Ortaya karışık
193 stories
Pencere Önü Çiçeği  by caylakmatmazel
caylakmatmazel
  • WpView
    Reads 226
  • WpVote
    Votes 45
  • WpPart
    Parts 1
Bazı insanlar aşka koşarak gider. Bazılarıysa ondan saklanırken yakalanır. Cihangir, herkesin tanıdığı bir adamdı. Fenerbahçe'nin kaptanı, milyonların sevgilisi, sessizliğin ustası. Ama kalabalıkların alkışladığı hayatının ardında, küçük kızıyla paylaştığı sade bir dünya vardı. Düzeni belliydi; kimseyi içeri almadan yaşayıp gidiyordu. Ta ki Rana, karşı daireye taşınana kadar. İzmir'den apar topar gelen bu genç kadın, ardında cevap vermediği telefonlar, yarım bırakılmış bir hayat ve peşini bırakmayan korkular getirmişti. Kimseye güvenmemeye alışmıştı. Özellikle de gözlerinin içine baktığında insanın içini okuyan adamlara artık hayatında yer yoktu. Aynı apartman. Aynı iş yeri. Aynı kaçınılmaz karşılaşmalar... Birbirinden saklanmaya çalışan iki insan, farkında olmadan aynı yaralarının etrafında yakınlaşırken; geçmiş peşlerinden gelmeye devam edecekti ve aşk şüphesiz hiç hesapta yokken birden filizlenecekti. Çünkü bazı hikâyelerde aşk, tam da insan kaçmaya çalışırken kapıyı çalardı ve etkisi hafife alınmayacak kadar büyük olurdu.
EMANET AŞK (KİTAP)  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 9,402,061
  • WpVote
    Votes 110,905
  • WpPart
    Parts 25
Şarkılar yalan söylüyormuş Baran, kimse kimseyi öldürmüyormuş sevdadan... Şayet öyle olsaydı, girmez miydim benim için kazdığın mezara? Düşmez miydim o dipsiz çukurlara, karanlık kör kuyulara... Şiirler de yalan söylüyormuş Baran, düşülmüyormuş öyle ha deyince... Yürekte yanan yangın, kül etmiyormuş hiçbir bedeni. Şimdi ışıkları söndürmeli, Seni yazan kalemi kırmalı, Ve kalbimin kapılarını kapatmalıyım... İçim çok kanıyor, Ama savaşmalıyım. Tek bir damla gözyaşıma hapsedeceğim seni Baran. Yutkunduğum an gözümden değil, Kalbimden düştüğün an olacak inan.
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 7,263,005
  • WpVote
    Votes 451,367
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."
SERZENİŞ (KİTAP) by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 15,952,135
  • WpVote
    Votes 193,843
  • WpPart
    Parts 13
Hiçbir günah kefaretini unutmaz. Hiçbir kirli sır gecenin nezaretinde tutuklanamaz. Geleceği ellerinden tek gecede koparılan bir adam, öleceğini bilse dahi sessizliğin kanatlarına sığınmaz. İki karanlık gecenin iki büyük suça gebe kaldığı ve iki yabancı ruhun birbirine körkütük düğümlendiği acı bir hikâyenin içindeyim. O iki yabancı ruhtan biri benim. Ve ben bir zamanlar, yolunda giden bir hayata sahiptim. Bir gün o çıkageldi ve içinde sadece doğruların olduğu dünyamı yanlışlarıyla altüst etti. Gözlerime bir kez bakması bile beni düşürmeye, düştüğüm yerde darmadağın etmeye yetti. Beni tehditlerle örülü bir kafese hapsetti, o kafesin kilidini ve anahtarını elime verdi. Gitmek de, kalmak da senin seçimin dedi. Ama ne kalabildim ne gidebildim. Yalnızca bekledim. Benim de onu düşüreceğim bir gün elbet gelecekti ve ben intikam almayı severdim. O gün geldi. Bir leyl vaktinde, ay gecenin koynunda dalgalanırken, hakikati sırtından vurdu kirli parmakları. Artık bu saçma hikâyemizde bizden başkaları da vardı. Zaman aktı... Kendiliğinden kırıldı hapsolduğum kafesin kapakları. Dışarıya adım attığım an hislerim pervasızca tökezledi. Zira sevdayı puslu gecelerde yüreğime kazıyan adamın ruhu artık içime işlemişti. "Haklıymışsın," dedi beni öldürmek ister gibi. "Senin hikâyenin esas adamı ben değilmişim."
CADIYI DİNLEMİŞLER Mİ? by neslihan_gdk
neslihan_gdk
  • WpView
    Reads 34,066
  • WpVote
    Votes 3,365
  • WpPart
    Parts 35
Bir varmış, bir yokmuş. Yok olunmuş. Bu masalda prens kızı evlenmek için değil, infaz etmek için arıyormuş. Zaten dans da etmemiş kimse. Bal kabağı da yokmuş, kabarık elbiseler de. Arkada kalan ayakkabı bir katilin elinde. Zehirli elmaları cadılara prens vermiş halka dağıtsınlar diye. Güzel silah kuşanmış, Canavar'ın peşinde. Canavar'ın içinde hapsolan prens değil, prens asıl canavar bu hikâyede. *Fantastik bir kurgu değildir; distopik bir kurgudur. 🎃
KANLI HATIRALAR PORTRESİ by mehriial
mehriial
  • WpView
    Reads 32,174
  • WpVote
    Votes 2,438
  • WpPart
    Parts 30
❝Sorarsan eğer, kalbimin en ulaşılmaz noktasında duruyorsun. Çevrili dört bir yanın kanla; seni değil, anıları kirletiyor. Ve ben, hatıralara sıçramış kanla çiziyorum portreni.❞ • Maskeli bir baloda yabancı bir adamla dans eden Arina Gece Kanık, gece sonunda bir korkuyla yüzleşir. O geceden sonra almaya başladığı çiçeklerin sonu gelmezken, yirmi birinci çiçekte artık o kişinin dans ettiği adam olduğunu düşünerek tekrar o yabancının hayatına girer ve o günden sonra hayatı bir anda değişir. Korkular karanlıkta hissettirir. Gece zaten karanlık olmaz mı? 19.04.2024. VERUS serisinin birinci kitabıdır.
