yemekyemekistiom adlı kullanıcının Okuma Listesi
40 historias
DİKİŞTEN KAFES por aysegulmii
aysegulmii
  • WpView
    LECTURAS 48,871
  • WpVote
    Votos 2,538
  • WpPart
    Partes 46
Kıyamet bir bebekse masumluk kıyametin şanıdır. Eğer o masumluğu kıyamet yok ederse bir bebek tüm dünyanın ahı olur. Perizade Doğancı, bir bebekti. Ona kıyamet denilmişti. Perizade Doğancı hep masum kalmak isterdi. Masumluğu kıyametine düşman kesildi. Soy ismi lekelenen bir ailenin ilk torunu olan Perizade Doğancı liderlik savaşında harcanmamak için esas düşmandan kurtulmaya çalışıyordur. Asıl düşman olan Tunahan Gümüşay liderlik savaşında üstün gelmek amacıyla Perizade Doğancı'yı rahat bırakmazken olayların kendi şirketinin içinde sarpa saracağını aklının ucundan dahi geçirmemişti. Perizade'nin önüne bir evlilik sözleşmesi koyup onu tehdit ettiğinde onu kapana sıkıştırdığına emindi ancak... Kıyametin fitilini ateşleyen Tunahan Gümüşay'ın gözdesi olan çalışanı olmuştu. Kıymetin pimini çeken bir yıldırım olacaktı. . . . kapak tasarımı : @1suvarisi
BALLICA MAHALLESİ por sudedgbkn
sudedgbkn
  • WpView
    LECTURAS 1,861,154
  • WpVote
    Votos 104,619
  • WpPart
    Partes 51
Alisa, babasıyla ettiği büyük bir kavgadan sonra bir inat uğruna şatafat dolu hayatını bir kenara bırakarak bilmediği bir mahallede ev tutar. Fakat mahalleye ayak bastığı ilk andan itibaren ne mahalleyle ne de mahallenin abisiyle yıldızları uyuşur. |Mahalle kurgusudur| 120625
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURAS 10,142,312
  • WpVote
    Votos 566,651
  • WpPart
    Partes 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
FIRTINA ZAMANI por DuruMavii
DuruMavii
  • WpView
    LECTURAS 2,482,221
  • WpVote
    Votos 143,986
  • WpPart
    Partes 35
Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...
Visal: Ahu Döngüsü  por humeyraao
humeyraao
  • WpView
    LECTURAS 2,351,369
  • WpVote
    Votos 161,780
  • WpPart
    Partes 21
Ben ilk kez onun yangınında onunla yanarken bulmuştum kendimi. ''Alacalı...'' dedi büyülenmiş gibi. Alnı alnıma yaslandı. ''Alacalı Ahuşan... Bana yazılmış gibisin.'' Kaç kere döndü durdu parmakları tenimde sayamadım. ''Sabrın sonu selametse...'' Elleri benden ayrılıp bir iki adım karşıma geçse de sözleriyle beni kendine mühürledi sanki. ''Yemin ederim benim selametim bir sen, tek sen olacaksın.'' Bu hikaye bir kadının kocaman bir adamın kalbine düşüp büyümesinin hikâyesiydi.
DOKUZ OĞUZ por mavizbek
mavizbek
  • WpView
    LECTURAS 183,295
  • WpVote
    Votos 5,512
  • WpPart
    Partes 7
Bir ölüm , kaç kişinin hayattına mal olur? Aynı evin içinde büyüyen üç çocuktan geriye iki kişi kalır. Biri ikizini kaybederek yarım kalır. Diğeri ise bu hayatta ilk güvendiği kişiyi kaybeder. Güven ve yarım kalma hissini ayakta tutan kişi abileriydi. Umut ölmüştü... Gidişiyle renkler kaybolmuştu. Sesler, şarkılar onun ölümüyle yok olmaya mahkum edildi. Kan kırmızısına boyanmış hayatlar... Geçmişin tozlu sayfalarına karışan bir çocukluk. Yıllar sonra abisinin yarım kalan hayalini gerçekleştirmek için kendi hayallerinden vazgeçerek savaş pilotu olan bir kadın.Hayat onu hiç beklemediği bir yere savurur. Abisinin katili olan kişilerin arasına... Çocukluğunu yaşamayan bütün çocuklara...
