güldenin kirapları
16 stories
Asalak Fenomen by mervegnr_
mervegnr_
  • WpView
    Reads 4,532,528
  • WpVote
    Votes 359,900
  • WpPart
    Parts 59
Sivri diliyle eleştiri videosu çekip paylaşan Feyza Soysal'ın bu sefer hedefinde; işine karışılmasından hazzetmeyen kalp ve damar cerrahı Merthan Özkan vardır! ** "Bir sorun mu var?" dedi Merthan, başını hafifçe oynatarak. Feyza ona bakmak yerine odadaki diğer doktorlara baktığında Merthan, iki kaş göz hareketiyle onları odadan çıkardı. Feyza onlar odadan çıkana kadar bekledi. Çıktıklarında ise sinirle "Ne gibi bir sorun olabilir ki?" dedi. "Herkes gözlem yapmaya gelip kan aldı ama sadece ben gözlem yapmak için gelmişim gibi, kan almak isteyince 'gözlem gözlem,' deniliyor." "Boş versene, hemşire olmayacak mısın sen? İki yıl sonra istemeyeceğin kadar kan alırsın." "Olsun, herkesin neden gerisinde kalmak zorundayım? Bana haksızlık yapılıyor!" Merthan onun sinirini pek dikkate almadı, hatta belki de çocukça buldu. Feyza buna daha çok sinirlenerek "Ve bunda senin de suçun var!" diye gözlerini ona dikti. "Ben ne yapmışım?" "Yapmıyorsun işte. Haksızlığa göz yuman da haksızlık yapan kadar suçlu değil mi?" Merthan çayını bitirip masanın üzerine koydu, sonra sırtını doğrultarak "Tamam," dedi. "Git malzemeleri al, odama gel." 03.07.2019
SİYAH MÜREKKEP by idontwannasaye
idontwannasaye
  • WpView
    Reads 194,267
  • WpVote
    Votes 38,009
  • WpPart
    Parts 44
Bir kış günü başladı hikayeleri. Hava kasvetliydi. Bir not vardı ortada cama acı nefesinin buğusuyla kazınmış. Bir de gözyaşları onu süsleyen. Hem gülerken hem ağlamak. Koşarken yorulmakta vardı. Yolun sonu uçurumdu, evet. Karmen o uçuruma koştu. Uçurum gül bahçesiydi. Düşünce binlerce dikenin batacağını bile bile koştu. Adal kendini dipsiz bir kuyuya bıraktı. Binlerce ses "Gitme." diye yalvarırken bir tanesine uzattı elini. Dikenler acımasızca saplanıp kanatırken onları, gözyaşları dökülürken sonlarının iyi olmayacağını biliyordu, Karmen. Koştu, nefesi tükendi. Ağladı, gözyaşlarıyla meydan okudu "Erkekler ağlamaz." sözüne. Kalbi, hızını arttırdığın da duracak sandı. Ve işte bu onların hikayesi... "Bir kız var. Ölüm gibi..."
