyulurken yanımdaki adama döndüm. Güneşte parlayan saçları ve hafif çıkmış sakalları ile güzel bir yüzü vardı. Direksiyondaki kolunda takılı saat göze çarparken yolu takip eden gözlerini göremiyordum. Kırmızı ışıkta durduğumuzda bana dönerken merak ettiğim gözlerini gördüm. Etraftaki tüm sesler kesildi. Durdum. Gördüğüm gözler yeşilin en güzel tonuydu. Beni içinde kaybolacak kadar çeken ıssız bir ormandı. Kapak tasarımı: @kitapkurdululu
GÖKKUŞAĞI por endlesseher
endlesseher
  • WpView
    LECTURAS 127,161
  • WpVote
    Votos 7,920
  • WpPart
    Partes 45
Elvan: Seni bulacağım Mavi. Elvan: İşte o zaman tüm bu artistliklerinin hesabını vereceksin Mavi: Sanırım Pembe öfkelenmiş Mavi: Ha bu arada bağcığın açılmış Mavi: Dikkat et de düşme Gözlerimi irileştirerek ayaklarıma baktığımda sol bağcığımın açıldığını gördüm. Telefonu kapatıp hırsla boşalmış behçenin ortasına geçip okulun camlarına doğru baktım. "Seni bulacağım Mavi!" dedim tekrar ama bu sefer bağırarak. "İşte o zaman bağcıklarını birbirine bağlayıp düşmeni sağlayacağım!" Okulun içindeydi ve beni görüyordu, emindim. Hırsla ve gözlerimi kısarak pencerelerde bakışlarımı gezdirdim ama Mavi'ye uygun profil bulamadım. Cama çıkanlar 'ne yapıyor bu mal' bakışı atıyordu. Rezil olmak umrumda değildi. Kimse Elvan Karaca'yı bir oyunda yenemezdi. Bildirim sesiyle dikkatim dağıldı. Mavi: Sandığımdan daha hırslı ve güzelsin. Mavi: Ama ben seni, senin sandığından daha iyi tanıyorum ve ben istemekdikçe sen beni bulamazsın. Mavi: Çünkü bir sonraki adımını hep biliyorum. Telefona sırıtarak bakıp başımı kaldırdım, ardından bir elimi havaya kaldırıp orta parmağımı gösterdim. Mavi: Ben de seni seviyorum :)