Okunacak
4 histoires
POLİS VURGUNU par mirayyenerr
mirayyenerr
  • WpView
    LECTURES 771,074
  • WpVote
    Votes 34,427
  • WpPart
    Chapitres 55
"Yemin ederim ölüyorum sana Asu. Bitiyorum. Tükeniyorum sana bakarken." diye fısıldadı yakarır gibi. "Öyle ince işlemişsin ki aklıma-" Avuç içleriyle iki yandan şakaklarına vurdu, acısıyla ben sızladım. "Deliriyorum bu teslimiyetle... Gözlerimin gördüğünü kalbim öyle derin kazımış ki içine, her atışında aldığım nefes de geçirdiğim ömür de sen olmuşsun ben bunu çok iyi anladım..." * Asuman, hayatını kökten değiştirecek o dehşet verici kazayı yaşadığında ömrünün geri kalanının kader tarafından baştan yazıldığından habersizdi. Aksel ise pusulasının ibresinin yönünün şaştığını fark ettiğinde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordu. O gece çarklar yeniden döndürülmüş, terazi dengesi bozulmuş ve aşk kaçınılamaz bir döngü içinde yeniden var olmuştu. Henüz kendilerinin bile haberleri olmadığı ve görünmez bağlarla bağlanan kalpler, aynı anda atmaya başladığında tek nefeste bütünleştiklerini gören kader usulca gülümsemişti. Ve aşk, hiçbir engele izin vermeden bu savaşın üstesinden gelerek en büyük galibiyetine imza atmıştı. ... Yetişkin içerikli sahneler mevcuttur. 🖇 Kapak tasarımı kitapkurdululu'ya aittir. Kitabımın çalınması veya kopyalanması durumunda yasal işlem başlatılır!
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK par bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURES 10,156,513
  • WpVote
    Votes 567,163
  • WpPart
    Chapitres 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Rivayetler Mahzeni. par Melisagnnc
Melisagnnc
  • WpView
    LECTURES 1,629,759
  • WpVote
    Votes 96,761
  • WpPart
    Chapitres 37
O gece bir sır düştü okyanusa, sır çarptı kayalıklara, kayalık ezdi büsbütün her şeyi ve sonra her şey esrarengiz bir şekilde başladı. O gece zihninden tüm benliği bir kalemle silip atıldı, ne geçmişine dair ne de kendisine dair hiçbir şey hatırlamıyordu. O gece derin bir bataklığı andıran adam geldi ve onu geleceğinden tutup geçmişe sürükledi, sürükledikçe karanlık bir boşluğun içinde sallandı. Sonra... Sonra, Derin bir tutku yılan gibi sarıldı bedenlerine. İç içe geçmiş bir zincir gibi ne kopabildiler ne de bir bütün olarak paslanmadan kalabildiler işte bu onların arasındaki âşkın basit bir betimlemesiydi. "Cinnetimin içindeki akıl hastanemsin sen benim." ❄⛓
+16 autres
ÜÇ VAKTE KADAR par NurAkyol123
NurAkyol123
  • WpView
    LECTURES 35,388
  • WpVote
    Votes 4,568
  • WpPart
    Chapitres 36
Sevgili Rapunzel, Saçların upuzun olmasaydı ve hapsolduğun kuleden aşağı sarkıtasamaydın onları... Nasıl ayrılırdın o yüksek kuleden? Ya sesin çok çirkin olsaydı ve Prens duyar duymaz uzaklaşsaydı... Nasıl kaçardın, kurtulurdun cadının elinden? Masallara da mucizelere de inanırım. Ancak prenslere inancım neredeyse sıfır. İlk görüşte aşka da aynı şekilde... İyi olan her şey neden bu kadar ulaşılmaz, uzakta? İyilerin ve yakışıklıların tükendiği bu dünyada bize mızmız kardeşler düşmek zorunda mıydı?