🦋
2 story
ANTONİM на miyysena_
miyysena_
  • WpView
    Прочтений 379
  • WpVote
    Голосов 61
  • WpPart
    Частей 6
Kendini bildiğinden bu yana insanların düşüncelerini okuyabilen Serçem, bir gün en sevdiği yazarın söyleşisine katılır. Her şey o ana kadar normal olsa da o söyleşide normal olmayan iki kişi vardır. Deniz Maraz, dünyaca ünlü cinayet romanı yazarı ya da ona Kuzgun Maraz mı demeliydik? Her şey o ana kadar normal olsa da Serçem'in gecesinde bir cinayete tanıklık etmesiyle her şey alt üst olur. O güne kadar her şey normal görünüyordur ama belki de bazı şeylerin normal gözükmemesi gerekiyordur. "Kuzgun mu?" Polis arabasının mavi kırmızı ışıkları bulunduğumuz sokaktaki sarı sokak lambasına yardım etmeye başladıklarında Deniz bir kez gözlerini kapatıp açtı. "İyiliğin için konuşuyorum artık," dedi fısıltı şeklinde çıkan sesiyle. "Bu gece yaşanmadı."
DÖNENCE на miyysena_
miyysena_
  • WpView
    Прочтений 24,661
  • WpVote
    Голосов 3,518
  • WpPart
    Частей 24
Henüz bebekken evlatlık verilen Sare Yılkı bunu bilmeden yıllarca zor bir hayat yaşar. Üniversiteyi kazanmasıyla kendine yeni bir hayat kurmak için ailesinden tamamen ayrılır ve Ankara'ya yerleşir. Yeni bir hayat kurmak ister evet ama geçmiş, boynuna çöreklenmiş zehirli bir yılandır. Bir gün geçmiş üst katına bir adam yollar. İşte Dönence'nin notaları ilk o gün yazılır. Bu adam aslında onun hayatına gerçek ailesi tarafından sokulmuş biridir. Bir oyun kurulur. Her şey hesaplanır, sonu bellidir ama bu oyuna beklenmedik bir şey dahil olur; sevda. Her şey bir gece Sare'nin kapısına bırakılan paketle başlar ve Dönence o eski gramofondan tüm Ankara'ya yayılır. Şöyle der Barış Ağabey, "Gün çoktan döndü burada ve ben, simsiyah gecenin koynunda yapayalnız bekliyorum." Zihni ikiye bölünmüştü. İkileme düşmediği tek bir şey varsa o da vicdanıydı. Vicdan mahkemesi bu hayattaki en zorlu mahkemeydi. Sanığı sendin, maktulu sendin. Avukatı, savcısı ve belki de en zoru hakimi sendin. İki amaç uğruna bu yola çıkmıştı; ilk amacı duyduğu andan itibaren ona çok kutsal gelmişti. Ondan birinin canının korunması istenmişti. İkinci amaç ise duyduğu andan itibaren onu dehşete düşürmüştü. Ondan birinin canının alınması istenmişti. Bu eller ya bir can koruyacaktı ya da bir can alacaktı. İşte onun vicdan mahkemesi de böyle başlamıştı. "Geçmişim başka insanların ellerine tutuşturulmuş bir fotoğraf makinesiyle çekilmiş bir fotoğraftı, geleceğim ise benim ellerimde olan bir makineye aitti. Bir fotoğraf değil, birçok fotoğraftı. Acıyla bakan bir yüz değil, kendinden emin genç bir kadındı." ••• Kapaktaki katkılarından, hikayemde hep yanımda oluşundan ve desteğini hiç esirgememesinden ötürü canım kuşum, egmiS Gogh'uma çok teşekkür ediyorum.