Bebeklerimm🥺
65 stories
VAVEYLA by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 33,543,425
  • WpVote
    Votes 1,352,081
  • WpPart
    Parts 56
Her şey bir ölümle başladı. Ölüm, nefreti takip etti. Nefret, intikamı körükledi. Ve aşk hepsini alaşağı etti. Yüksek kayalarda uçan kartal, kayanın en dibinde yaşayan küçük kıza âşık oldu. Onların aşkı, çığlık. Onların aşkı, feryat. Onların aşkı, acı. Onların aşkı, ölüm. Onların aşkı, VAVEYLA. Karanlıkta atılan her çığlık sahipsizdir. Ben senin karanlıkta attığın çığlığım. Seninleyim ama senin değilim.
TOZLU PEMBE by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 2,451,114
  • WpVote
    Votes 162,338
  • WpPart
    Parts 29
Kesilen daldan yeşerir yeni çiçekler, umudu kalbinize çiçek gibi iliştirin diye... 🌿🌸
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 21,540,989
  • WpVote
    Votes 1,335,533
  • WpPart
    Parts 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,113,747
  • WpVote
    Votes 232,017
  • WpPart
    Parts 42
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
STADYUMDA AŞK VAR!  by nuranaydnn
nuranaydnn
  • WpView
    Reads 1,068,209
  • WpVote
    Votes 54,932
  • WpPart
    Parts 39
Adımlarımı hızlandırıp artık ezberlediğim yolu takip ederek yürüdüm. Kafamı kaldırıp büyük lacivert kapının yanındaki sarı tabelayla göz göze geldiğimde aynı saniyelerde kapı büyük bir gürültüyle açıldı. Daha önce defalarca kez karşılaştığım takım arkadaşı Samet düz bir ifadeyle odadan çıkarken kafasını sola eğmesiyle bakışları beni buldu. Yüz ifadesi anında neşeli bir hal alırken kapatmakta olduğu kapıyı yeniden aralayıp içeriye doğru seslendi. - Fatih! Yenge seni görmeye gelmiş oğlum. İçeriden yükselen gülüşmeler eşliğinde kapıya doğru yaklaşan adım sesleri keskinleştikçe göğsüm hızla inip kalkmaya başladı. Sonunda üzerindeki formasıyla kapının önüne çıktığında kısa bir an nefesimi tuttum. Onu böyle görmenin verdiği heyecanı hiçbir zaman atlatamayacaktım. Gülümseyen yüzüyle bana yaklaşıp belimi kavradı. Samet çıktığı odaya yeniden girip kapıyı ardından kapatırken kafamı kaldırıp göz göze gelmemizi sağladım. "Gelmişsin," dedi. Sesli bir şekilde gülüp sağ elimle özenle düzelttiği saçlarına dokundum."Dikkatini dağıtıp gol yemen riskini göze alarak geldim hem de." Bakışları dudaklarımı bulurken kalbimin sesini duymaması için dua ediyordum. Üzerimde bıraktığı etkiden korkarak omuzlarına tutundum. Nefeslenerek güldüğünü duydum. "Merak etme," dedi kısık sesiyle, "Tek golümü, bir altmış boyunda tek bakışıyla beni etkisiz hale getiren bir kadından, tam sol tarafıma yedim." (Kapak: Cover by; Leyl Graphic and @thealisss)
AHZAR by izgocean
izgocean
  • WpView
    Reads 3,549,119
  • WpVote
    Votes 178,053
  • WpPart
    Parts 42
Zorluklarla ayakta kaldığı hayatında bir de bursla kazandığı üniversitesini ilerletmeye çalışan Yağmur, hayatının en büyük pişmanlığını yaptı... Birine aşık oldu. O adam ondan sadece kalbini almadı... ama geride yalnızca pişmanlıklar kaldı. Peki yıllar sonra, bir anda karşılaştıklarında; her şey hâlâ aynı mıydı? *
CANAVARIN DA KALBİ VARMIŞ by thekabal
thekabal
  • WpView
    Reads 3,067,504
  • WpVote
    Votes 254,636
  • WpPart
    Parts 31
"Hoşuma gidiyorsun ama seni öldürürüm."
Vecheyn |Tamamlandı.| by tugbaninbahcesi
tugbaninbahcesi
  • WpView
    Reads 730,524
  • WpVote
    Votes 49,036
  • WpPart
    Parts 82
Bir hırçın dalga gibi yakıp yıkmıştı zihnimi, Yerine tüm benliğinin yıkıntılarını bırakmıştı. Bir şehrin küle çevirdiği kalbin sahibiydi onlar. Bir şehir acımasızca kül edip geçtiği kalpleri, kanlı parmaklarının arasında can çekişti. Ruhları bir mezara kurban edildi, gömdükleri ruhları birbirini buldu. Kadın tutkun olduğu gücünün, kurban edildiği hırsının ta kendisiydi. Adam zehir saçan kadına aşık olacak kadar kördü. Her nefesleri zehir, her verdikleri nefes panzehirdi birbirlerine. ⚡ Bir namlunun ucunda iki hayat, Ve bir namlunun dayandığı iki şakak, Bu namlunun ucunda verilen savaş, iki hayatı bambaşka yerlere sürdüğünde bu savaşın galibi tek bir şey olacaktı. Ya nefret, Ya aşk. "Bu namlu bir gün birimizin beyninde değil ruhunda patlayacak Neva."
İskoçya'nın Esiri (Tamamlandı) by DamlanurBuyuksen
DamlanurBuyuksen
  • WpView
    Reads 2,440,805
  • WpVote
    Votes 114,029
  • WpPart
    Parts 45
BU9012BC On dokuz yaşında, hayatı yalanlarla süslü, güzel, zeki ve cesur bir genç kız. Ettiği intikam yemininin esiri, etrafına korku salan, güçlü ve sevgisiz bir adam. Birbirinden tamamen farklı bu iki insanın yolu bir intikam planı sonucu kesişiyor. Yanlış anlamalar, düşmanlıklar, karşılıklı yalanlar ve her şeyin ortasında birbirine tutunan iki düşman... Hayatta sevdiğiniz herkes size yalan söylemişse ve düşmanınızdan başka doğruları söyleyen kimse yoksa ne yapardınız? Elizabeth Anna Barnes için de durum böyleydi. Onun artık bir ailesi yoktu ve kaderi, ailesini yok edip onu esir alan adamın ellerindeydi. Jamie MacDougal, korkusuz İskoç lordu ve düşmanlarının andığı ismiyle Kara MacDougal... Yıllardır tek istediği İngiliz düşmanından intikamını almaktı ve bunun için kader, hiç beklemediği bir anda karşısına fırsat çıkardı. Planlarını uygulamak için Elizabeth'e ihtiyacı vardı ve bu kızla uğraşmak ordulara diz çöktüren adam için hiç kolay olmayacaktı. 1315 yılının Britanya'sında bir İngiliz leydi ile ona düşman bir İskoç savaşçının hikâyesi...
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,201,191
  • WpVote
    Votes 568,052
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.