aleda
7 stories
Bir Deli Rüzgar  by maviliyazar__
maviliyazar__
  • WpView
    Reads 3,164,222
  • WpVote
    Votes 193,629
  • WpPart
    Parts 94
İlk bölümler düzenlenmeye başlandığı için şimdilik kaldırılmıştır ama sadece "şimdilik." Bomba gibi geri döneceğiz. (Kitap her şeyiyle beraber -kurgu, olaylar, karakterler vs- her biri Mavili Yazar'a aittir. Çalınması, esinlenilmesi, kopyalanması durumunda direkt olarak yasal işlem başlatılır.)
GÜZ ESİNTİSİ by burcinsaridogan
burcinsaridogan
  • WpView
    Reads 816,385
  • WpVote
    Votes 12,598
  • WpPart
    Parts 5
Bir gecenin sabahında soldu gençliğim. Bir gecenin sabahında, açık yaramdan değil yaralarıma merhem diye bildiğim nefesinden vuruldum. Bir gecenin sabahında, on üç yaşındaydın; on yedi yılın ağırlığını küçük ellerinle gözlerinin kuyusuna gömdün. Ellerinde kanlı bir yazma, annenin kokusu kalbinin yarasında... Sen bilmezsin, ölü çocuklar büyümez. Sen bilmezsin, ölü kadınlar konuşmaz. 🕊 Yetişkin İçerik Başlangıç tarihi: 30 Kasım 2018
KALBİMDEKİ KIYAMET by nefes_b
nefes_b
  • WpView
    Reads 52,620
  • WpVote
    Votes 4,096
  • WpPart
    Parts 23
Gözen Sözer, hayat kavramında mutlu olmayı çıkardığında 20 yaşındaydı. Komada yatan bir abi ve arasındaki bağın kopma noktasına geldiği ikiz kardeşiyle savrulup durmuştu. Hayat onu hiç bilmediği bir mahallede, tanımadığı insanların arasına soktuğunda neler yaşayacağını tahmin etmiyordu. Ahmet Destan Affan, mahallenin abisi, aşık olacağı en son ama en doğru adamdı. "Sadece seni korumak istemiştim." Dedi dalgın dalgın. Dilim az önceki cümlesinden dolayı lal olmuş durumda olduğu için nasıl konuşacağımı bilmiyordum. Öylece zihnime kazıdığım yüzüne bakıyordum. Alayla gülüp karşı duvarı izlemeye devam etti. "Nasıl korumaksa, yaptığım tek şey seni kendimden uzaklaştırmak oldu." "Ben uzaklaşmadım." Ben hiç sana yakın değildim ki Destan. "Doğru, uzaklaşmadın çünkü hiç yakın olamadın bana." İçimden geçenleri onun dillendirmesi yüzümü buruşturmama sebep olmuştu. Sesli duyduğum gerçek hiç hoşuma gitmemişti. "Neden yakınımda değilsin Gözen?" BU KİTAP YAŞI KÜÇÜK OLAN OKUYUCULARA UYGUN DEĞİLDİR. İki farklı insanın tek bir yola düşmesi. Aşk beklenmedik acı ise muntazar olandı. GÖZEN SÖZER & AHMET DESTAN AFFAN
Yeldeğirmeni Mahallesi by duyguzlha
duyguzlha
  • WpView
    Reads 936,072
  • WpVote
    Votes 36,228
  • WpPart
    Parts 25
"Tam on üç yıl önce bugün kendimden yaşça küçük bir kızın beni öpmesiyle kalbim mühürlendi benim." "Bir kenarda günden güne güzelleşerek serpilerek büyümesini bekledim.O öylece her şeyden habersiz büyürken ben her gün sevdamın altında küçüldüm.Bu aşkımdan utanmaktan değildi.Küçüktün be kızım.O kadar kırılgandın ki bu yüzden sustum.Aklını bulandırmak istemedim.Gün olurda başkasını seversen diye her gün kendimi hazırladım." Bardağını getirip elimde tuttuğum ancak içmeye cesaret edemediğim bardağımın altına yavaşça vurdu.Bunun anlamını biliyordum. "On üç sene oldu.Çocukluğumu gençliğimi yoluna sereli tam on üç sene oldu.Sevdamın yanlış olduğunu düşündüğüm dönemler de bile gözüm senden başkasını görmedi.Senin de gözlerin beni." Cesaret benim yaptığım mıydı?Sayılırdı ancak senden haberi bile olmayan bir çocuğu senelerdir sevmek çok daha büyük cesaretti. "Hikayeye göre adam,kadını çok seviyor, sevdikçe ruhu büyüyor,ruh eve sığmıyor." ** Mahalle kurgusudur! 15.05.2020'' ** Okuyucuma! Şiir diye Bir ömür tüketerek yazdıklarım İki saatte okunuyor Bundan ucuz ne olabilir Havadan başka? Erdem Bayazıt
