DicleArli3 adlı kullanıcının Okuma Listesi
14 stories
ESİR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,716,806
  • WpVote
    Votes 509,023
  • WpPart
    Parts 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.
VERA İLE VAHA by kariabenam
kariabenam
  • WpView
    Reads 7,892,296
  • WpVote
    Votes 361,615
  • WpPart
    Parts 61
!!! +18 "Geçmişin bana ait," dedi ve kulağıma yaklaşarak fısıldadı. "İstesen de beni unutamazsın." Geçmiş can yakar. Yıllar sonra karşılaştığında bile. Fakat madalyonun iki yüzü vardır. Her şey çok güzel olabilirdi; onu tekrar görmeseydim. Henüz gençliğinin baharındayken, sevdiği adam tarafından acımasızca dünyası başına yıkılan Eylül'ün ölmekten başka hiçbir planı yoktu. Gözünü kapatıp teslim olduğu adam olan Vaha, onu bir başına ve yüzüstü bırakıp gitti. Yaşadıkları anların hepsinin acı bir hatıraya gömüldüğünü dehşetle izledikten sonra ardı ardına darbe aldı. Annesinden, babasından, ağabeyinden... Bir zamanlar deli gibi sevdiği Vaha, tüm hayatını ellerinden çalmıştı. Uykusunda gördüğü dur durak bilmeyen kabuslarla, uyandığında umutsuzluğun beslediği ruhunu huzura kavuşturmaya kararlıydı. Ta ki dünyanın en kibar ve anlayışlı adamı olan Özgür'le tanışana dek... Eylül, uzun yıllarının ardından onu unuttuğunu sanıp yeni hayatının taslağını çizdikten sonra Vaha ile tekrar karşılaşır ve fitilin ucu ateşlenir. Çaresiz, umutsuz ve bir o kadar da yasak aşkın pençesine girmemek için birbirlerini mahvetmek pahasına ikisi de mücadele eder. Eylül'ün doğru sandığı yanlışları tokat gibi yüzüne çarparken, gerçekler onu dipsiz bir kuyuya atar. Fakat yazgının kesin çizgisinden çıkmak ne kadar mümkün olabilirdi ki?
Alice Kötüler Diyarında by maviliyazar__
maviliyazar__
  • WpView
    Reads 183,568
  • WpVote
    Votes 15,159
  • WpPart
    Parts 22
"Kötü çocukları sadece salak ve saf kızlar sever," Gözlerimi büyük bir zevkle önümde elleri kolları sandalyeye bağlı üzerindeki gömleğin tüm düğmeleri açılmış ve alnına düşen kıvırcık saçlarının altından gözlerini bana dikmiş ve bir aslanın avını izlemesi gibi tehlikeyle beni izleyen adamda gezdirdim. Bir adamın gözleri nasıl tehlikeyi simgeleyebilirdi? "kötü kızlar, kötü çocukların ulaşılmazı olur," elimi onun yaslandığı sandalyenin üzerine koyup gözlerine baktım. O da büyük bir dikkatle gözlerime bakıyordu, gözleriyle beni tehdit etmeye çalışıyordu. "Kötü ve zeki kızlar, kötü çocukları kendilerine aşık ederler." gülümseyip tek dizimi araladığı bacaklarının arasındaki boşluğa yaslayıp boştaki elimi çenesine yaslayıp baş parmağımı alt dudağının üzerinde gezdirdim. "Dikkat et Vâlâ sakın bana aşık olma..." yüzümü onun yüzüne yaklaştırdım. "Çok üzerim." Tüm kötülükler, bir dönüm noktasıyla başlardı. Ve her şey, bir kızın gözlerini dünyaya açmasıyla başladı. Şüpheli bir yangın ve yangında, alevlerin arasına doğan minicik ama her şeyi darmaduman eden bir bebekti o. Güzel gözlerinin gördüğü ilk şey annesi değil alevlerdi ve aldığı ilk nefeste duyduğu koku annesinin şefkat kokan kokusu değil is ve kül kokusuydu. Hayatı klasik bir maratonda ilerleyen ve karanlık bir havası olan Alis'in hayatı ansızın gelen bir haberle tepetaklak olur. Yeni hayatına adapte olmaya çalışırken de bu kez yolu bambaşka biriyle, Vâlâ'yla kesişir... Alevlerin ve ateşin kızı olan Alis, kötülüğün kraliçesi tacını takar... Alis bu kez bir tavşanın peşinden harikalar diyarına değil, Alis bu kez gizemli bir adamın peşinden kötüler diyarında buluyordu kendini ve bu kez kötü kraliçeyi tahtından etmiyordu, kötü kraliçenin tahtına oturan o oluyordu. İntikam, ihanet, ihtiras ve aşk... Hepsi bir arada
MASKELİ KIZ by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 531,340
  • WpVote
    Votes 57,895
  • WpPart
    Parts 47
Kendi geliştirdiği bir uygulama sayesinde insanlara ulaşıp para karşılığında her türlü işi yapan, bu sayede şehir efsanesine dönüşen MK'nın yeni işi ünlü iş insanı Alaz Demiray'ın iş dünyasında yaptığı tüm yolsuzlukları ortaya çıkarmaktır..