KİMSESİZLER MATEMİ. by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 13,852,323
  • WpVote
    Votes 895,023
  • WpPart
    Parts 69
Safir Mila Safkan, şu an olduğu yaşından çok daha ufakken, hayatının taşlarını yerinden oynatan bir olay yaşar ve kendini ansızın, yetimhanenin soğuk duvarları arasında kimsesiz bulur. Sahip olduğu şeyler, her ne yaşarsa yaşasın iyi kalan kalbi ve tutkuyla bağlı olduğu dansıdır. Kalbi yalnızca bir tek şey için, bale için çarpar. Ta ki ikincisini bulana kadar. Hazer Han'ı. Dans seçmelerine gittiğinde, kendisini seçen bu adamın gözetimi altında dans etmeye, müzikali kazanma hedefiyle bir kelebek gibi kanat çırpmaya başlar. Fakat, sahip olmayı istediği tüm bu başarıların yanında, ona başka bir hediye kılınmıştı. Aşk. Kendi kalbi kadar hassas, nazik bir kalp, Mila'ya yaklaştığında, bu zamana kadar koruduğu tüm savunmaları yavaşça yerle bir olur ve aşk, arzuyla, bedeninde dans eder. •yetişkin içerikli sahneler mevcuttur•
SERZENİŞ (KİTAP) by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 15,946,326
  • WpVote
    Votes 193,794
  • WpPart
    Parts 13
Hiçbir günah kefaretini unutmaz. Hiçbir kirli sır gecenin nezaretinde tutuklanamaz. Geleceği ellerinden tek gecede koparılan bir adam, öleceğini bilse dahi sessizliğin kanatlarına sığınmaz. İki karanlık gecenin iki büyük suça gebe kaldığı ve iki yabancı ruhun birbirine körkütük düğümlendiği acı bir hikâyenin içindeyim. O iki yabancı ruhtan biri benim. Ve ben bir zamanlar, yolunda giden bir hayata sahiptim. Bir gün o çıkageldi ve içinde sadece doğruların olduğu dünyamı yanlışlarıyla altüst etti. Gözlerime bir kez bakması bile beni düşürmeye, düştüğüm yerde darmadağın etmeye yetti. Beni tehditlerle örülü bir kafese hapsetti, o kafesin kilidini ve anahtarını elime verdi. Gitmek de, kalmak da senin seçimin dedi. Ama ne kalabildim ne gidebildim. Yalnızca bekledim. Benim de onu düşüreceğim bir gün elbet gelecekti ve ben intikam almayı severdim. O gün geldi. Bir leyl vaktinde, ay gecenin koynunda dalgalanırken, hakikati sırtından vurdu kirli parmakları. Artık bu saçma hikâyemizde bizden başkaları da vardı. Zaman aktı... Kendiliğinden kırıldı hapsolduğum kafesin kapakları. Dışarıya adım attığım an hislerim pervasızca tökezledi. Zira sevdayı puslu gecelerde yüreğime kazıyan adamın ruhu artık içime işlemişti. "Haklıymışsın," dedi beni öldürmek ister gibi. "Senin hikâyenin esas adamı ben değilmişim."
Çiçekler ve Yasemin  by SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    Reads 844,170
  • WpVote
    Votes 104,236
  • WpPart
    Parts 25
Yasemin, kendine ait dünyasında ona bu dünyayı veren birçok dostuyla beraber yaşayan, kalbi yaralı ama yaralarından en güzel çiçekler inşa eden bir kızdır. Sonra biri çıkar gelir. Yaralardan inşa edilen o çiçeği görür. Koparmaya kıyamaz, koklamaya da. "Yasemin," der. "Çiçeklerin en güzeli."
Mürekkebe Boyanan Sardunya | Raflarda by SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    Reads 11,891,145
  • WpVote
    Votes 755,144
  • WpPart
    Parts 64
Sevgi acıtır, öp yaralarımdan belki sana da bulaşır.
NOTANIN ERVAHI (Kitap oldu) by SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    Reads 6,676,949
  • WpVote
    Votes 504,562
  • WpPart
    Parts 62
''Şeytanın bileklerinde saklıdır belki de insanlığın rehberi zira böylesine bir insanlık yalnızca ondan öğrenilmiş kadar kötü olabilirdi.'' Her şeye rağmen yaşamaya devam etti çünkü yaşaması gerekti. İdealleri uğruna, hiçe sayılmış ruhu uğruna ve yıkık dökük bir harabeyi andıran kalbi uğruna. Ellerinden alıp ellere verdikleri hayatını tırnaklarının uçlarıyla kazanmak pahasına yaşamak zorundaydı. Ve yaşadı. Çok acıdı, çok acıttı belki ama bir gün o acı bir başkasına karıştı. İşte bu sefer ikisi birden yanmaya başladı. Farklı notalarda tek bir ritim oldu, çünkü artık kalpleri aynı şarkıyı söylüyordu. Bu onlara aitti ve onlar susana kadar bu şarkı hiç bitmeyecekti.
