Bitmisbirbaykus adlı kullanıcının Okuma Listesi
2 stories
Kelebeğin ölüm dansı by lguleraslan
lguleraslan
  • WpView
    Reads 16,394
  • WpVote
    Votes 949
  • WpPart
    Parts 19
"İntikam." dedim. Kahverengi gözlerini, gözlerime kenetlendi. "Ölüm." dedi, fısıldayarak. Omuz silktim. Başımı yana doğru sallayarak, gülümsedim. "Kin." dedim. Başımı gökyüzüne kaldırdım. Son durağıma geldim. Burası benim son durağımdı. Burası benim hikayemin bittiği yerdi. "Öleceksin." dedi, endişeyle. Genişçe gülümsedim, tekrardan başıma yana doğru salladım. "Öfke." dedim, bu sefer de. Bunlar benim parçalarım. Bunlar hayata tutunma sebebi olan parçalarım. "Öleceğiz." dedi. Bu sefer gülümsemedim. Işıklar kapandı, her yer karanlığa büründü. "Perde kapandı, oyun bitti." dedim. Bir kurşun, bir ölüm. İlk öfke başlar. Kendini zorlar, hakim olmadığında kin'i meydana getirir. Kin başta ki öfke den daha farklıdır. Sonu getirebilecek kadar. Bir anda Kin, intikama dönüşür. Ama intikam yaşatmaz, intikam öldürür. Bu hikaye'de kendinizi bulmak ister misiniz? Ya da empati kurarak onların hikayelerini dinlemek ister misiniz? Eğer öyleyse rahat bir nefes alın, hızlı bir tren edasıyla olup bitecek her şey. Tren durduğunda, olacaklardan ben sorumlu değilim. İzleyiciler, o hikayelere şahit olacak olanlar.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,299,722
  • WpVote
    Votes 726,047
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.