azaaaar123 adlı kullanıcının Okuma Listesi
136 stories
Garip Bir Öykü by MrsCorpse3
MrsCorpse3
  • WpView
    Reads 358,764
  • WpVote
    Votes 20,243
  • WpPart
    Parts 48
Normalde öğrencilerime mantıklı kararlar vermeyi öğretirim. Kendim uygulamıyorum tabi. Çünkü şu an bir dağın içinde, beni vurup vurmayacağı belli olmayan bir adamlayım. Ve garip olan şu ki- en büyük problem bu değil.
KIZILCA by __Katre__
__Katre__
  • WpView
    Reads 116,747
  • WpVote
    Votes 9,269
  • WpPart
    Parts 21
Hafiften yaklaştı Yiğit. Bununla birlikte aynı anda geri gitti Dilruba. Yere bıraktığı bidona takılsa da Yiğit'e kalmadan toparladı kendini, azıcık utandı al al oldu yanağı. Öksürdü, soracağı sorudan emin olmayarak şöyle bir etrafta gezdirdi gözlerini Yiğit. Ağaca, kurda, kuşa, yerdeki tırtıla, köşede şip şip su içerek keyifle kendilerini izleyen kediye baktı. "Yavuklun var mı? Bi' sevdiğin?" Ani bir şok geldi geçti Dilruba'nın mavi gözlerinden. Köşedeki kedi bile şok olmuş gibi su içmeyi bıraktı. Bir tövbe çekti sessizce. 'Belli...' dedi kendi kendine. 'Bu az çapkın değil. Tipi de müsait az kız koşmuyordur bunun peşinden.' Bir elini beline koydu, eğilip bidonunu aldı eline. "Var!" dedi. Bilmem kaç bıçak saplandı Yiğit'in gönlüne. Ardından söylediği sözler bir bir söktü o bıçakları, yarasını sardı, üzerini bile öptü. "Kocam var benim, bebem de karnımda! Yanımda seni görürse vurur topuğundan alimallah! Hadi var git yoluna." Saçını savurur gibi başını salladı şöyle bir. İçinden 'Hıh!' demeyi de ihmal etmedi. Eli belinde ardını döndü, salına salına gitti tahta kapıya. Girmeden önce arkasını dönüp kontrol (!) etme amacıyla baktı sadece. Göz göze gelince çekemedi birazcık bakışlarını. Eli cebinde kendine bakıp gülümseyen adamda takılı kaldı gözleri. O hafifçe başını eğip selam verince kendine geldi. Omzunu silkti nazlı nazlı. Ayaklarındaki çamuru otlara silip girdi tahta kapıdan içeri. Ardında ise derince iç çeken Yiğit'i bıraktı şüphesiz. "Ah ulan!" dedi cebinden sigarasını çıkarırken. "Ah ulan Kızılca, yaktın beni!" Kızılca'sının onu yaktığı gibi o da sigarasını yaktı. Akşama kadar ayrılmadı oradan, belki camdan başını uzatır diye.
SİREN by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 1,876,209
  • WpVote
    Votes 147,361
  • WpPart
    Parts 65
Gardiyan beni ters kelepçe yapmak üzereyken bir daha ileriye fırladım ve kafam Deren'in göğsüne denk geldiğinde, onu omuzlarından sertçe arkaya ittim. Yumruklarımı göğsüne doğru vurup tekmelerken saçlarım sürekli yüzüme düşüp duruyordu. Deren hâlâ aynı kayıtsızlıkla beni izlerken, "Yalvaracaksın!" Diye bağırdım tekrardan. Gardiyanlar sert bir uyarıyla beni ikinci kez yakalayıp ters kelepçe yapmak için yere düşürdüğünde, Deren sanki yere uzanabilmem için bir adım geriye çıktı. Aşağıdan ona, alev alev gözlerle bakarak başımı salladım. "Benden bir çocuğun olması için yalvartacağım seni." Hikâyede +18 unsurlar yer almaktadır!
ASENA by zeynep_bayramm
zeynep_bayramm
  • WpView
    Reads 772,552
  • WpVote
    Votes 37,145
  • WpPart
    Parts 53
Asena; geçmişi kayıplarla dolu, hayata tutunmayı bırakmış genç bir ressam. Kutay; korkuyla anılan, sert kurallarla yaşayan bir adam. Birbirlerinin karanlığına adım attıkları anda, hiçbir şey yerli yerinde kalmayacaktır. Mafyalar, düşmanlar, itaatkârlar, tehditkârlar, zorunlu ilişkiler, kan davaları, sırlar, oyunlar, dövüşler ve muhteşem tablolar... Asena, kaçırıldığı adamı esir alacak kadar cesur; Kutay ise geçmişini öğrendiği kadına ilk görüşte âşık olacak kadar delidir. Soylarının bıraktığı kan izleri ve yanan şehirlerin ortasında tek sığınakları birbirleri olur. Bir aşk ne kadar büyükse, bedeli o kadar ağırdır. * "Silahımı çeneme yasladığında kehribar gözlerine bakarken bu kız beni öldürür dedim içimden. Çünkü o an âşık oldum. Âşık olmak benim için ölmek demekti. Ben yenilmez bir adamken hayatımda ilk defa, tek bir bakışta yenildim."
