🖤🤍
8 stories
GÖKYÜZÜNÜN DANSI by paragonahope
paragonahope
  • WpView
    Reads 24,065
  • WpVote
    Votes 2,279
  • WpPart
    Parts 49
Wattys2021 yarı finalist Haksız yere cinayetle suçlanıp ıslah evine hapsedilen Yağmur, hayatın onu mahkum ettiği karanlığa artık boyun eğmiştir. Ta ki gece mavisi gözleri tanıyana kadar... Umutsuz bir kız, intikamı uğruna yeminli bir ruh ve sadece birbirlerine sahip iki genç. Hayat onları ıslah evinde bir araya getirdiğinde hepsi dağılmıştı. Hapsoldukları karanlıktan birbirlerinin parçalarını toplayarak çıkmaya çalıştılar. Peki ya peşinden koştukları özgürlük onları bulacak mıydı? Bu, gece ile gündüzün hikayesi. Bu, gökyüzünde dans eden tüm renklerin hikayesi... ** "Bana özgürlüğümü verebilir misin?" Dedim ifadesiz çıkarmaya çalıştığım ses tonum ile. Gece mavisi gözleri kararlılıkla parladı. "Sana kaybettiğin tüm o renkleri geri verebilirim." Dediğinde ona inanmak için yanıp tutuşan kalbim tekledi. Gündüzlerime, karanlık geceleri ile doğacak kişinin karşımda olduğunu o an anlamıştım.
Benim İçin Söyler Misin?(Düzenleniyor)  by librosyyoys
librosyyoys
  • WpView
    Reads 25,653
  • WpVote
    Votes 2,148
  • WpPart
    Parts 46
Siz: Belki de tilkiler sevgiye açtır Şafak Siz: Onlara sevgi vermeyi denedin mi?
EMARE SERİSİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 2,444,347
  • WpVote
    Votes 132,084
  • WpPart
    Parts 64
"Çocukluğumuz tohumumuzdur," diye fısıldadı Sırtlan'ın kül olan kalbi. "Tohumumuza kim su verdiyse o şekilde büyür ve yetişiriz." EMARE serisinin, birinci kitabı Sarmaşık, ikinci kitabı Pusula ve son kitabı Maske bu başlık altında toplanacaktır.
Kanatları Kül Kelebek |Tamamlandı.| by tugbaninbahcesi
tugbaninbahcesi
  • WpView
    Reads 58,426
  • WpVote
    Votes 6,513
  • WpPart
    Parts 46
"Elmastan yapılma bir kelebek gibi kalbine kondum, o kalpte paramparça oldum." Bir uçurum kenarında yaşıyorduk bu aşkı, düşmeye yüz tutmuş bedenlerimiz tehlike ve arzunun içinde dans ediyordu. Hiçbir şey olması gerektiği gibi değildi ama her şey olması gerektiği gibiydi bu aşkın içinde. "Bu aşk bir uçurum," eli belimi okşarken gözleri ruhuma dokunuyordu. "Biz birbirimizden gitmediğimiz sürece bir uçurumum kenarında gezinmeye devam edeceğiz." "Ya ayrılırsak?" "O uçurumdan aşağıya düşeceğiz ve bu aşk bizim mezarımız olacak."
CEHENNEMİN NOTASI  by BuseGunsoy
BuseGunsoy
  • WpView
    Reads 158,036
  • WpVote
    Votes 11,068
  • WpPart
    Parts 23
Cehennemin durakları vardır. İlk durakta inenler cehennemin kapısını aralar ve ateşle yıkanırlar. Canları öyle yanar ki akılları gider başlarından. İkinci durağa gidenler ilk duraktakilerin çığlıklarını duyamazlar bile. İkinci durağın ismi Seir'dir. Ateşin kokusunu soluyup, ruhların kıvranışını hissederler. Orada inenler başlarına gelecekleri anlayıp geri dönmeye çalışırlar ama kapılar çoktan kapanmıştır ve diğer bekleyenler bu görüntü karşında korkmaya başlarlar. Üçüncü durağın ismi Hutame'dir. Kimse bu durakta inmek istemez ama zebaniler hepsinin dört bir tarafını kuşatıp onlara bunu mecbur kılarlar. Çığlıkları herkes tarafından duyulur. Artık herkes şeytanın kahkahalarını duymaya başlar. Dördüncü durağın ismi Lezza'dır insanlar korkudan yerlerde sürünüp yalvarmaya başlar, beşinci durak Sekar'dır ateşi durağa inmeden tenlerinde hissedenlerin bedenleri parçalanmaya başlar, altıncı durak Cahim'dir kendini tamamen kaybeden insanlar bu sefer kurtuluş yolu olarak birbirlerini parçalamaya başlarlar, yedinci durak Haviye'dir, onlar hiçbir şey yapmazlar çünkü zaten cehennem onlara ilk soludukları havayla armağan edilmiştir. Ateş onların tek gerçeğidir. Bazen insanlar ölmeden de cehennemi yaşamalıydılar. Onunla ben bunu hedeflerken bir aşkın içinde cehennemin yedi katında birden yanmak planlarımız içinde yoktu. Yana yana yakarken cehennemin her parçası olmayı kabul etmiştik. 🔥 İçi gidiyordu bana; içim gelsin diye bekliyordum onu. 🔞
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,188,917
  • WpVote
    Votes 2,070,367
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,830,288
  • WpVote
    Votes 193,178
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,408,192
  • WpVote
    Votes 695,695
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.