Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.
♡Gece
125 stories
REDOKSA by Voctevya
Voctevya
  • WpView
    Reads 1,626
  • WpVote
    Votes 218
  • WpPart
    Parts 2
Son çıktığı zorlu operasyonda en yakın arkadaşlarını kaybeden bir Rus asker, yaşadığı ağır travmanın ve suçluluk duygusunun içinde giderek kendini kaybetmeye başlar. Kendi karanlığından kaçabilmek için herkesten uzaklaşmak ister ve bunun için ıssız bir dağ evine taşınma kararı alır. Burada ki tek amacı biraz olsun nefes almak ve de yalnızlıkta kendini toparlayabilmekti. Geçirdiği zaman içerisinde bir gece odun toplamak için dışarı çıktığında hızla ona doğru gelen bir kurt görür. Ve ona saldıracağı düşüncesiyle bir an bile beklemeden silahını çıkarır ve ona ateş eder. Ancak vurulan kurt yere düşmesiyle asker, gördüğü manzara karşısında donup kalır. Çünkü vurduğu kurt, gözlerinin önünde bir kadına dönüşmüştür.
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,342,923
  • WpVote
    Votes 72,357
  • WpPart
    Parts 53
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
YERALTI MEZARLIĞI by Zeynepizem
Zeynepizem
  • WpView
    Reads 487,322
  • WpVote
    Votes 19,545
  • WpPart
    Parts 41
"Seçecek misin yoksa seçimin kendisi mi olacaksın?" Zaman bir yılan gibi kıvrılırken insanlığın arasına karışan siluetler doğruyu ve yanlışı şaşırır. İnsan daimdir ki kolayı göğüsler ve kötülüğe adım atar. Şeytanın hinliği kulakları çınlatır. Atılan adımların ardında kandan lekeler kalır. Ölüm yürür. Vahşet durdurulamaz bir canavara dönüşür. Katiller yürüdüğümüz sokaklarda bizimle birlikte nefes alır. Korkunun sığınağı olan kalpler çürümeye yüz tutmuşken cesareti var edecekler gözlerini adalete diker. Uyanış, yeraltındaki sessizliğine son vermek için mezarlıkların kapılarını aralar. Sessizlikten gelecek olanlar ses oldular. Zehrin tadına bakıp ateşte yandılar. Ateşte yaşamayı öğrenip aydınlığa vardılar. Geceleri uluyan kurtların yankılanan sesini duydular. Karanlığı aydınlatan yıldırımları yol bildiler Yalnız gezenler, yalnızlıktan doğan avcılar. Mezarlarından kalktılar ve artık aramızdalar. 🪦 FANTASTİK #1 (31.03.2024) MACERA #5 (04.05.2023) ROMAN #2 (28.05.23) KORKU #4 (27.03.24)
KIRIK PUSULA by kaminya
kaminya
  • WpView
    Reads 275,963
  • WpVote
    Votes 13,531
  • WpPart
    Parts 20
"Hazır ol, gelin hanım... En fazla bir saat sonra evleniyoruz. Ve karım olduğun andan itibaren sana ağlamayı yasaklıyorum. Çünkü sana hiç yakışmıyor." Bir gün, tanımadığı bir adamın evlilik teklifi etmek zorunda kalacağını söyleseler, gülüp geçerdi... Ama kader, Lavinia'yı tam da bu noktaya sürükledi. Kırık pusula... Ve kırk bir günlük bir oyun.Gerçek suçlu kim? Kim hayatta kalacak, kim yok olacak? Her sayfa, sırları bir bir ortaya çıkarıyor. Ve unutma: Ölüm Çiçeği'nin laneti, seni izliyor... Kırık pusula seni karanlığa sürüklerken, Ölüm Çiçeği kaderini belirleyecek. Varlığı, annesi için hiçlikten ibaret olan tüm kız çocuklarına... Veteriner:1. Sırada Lavinia: 1. Sırada 🧭⚓
Okyanus'un Kül'ü by Canss_lily
Canss_lily
  • WpView
    Reads 656,044
  • WpVote
    Votes 38,667
  • WpPart
    Parts 61
Gerçek Ailem / Askeri (Kadın Asker) Ben Okyanus, büyük bir Yangın'dan çıkmayı başarmış ama Kül'e dönmüş bir İstihbarat Ajanı. Karanlık ve fırtınalı bir Okyanus, Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya... Okyanus, içine çektiği herşeyi hırçın dalgaları ile boğardı. Mahvolurdu ama kendini kaybetmezdi. Ben Okyanus'tum, öyleyse neden kendi kendimi boğuyordum? Okyanus'un, yıllar boyunca kendini korumak için zorlukla inşa ettiği duvarları onu yeni bulan gerçek ailesi yıkmayı başarabilecek miydi? Okyanus'ta boğulacak mıdır? Yangın'da Kül'e mi dönüşecektir? Yoksa komutanının orman gözlerinde kaybolacak mıdır? Nefret ettiği gökyüzünü tekrar sevmeye başladığında her şeyin üstesinden gelmeyi öğrenebilecek miydi? Peki ya, Kızıl ailesi? Aile sırları, Okyanus'un bilinmeyen geçmişi... Alabora Timi ve Kızıl Timi neden birlikte görev almaya başladı? Çözülmesi gereken askeri bir sır vardı ama herşey de küçük bir kızda saklıydı... Okyanus mu? Kül mü? Yoksa her ihtimalde de Okyanus'un Kül'ü müydü? "Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya, Şanlıurfa. Emret, komutanım!" "Yüzbaşı Deniz Akif Alabora, Şanlıurfa. Emret, komutanım!"
