vezinnal0
- Reads 15,067
- Votes 1,144
- Parts 27
"Ben sana kibar cümleler kuramam Lalin. Ben sana taparım,ben senin için adam vururum,ben seni omuzlar o ormandan çıkartırım...Ama konuşmayı bekleme benden. Benim lisansım bu."
Bir tarafta motor yağı ve ter kokan bir geçmiş, diğer tarafta parfüm ve ihanet kokan bir gelecek.
Kârun için Lalin, altı yıl önce dükkanının kapısından çıkan o son umuttu.
Kârun Şahkaran; ruhu alevlerle mühürlenmiş, merhameti bir yangında bırakmış, soğuk ve kusursuz bir canavar. O, yıkmak için yaratılmıştı; ta ki kurbanı olarak seçtiği kadının, aslında tek ibadeti olacağını anlayana kadar.
Diğer tarafta Lalin Sırmahan. İsmi gibi parlayan, naif ama bir o kadar da ateşe yakın. Kârun'un nefret ettiği bir soyadının tek varisi, ama aynı zamanda onun karanlığındaki tek ışık.
Kârun, Lalin'e bakarken sadece bir kadını görmüyordu; o, diz çöküp tapınacağı bir ilahı, her hücresine hükmedeceği bir mülkü ve geçmişinden gelen o sızlayan yaranın tek ilacını görüyordu. Bu, sıradan bir aşk hikayesi değil; günahın ve tutkunun, nefretin ve sadakatin en karanlık tonuyla yazılmış bir devrin kapanışıdır.
Bu, sadece bir aşk hikayesi değil; bir adamın kadınına duyduğu hastalıklı bir tapınma, bir kadının ise karanlıkta bulduğu tehlikeli bir yuva.