ŞEYTANIN SARIŞINI +18 by zeynep_bayramm
zeynep_bayramm
  • WpView
    Reads 566,930
  • WpVote
    Votes 37,719
  • WpPart
    Parts 39
ŞEYTANIN SARIŞINI - TUTSAK SERİSİ II BOZRA kitabındaki Ali ve Alara karakterlerinin hikayesidir. Yeraltı dünyasının şeytan lakaplı Ulu ailesi varislerinden olan Ali, istediği araziyi alabilmek için belediye başkanının sosyetik kızı Alara'yı kaçırır. Kızını iki gün dahi geçmeden almak için belgeleri vereceğini düşünürken, işler karmaşıklaşır ve esaret süresi beklediğinden daha uzun olur. Alara, ailesinde görünmez bir şekilde büyürken kendisine hem eziyet eden, hem de koruyan adama duyduğu nefretle çatışmadan duramaz. Gizemli, karanlık ve duygudan yoksun olan ve sarışınlardan nefret eden Ali'yi keşfettikçe ona daha çok bağlanır, nefretinin aşka dönüşmesi uzun sürmez. Ali ise sahiplenme duygusuyla başlayan o karanlık çukura, çoktan kendini atmıştır ama farkında değildir. *18 yaş üstü okuyucuları için uygundur. Tetikleyici unsurlar barındırabilir. *Bu kitapta sağlıklı seven bir erkek karakter yok. *Karanlık ve can yakıcı bir dark romance.
+12 more
DİKİŞ İZLERİ by enk31_
enk31_
  • WpView
    Reads 11,019
  • WpVote
    Votes 274
  • WpPart
    Parts 59
Bu hikaye de ki her şey kurgusal, hayalî üründür Lütfen 18 yaşından büyükler okusun! Ayrıca saçma ve mantıksız bir hikaye okumayın bence _____ "Sende senin yürüdüğün yolda yürümemi ister misin? Dağ güzeli?" Neden öyle sormuştu ki? "Yürüme, yürüyüdüğüm yolda benim fark etmediğim mayınlar olur, sonra sen zarar görürsün yiğit barış"
17 EYLÜL by esmatonguc
esmatonguc
  • WpView
    Reads 687,103
  • WpVote
    Votes 43,606
  • WpPart
    Parts 56
Hukuk - Polisiye
MAVERA • ŞÖHRET I by cordeleima
cordeleima
  • WpView
    Reads 599,254
  • WpVote
    Votes 29,346
  • WpPart
    Parts 30
Kötü kızlar hiçbir zaman kazanamazlar. Ve bu hikayenin kötü kızı benim.
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 957,211
  • WpVote
    Votes 66,651
  • WpPart
    Parts 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)
KÜLDEN PORTRELER by zerapln
zerapln
  • WpView
    Reads 254,636
  • WpVote
    Votes 13,897
  • WpPart
    Parts 23
Acının ve dengesizliğin etkisiyle sırtüstü sertçe yere düştüm. Acıyla inledim. "Ah!" Sırtım ve kalçam çok acımıştı. Başım kaldırıma çarptığında dünyam sarsıldı, görüşüm bulanıklaştı. Şapkam başımdan koptu, saçlarım bir örtü gibi yere yayıldı. Yağmur damlaları yüzüme çarparken baş ucumda dikilen devasa silüetin karaltısı gökyüzünü kapattı. Bana üstten bir bakış attığını hissettim ama acıdan yerde kıvranıyordum. Bileğim çok acıyordu, başımın içinde bir uğultu vardı. ​Adam, ayaklarımın ucunda bana bakarak ceketinin kol düğmesini sakince ilikledi. Eğilmedi, elini uzatmadı. Sadece o buz gibi, ruhsuz sesiyle sokağın sessizliğini parçaladı: ​"Bugünü günlüğüne yaz küçük katil." Söylediği sözler bedenimin baştan aşağı titremesine sebep oldu. O yağmurun altında yerde sırtüstü iki büklüm yatarken kulağıma gelen sesler tenimden yayılıp kalbimin içine girdi. Kolunu kaldırarak kol saatine göz ucuyla baktı ve ardından gözlerini tekrardan bana çevirdi: "Bugün 24 Ocak 2026, saat 21.43." ​Bana doğru bir adım daha attı. Başımın ucuna doğru geldi ve durdu. Hafifçe eğilerek gözlerimin içine baktı. Gölgesi üzerime bir kefen gibi serildi. ​"Bugün celladınla karşılaştın." ... Nefsi müdaafanın sonucu ölüm oldu. Bir çocuk öldü. Günah keçisi ilan edilen kadın, ölen çocuktan daha masumdu. Ama kader ondan yana değildi. Sonuçları ağır oldu; geride kalan şey, saçlarının yerde bıraktığı enkazın izleri oldu. Celladının ölüm kokan gözleri merhametsizdi; kadın intikam ateşinin cayır cayır yandığı celladının kollarına sığındı, kül oldu. Adam yerdeki enkazına baktı, intikamın verdiği hazla izledi yerdeki kadını. Artık onun istediği portreye yerleşmişti, ona bağımlıydı. Yeni kimliğini o yaratmıştı.