ZEMHERİ by senayyls
senayyls
  • WpView
    Reads 820,265
  • WpVote
    Votes 31,502
  • WpPart
    Parts 38
"Söylesene Güllü?" dedi tekrarlayarak. "Gönlünde büyük adam olabilmeyi başarabildim mi?" "Beni, senden gizleyen herkesi karşına aldığın günden beri..." Kurumuş dudaklarımı ıslatmama fırsat bile vermeden dudaklarıma kapanıp cayır cayır yanmama sebep oldu. ... Mirza Devran Polat ve Gülfem Asel Karaca çocukluk arkadaşı, aynı zamanda zamanda karşılıklı dairelerde oturan aile dostlarıdır. Günlerden bir gün Mirzalar, babasının polis oluşundan dolayı Ankara'ya taşınmak durumunda kalırlar. Bu taşınmanın üzerinden yıllar geçer ve artık Gülfem ile Mirza büyümüşlerdir. Mirza, babası gibi polis olurken Gülfem Ankara'da yani, çocukluk arkadaşı olan Mirza'nın yaşadığı şehirde Hukuk Fakültesi kazanmıştır. Gülfem okulu için Ankara'ya gittiğinde aile büyüklerinin ısrarları üzerine, Mirza ve ailesi ile birlikte aynı evde yaşamaya başlar. Yıllar önce ayrılmak zorunda kalan Gülfem ve Mirza, yıllar sonra yolları kesiştiğinde tekrar bir arada olabilmeyi başarabilecekler miydi? 170623 . . .
EKİP by AzraIzguner
AzraIzguner
  • WpView
    Reads 812,836
  • WpVote
    Votes 59,048
  • WpPart
    Parts 88
Bir elin beş parmağı... Biri olmasa hepsi eksik, hepsi yarım. Ama eğer bir aradalarsa sırtlanabilirler yükünü tüm dünyanın. Onlar kanlı bir çemberin içinde sürdüyorlar hayatlarını. Etrafta ceset kokusu var, bir de acıyla örülmüş duvarlar... Sıkışıyorlar, sıkıştıkça birbirlerine sığınıyorlar. Yeri geliyor, o duvarlar üzerlerine yıkılıyor. Önce biri çıkıyor enkazın altından, sonra canı pahasına diğerlerine uzatıyor elini. Çünkü bu bir ekibin aileye dönüşme hikâyesi.
Kâğıttan Uçaklar by lacrilis
lacrilis
  • WpView
    Reads 45,126
  • WpVote
    Votes 4,549
  • WpPart
    Parts 18
Kuğular eşlerini kaybedince ölürler. Bazı istisnalar haricinde. 18 yaşındaki Lidya hayatında neleri kaybettiğini biliyor ve artık kaybettiklerinin canını yakamayacağını sanıyordu. Oluşturulan yeni düzene çoktan alışmış, kendine kendi içinde de olsa yeni bir hayat kurmuştu. Bir daha canı eskisi gibi yanamaz sanmıştı. Ta ki yanlış zamanda ve yanlış yerde karşılaştığı en sevdiği kayıp parçası tekrar hayatına girene dek. Verilip tutulmamış sözler, terk edip kalan insanlar ve doğru sanılan yalanlar. Şimdi sırf bozulması için taşlar tekrardan diziliyor. Belki de doğru son için yanlış zamanda yanlış yerde olunması gerekiyordur. *** Söyle bakalım, kuğu av mıydı avcı mıydı? Yoksa eşini de mi o öldürdü? Kim siyahtı kim beyaz ve kimdi aslında karanlıktan çıkan? "Her şeyimdin. Gittin ve geriye hiçbir şey bırakmadın." Eksik Parçalarımız Serisi 1. Kitap.