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,822,042
  • WpVote
    Votes 192,990
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
Mühür by liflimandalinaa
liflimandalinaa
  • WpView
    Reads 4,287,347
  • WpVote
    Votes 256,466
  • WpPart
    Parts 76
Mühür taşı gerçek mührüne kavuştuğunda kıyamet kopmalıdır. Her kıyametin sonunda, yitirilen hayatlar olur. Bu şeref hangimize ait? •Parmağımı dövmesinin çemberinde dolaştırdım bir tur. "Hissediyor musun?" diye sordum acıyla. "Tam burada kocaman bir işaret var." Cesur konuşsa damga derdi büyük ihtimal. Ya da lanet. "Görmüyorsun ama hissediyorsun. Tam burada. Seni sarıp sarmalayan bir ip." Diğer elim Cesur'un kolundan aşağı kaydı ve parmaklarım parmaklarına dolandı. "Her şeyi birbirine bağlayan bir ağ," dedim dövmesine hayranlıkla bakarken. "Tıpkı benim gibi." • Not: Merhaba! Eğer sağlıklı bir ilişki arıyorsanız bu hikaye size göre değil. Bu hikayede toxic bir ilişkideki iletişimsizliği ve bu iletişimsizliğin sonuçlarını göreceksiniz. Sabrınız için teşekkürler, keyifli okumalar.
SARMAŞIK(KİTAP OLDU!) by CUPRAA
CUPRAA
  • WpView
    Reads 662,932
  • WpVote
    Votes 41,328
  • WpPart
    Parts 54
"Hiç ölmek istedin mi?" Beklemediğim bu soru karşısında ilk önce şaşırmış sonra kıkırdamıştım. "Neden güldün?" Oturduğum yerden kalkıp eğilerek reverans yaptım. "Karşınızda defalarca intihara kalkışan bir kız var bayım." Suratı ifadesizdi fakat umursamadan yerime oturdum. "Neden hala yaşıyorsun?" "Birazı acemiliğime geldi, birazı kurtarılmışlığıma." Bu ikilinin aşkını ve acılarını okurken, kaderin cilvesinin sahiden de bu kadar merhametli olup olmayacağını merak edeceksiniz. Aynı kadere içinizden küfürler de etmek isteyeceksiniz. Bu hikaye herkesin kendinden bir parça bulacağı ve hayatı sorgulatacağı izler taşıyor, Eylül'ü okurken kendinizi sevecek, kendinizi teselli edecek, belki de kimsenin göremediği yaralarınızı onunla birlikte selamlayacaksınız. Kitabın tüm hakları noter onaylıdır, kopyalandığı taktirde yasal işlem başlatılacaktır. © Tüm Hakları Saklıdır. | ©All Right Reserved. Tarafım dışında kopyalanamaz, çoğaltılamaz, paylaşılamaz.
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,377,191
  • WpVote
    Votes 2,252,762
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
YABAN  by papatyakorusu
papatyakorusu
  • WpView
    Reads 4,677,527
  • WpVote
    Votes 260,520
  • WpPart
    Parts 61
<Güzel sevmek üzerine bir hikâye... > - Yaş farkı vardır- Mahalledeki gençler olarak uzak tavırları, suskunluğu, sert mizacı sebebiyle aramızda onun adı "Yaban"dı. Beş yıl sonra mahalleye geri döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Özellikle benim için. * (Nisan 2021)