KARANLIĞIN ORTASINDA TEK BAŞINA por carmenette
carmenette
  • WpView
    LECTURAS 53,572
  • WpVote
    Votos 2,325
  • WpPart
    Partes 8
Hayata nasıl geleceğimizi, neyin ortasına düşüceğimizi bilemiyorduk. Adımlarımız karanlığa değdiğinde, umut mu yoksa kâbus mu gelecekti? İrâ, Korvurallar'ın ilk ve tek kızıydı. Gözlerini karanlığa açmış ve devamında da hep karanlık görmüştü. Ailesi karanlığın en dibinden geliyordu. İrâ doğdu doğalı hep kısıtlanmış, hep eğitim görmüştü. Zaman geçtikçe duygularını kaybetmiş ve kalpsizleşmişti. Ama İrâ'nın içinde hâlâ bir kıvılcım vardı; öyle gizli, öyle derin ki, ne ailesi ne de eğitimleri onu tamamen söndürebilmişti. O kıvılcım, yalnızca gecenin en sessiz anlarında, yıldızların bile kaybolduğu yerde parlıyordu. Bir gün, o karanlık duvarlar arasında, İrâ beklenmedik bir fısıltı duydu; ne düşmanından ne de dostundan geliyordu bu ses-kendi ruhundan yükselen bir çağrıydı. Ve o çağrı, onu sadece kendi içinde değil, dünyada da yeni bir yolculuğa sürükleyecekti. Ama bu yolculuk, sadece İrâ'nın değil; karanlıkla aydınlığın, sevgiyle nefretin, geçmişle geleceğin de çatışması olacaktı.
KASATURA | Yarası Keskin por Draculessa
Draculessa
  • WpView
    LECTURAS 1,693,490
  • WpVote
    Votos 71,609
  • WpPart
    Partes 38
Zergül, doğuştan topal bir kızdır. Hizmetçilik yaptığı evin lideri Kılıç Şahbazoğlu ile çocuk doğurmaya dayalı anlaşmalı bir evlilik yapar. Birbirlerinden nefret eden iki kalp fakat bir o kadar tutkuyla sarmalanan iki bedenin hikayesi.
HUTAME: Kül por hazalaba
hazalaba
  • WpView
    LECTURAS 786,666
  • WpVote
    Votos 32,665
  • WpPart
    Partes 24
Bir cinayete tanıklık ettiğinizi ve eski sevgiliniz tarafından kaçırıldığınızı düşünün. Peki ya eski erkek arkadaşınızın, dünyaca aranan ancak bir türlü bulunamayan o katil çetesinin lideri olduğunu öğrendiğinizde ne yapardınız? "Bizim isimlerimiz olmaz. Kimliksiz, kimsesiz ve kimseyiz. Bize nasıl sesleneceğini sen belirlersin. Kurbanlarımız, müşterilerimiz ve en önemlisi başımız belirler." Bazı gerçekler sen ne yaparsan yap acıtır. ... Kadere inanmazdım onu görene kadar. Yanlışlara güvenmezdim onu tanıyana kadar. Bizim hikayemiz aşkla başladı. Nefretle kuşandı Kanla devam etti. ....... Katil, tanığını görmüş dahası yeni kurbanını seçmişti.
VUSLAT  por buskrdnz
buskrdnz
  • WpView
    LECTURAS 496,359
  • WpVote
    Votos 29,804
  • WpPart
    Partes 22
"Ben..." diye kekeledim avcumun içinde tuttuğum künyeyi bırakıp geriye çekilmeye çalıştığımda. "Asya," diyerek tuttu elimin üzerini. Künyesini tutan ben, benim elimi tutan Yavuz'du şimdi. "Sen de hissediyor musun?" "Neyi?" dedim kısık çıkan sesimle. "Bunu," dedi bakışlarını ikimizin arasındaki zaten çok az olan boşlukta dolaştırarak. "Çekiliyorum sana, görmüyor musun? Elim uzak dursa gözlerim, gözlerim uzak dursa nefesim karışıyor sana." Cevap veremedim ancak bir cevap beklediği de söylenemezdi. İkimizde aramızdaki bu çekimi hissediyorduk. Yoksa ne ben durduk yere onun kafasını karıştırırdım ne o benim. Ortada söze dökülmemiş saf duyguların gücü hakimdi ve biz o an buna boyun eğdik, kabullendik. "Yavuz..." diye fısıldadım adını. Kara gözleri nasıl bu kadar aydınlık olurdu aklım almıyordu. "Doğru söylüyormuşsun." O neyi der gibi bakınca avcumun içinde tuttuğum künyeyi daha sıkı kavradım. Sanki tenimi yarsın, kanıma karışsın istercesine. "Karışanın yalnızca kafam olmadığını..." Künyeyi asıldığımda aramızda kalan o küçücük boşluğu da yok ettim ve hiç düşünmeden benim için aralanan dudaklarının arasına sızdım.