SİL BAŞTAN  by emircansekerr
emircansekerr
  • WpView
    Reads 309,342
  • WpVote
    Votes 38,649
  • WpPart
    Parts 54
"Aşkın içinden mi cinayet doğar? Cinayetin içinden mi aşk?" • • • İsteksiz bir şekilde hızlıca yemeğimi yedikten sonra, "İyi geceler baba, ben odamdayım." dedim ve merdivenlere yöneldim. "İyi geceler oğlum, sabah okula geç kalma." Ses çıkarmardan odama çıktım. Annemin fotoğrafını elime alıp, kulaklıklarımı taktım ve kendimi şarkının huzurlu ritimine bıraktım. Gözlerim perdemin aralığından dolunaya takıldı. Yarın okulda ilk günümdü. Evet, hem tatilden sonraki ilk günüm hemde bu okuldaki ilk günüm olacaktı. Pek de heyecanlı sayılmazdım, zaten insanlarla muhabbete girip konuşan. Şen, şakrak birisi değildim. Eski okulumda da pek fark edilen biri değildim. Arka sırada tek başına oturan, belki sınıfın, bir çoğunun varlığımdan habersiz olduğu bir çocuktum. - Can her şeyden habersiz, hayata sil baştan başladığını sanarken kötü şans peşini asla bırakmayacak... Her şeyin kanla mahvolacağından habersiz! • • • HADİ BİR AN ÖNCE İLK BÖLÜME BAŞLAYIN BAĞIMLISI OLACAKSINIZ! İyi okumalar güzel yıldızlarım. 💫
UĞULTU II -Sil Baştan by hilal-s
hilal-s
  • WpView
    Reads 21,982
  • WpVote
    Votes 221
  • WpPart
    Parts 10
Hikaye yeniden başlıyor! Birinci kitapta Jack ile Olivia zorlu bir süreçten geçerken , bu kitapta onları neler bekleyecek? İlişkileri hep inişli ,çıkışlı olan Jack ile Olivia'nın burada devam ettirmeleri mümkün mü? Final kısmında kimi ölürken, kimi cehenneme yollanmıştı. Peki burada kim yaşıyor? Kimler geri döndü? Kimler öldü? İşte bu soruların cevabı Sil Baştan kitabında ! Şunu söylemeliyim ki, bu sefer hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. "Olivia şu çocuk niye sana bakıyor?" "Bilmiyorum ama, sanırım beni takip ediyor." ●UĞULTU'nun devamıdır● ●Tüm Hakları Saklıdır● ●"Hakuna Matata"●
Uğultulu Tepeler by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 58,181
  • WpVote
    Votes 3,240
  • WpPart
    Parts 34
İngiltere'de XIX. yüzyılın ikinci yarısı, "Victoria Dönemi" olarak adlandırılan bu dönem, orta sınıfın yükselişini, gösterişli yaşamların moda oluşunu simgeler. Brontë kardeşler, kadının edebiyatla uğraşmasının hoş görülmediği bu yıllarda, önce bir erkek kimliğiyle şiirler, sonra kendi adlarıyla klasikler arasında yer alacak üç önemli romana imza atmıştır. Emily Brontë 1848'de öldüğünde dünya edebiyatının en güzel romanlarından birini, Uğultulu Tepeler'i bırakmıştır ardında. Bu Victoria dönemi romanı, kimine göre dünyanın gelmiş geçmiş en büyük aşk romanı, kimine göre her okunuşunda değişik tatlar veren çağlar ötesi bir eser, ya da insanın içine işleyen bir anlatımla dile getirilmiş uzun bir şiirdir. Ölümünden bir yıl önce bitirdiği Uğultulu Tepeler'deki kişilerin yalnızca hayal ürünü kişiler olmadığı, Brontë'nin çevresindeki gerçek kişilerden derin izler taşıdığı da bir gerçektir. Sevgi, kin, nefret, öç alma tutkusu gibi güçlü duygularla örülü bu gençlik öyküsü, patladı patlayacak bir cinsellikle doludur. Daha otuz yaşındayken veremden ölen, son derece duyarlı, hiç evlenmemiş bu genç kadın yazar, tüm canlılığıyla bu romanda vardır. Okuyanın yaşına, deneyimlerine ve duyarlılığına göre değişkenlik gösteren, farklı zamanlarda okunduğunda değişik tatlar veren, tekrar tekrar okuma isteği uyandıran bir başyapıt.