MARŞ İLERİ by hezalllll
hezalllll
  • WpView
    Reads 100,008
  • WpVote
    Votes 4,844
  • WpPart
    Parts 31
MARŞ İLERİ- Karanlığın en derin yerinde, gökyüzünde parlayan tek bir ışık vardır: Kuzey Yıldızı. O, yol gösterir; düşene umut, yürüyene hedef olur. Bir yanda gölgelerin ardında saklanan asker yüzleri... Kendi içlerinde bir savaş, dışarıda görünmeyen bir düşman. Diğer yanda ise al bayrağın altında birleşen umut, gökyüzüne doğru yükselen bir marş. Ama bu yol kolay değildir. İhanetle sınanmış kalpler, sırlarla örülü kaderler ve düşmanların karanlık gölgeleri her adımda onları kuşatır. Onlar yalnızca cephede değil, kendi içlerinde de savaşır. Kimi sevgiyi ihanetle yoğurur, kimi gözyaşını yüreğine saklar. Ama her şeye rağmen ilerlemek zorundadırlar. Çünkü geri dönüş yoktur; onların tek pusulası kuzeyde parlayan yıldızdır. Ve işte orada, gece ile gündüzün, asker yüzüyle bayrağın birleştiği yerde başlar bu hikâye. Bir marş gibi yükselir: sert, kararlı ve susmayan. Bu sadece bir savaş değil... Bu, kalplerin, ruhların ve gölgelerin mücadelesi. Ve adımlar tek bir sesle yankılanır: Marş İleri.
Şefkat Öğretmeni by bihtersiz1i
bihtersiz1i
  • WpView
    Reads 3,441,104
  • WpVote
    Votes 198,716
  • WpPart
    Parts 50
Kollarından kurtulmuş kendimi ondan en uzak yere atacakken belime sarılan kollar ile olduğum yere tekrardan çivilendim. "Bırak beni !" diye nafile bir çabayla birkaç kere daha kurtulmaya çalıştım. Sadece kendimi yormaktan başka bir sonuç alamadım. Belime sarılan iki el beni kendine çektiğinde sırtım, onun göğsü ile bütünleşmişti. Sırtıma yerleşen göğsü, bir puzzle parçası gibi kusursuz bir uyum gibi hissettirmişti. İki eli de karnımın üzerinde, tamamen kapatacak kadar büyük duruyordu. Sol eli, bilinçli mi olduğunu bilmediğim bir şekilde karnımdan yavaşça aşağılara inmeye başladı. Gözleri ile dondurduğu yetmiyor, hareketleri ile de nefesimi kesiyordu. "N-Ne yaptığını sanıyorsunuz ? Bırakın !" dediğimde amacım onun hareketini kesmekti. Serçe parmağı, üzerimdeki eşofmanın lastiğine takıldığında lastiği çekip bıraktı. Lastiğin tenimin üzerinde yarattığı tok ses, hızlı nefes alışverişimin sesine karışarak odayı doldurdu. Aynı hareketi tekrarlandığında bu sefer benden bağımsız bir ses daha yankılandı odada. "Ah.." diye utanarak çıkardığım sesin ardından sırtımda hissettiğim vücut kasım kasım kasılmaya başladı. Sırtımda, gerilen vücudunun her bir ayrıntısını hissettiğime emindim. Yüzünü yavaşça yaklaştırarak omzumun üzerine yasladı. Ilık nefesi, açık gerdanıma ve boynuma çarparken o, oldukça rahat ve profesyoneldi. "Sizi nasıl cezalandıracağımı buldum galiba öğretmen hanım..." ---Hikayede argo, küfür ve yetişkin içerik bulunmaktadır. Rahatsız olacak olanların başlamaması önem ve rica edilir... --- Başlama: 15.02.2022