AĞAÇKAKAN by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 7,474,160
  • WpVote
    Votes 322,548
  • WpPart
    Parts 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***
EFLÂL | RAFLARDA by idelirukiye
idelirukiye
  • WpView
    Reads 13,929,366
  • WpVote
    Votes 292,890
  • WpPart
    Parts 29
🥀 "Geçmiş, bazen mutlu bir anı bazen acı bir tebessüm. Bazı zamanlarda ise adı konulamayan duygunun adı..." Eflâl... Ölüme ve insanlara karşı gardını almış genç bir kadın... Korkuyla attığı her adımın, hayatından çaldığını fark edemeyecek kadar kimsesiz üstelik. Lâl... Ölesiye nefret ettiği insanlardan kaçıp sığındığı limanda, belki hayatının aşkını bulacak belki de en büyük hayal kırıklığını yaşayacak. Eflâl, onaylanmayan bir evliliğin meyvesidir ve henüz dünyaya gelmeden, hikâyesine ölümün gölgesi düşmüştür. İşi, dostları, abisi... Hepsi onu "öldürülmek" düşüncesinden bir nebze de olsa uzaklaştırmaktadır. Tabii, bir de Karan Akdoğan... Aslında kimsesiz olduğunu anlayan Eflâl'in, kimsesi olan genç adam... Aralarındaki bazen minnet, bazen şefkat, bazen ise karşı konulmaz bir sevgidir. Ancak Eflâl'in baş etmesi gereken ölüm gerçeği, onu Karan'ın yanında da rahat bırakmaz. Eflâl, gerçeklerle yüzleşmeye karar verir. Kime ve neye inanacağını bilmeden kendini hiç de tahmin edemeyeceği gerçeklerin içinde bulur. Artemis Milenyum aracılığı ile kitap oldu. Kitapçılardan alabilirsiniz.❤️ •Yeni bölüm gelmeye devam edecek ve final burada yayımlanacak.
Palmira'nın Direnişi (+18) by alisaryen
alisaryen
  • WpView
    Reads 114,233
  • WpVote
    Votes 4,072
  • WpPart
    Parts 32
Göğsümün içinde önüne damarlarımda dolanan kanlardan bariyer koymayı beceremediğim devasa bir ağrı yükseliyor. Kanımın kaynadığını hissediyorum, yağmura benzeyen gözlerimin öfkeyle parladığını... Titreyen ellerimde ölüm kokan kan izleri var, mezarlığın topraklarını içinde biriktirdiğim tırnaklarımı onun boğazına geçirmek istiyorum, sonra öpmek. Onu öldürürken sevmek, nefretimle boğarken kalbine nefes olmak istiyorum. Bulutlar hüznünü uzun saçlarıma bırakmak ister gibi hıçkırarak ağlamaya başlıyor, tanrının çatık kaşları gökyüzünün ortasında parlak bir ışık olarak kendini gösteriyor. Ağlıyorum, yağmur saklıyor. Bağırıyorum, gök gürlüyor. Karanlığa sığınmak istiyorum, şimşek çakıyor. Şehrin semâsı yalnızca bir günde ruh hâlimin etrafında şekilleniyor. Beni sevmesi için maskeler taktığım adam, maskemin iplerini gözünü kırpmadan çözüyor. Beni sevmesi için karanlık ruhuma iyilik kuşandığım adam, yüzüme bir ayna tutuyor. Aynada gördüğüm kişiden nefret ediyorum, bütün ışıkları avucumun içine hapsetmek ve bir daha kayıp ruhumla bakışmamak istiyorum. Nasıl ki aramızdaki bağ sokağın kuytu köşelerinde değil, bizzat benim zihnimin içinde dolanan şeytanlar tarafından koparıldıysa alt ve üst bacağımı birbirine bağlayan ipler de bir anda kopuyor, zangır zangır titriyorum. Gökyüzü nefretini kusmaya devam ediyor, yıldızların hayran olduğu adam beni burada istemiyor diye onlar da sırtımdan itmeye başlıyor. Parmak izleri tenimde, sesler kulağımda kalıyor. *** Zannederler ki direniş için taş ve sopa gerekir; kin ve nefret, eli silah tutan adamlar, küfürler ve bağırışlar, kan, acı, gözyaşı... Oysa direniş yalnızca bir düşüncedir. Zihninde başlayan ve zihninden kurtulduğunda Azrail'e sığınan çaresiz, zararsız, küçük bir düşünce.