YAZGI PARADOKSU by mehriial
mehriial
  • WpView
    Reads 5,794
  • WpVote
    Votes 563
  • WpPart
    Parts 18
❝Ruhunu yak, küllerini avuçlarında sakla. Kül kadar acımasız bu hayat, yandığını belli etmeden yakar seni.❞ • Anka Karas, babası Harun Karas'tan intikam almak için onun düşmanı olan Artel Dora Yarkın'a gider ve onunla iş birliği yapmasını ister. Birlikte çıktıkları yolda onları bekleyen çok şey vardır. 25.01.2025. VERUS serisinin ikinci kitabıdır.
KARANLIK SANRI by ibusranur
ibusranur
  • WpView
    Reads 84,358
  • WpVote
    Votes 5,502
  • WpPart
    Parts 16
Ölüm Portresi kitabının başrolü Atlas'ın kardeşi Efsun'un hayatını anlatmaktadır. "Bir kukla olmaya devam mı edeceksin? Bu musun sen, bu kadar mısın Efsun?" Kukla değildim. O benim ailemdi. O benim abimdi. Bu yola onunla birlikte Hera'nın intikamını almak için çıktık. Kandırma kendini. Kandırma kendini. Kandırma. Akın gözlerimin içine bakmaya devam etti. Gözlerindeki öfke kalbimin sızlamasına sebep oldu. Bir cevap beklemediğini biliyordum. Cevabı kendime vermem gerekiyordu. Bir kukla olmaya devam mı edeceksin Efsun? Atlas aşkı için savaşıyor. Peki sen? Aşkını mı seçeceksin seni hiçbir zaman kabullenmeyen abini mi?
ESİRİMSİN (+18) by nisadoganayy
nisadoganayy
  • WpView
    Reads 812,458
  • WpVote
    Votes 41,885
  • WpPart
    Parts 43
"Bir oyun oynayalım, bu oyunun kralı ben, kadınım ise sen olacaksın. Söyle küçüğüm, benimle cehenneme ilk adımını atmaya var mısın?" Bir insan iki renk olamazdı, bir insan acımasız ama aynı anda merhametli de olamazdı. İnsanın ensesindeki şüphe kokan ter, eninde sonunda yakalanırdı ama sorun şuydu; hangi renge yakalanırdı? Koyu yeşillere mi yoksa kahverengilere mi? Az önce bana bir teklifte bulunan iki çift göz söylediklerimin hedefiydi. Bir insanın gözleri aynı renk olmayabilirdi ama kendi rengini seçip benimsemek insanın kendi elindeydi. Bir tarafta; kapkara, ruhsuz, empati yeteneği olmayan kahveler vardı, diğer tarafta ise; merhametli, vicdanlı ve kusurlarıyla birlikte çırılçıplak karşımda duran bir adet yeşiller vardı. Benim tarafım belliydi, ben her zaman yeşil taraf olmuşumdur, gözlerim de bunun kanıtıydı ama iki tarafa sahip olan Devran Dinçer hangi taraftı? Kahve mi yeşil mi? İşte bu cevabı sadece o biliyordu, benim tek bildiğim şey kahvelerde boğulacak ve diri diri gömülecek olmamdı ama yeşillerde yaralarımı saracak ve kendimi artık sevecek olmamdı. Yeşillerinin etkisiyle iyileşecektim ama yeşiller bana kendisini açmaya hazır mıydı ki? İşte bunu sadece o biliyordu, Devran Dinçer biliyordu.
LAVİNYA (+18) by nisadoganayy
nisadoganayy
  • WpView
    Reads 11,918
  • WpVote
    Votes 947
  • WpPart
    Parts 6
"Kaçmayı deneme bile." Altın rengi gözlerinde samimiyet vardı hala ama bakışları normalden de sertti. "Dünyanın öbür ucuna kaçsan bile bulurum seni, Lavinya." Bulurdu, bunu biliyordum. "Ya kaçarsam?" dedim tüm cesaretimi toplayarak. "Ne yaparsın? Öldürür müsün beni?" Gözleri fazla sertleşti, artık samimiyet bile yoktu gözlerinde. Sadece buz gibi bakıyordu altın rengi gözleri benim mavi gözlerime. "Sana bir şey yapmak mı?" dedi, şaka yapıyormuşum gibi bana bakıyordu. "Sana bir şey yapmam, senin bir saç teline bile kıyamıyorum ki sana zarar vereyim, Lavinya'm." Benim adım Lavinya değil Gece demek istedim ama diyemedim, bu adama olan korkum fazla ağır basıyordu. Herkese dünyanın en acımasız adamı gibi davranıyordu ama bana kıyamıyormuş gibi yapıyordu, bana bakarken bile bakışları değişiyordu. Ondan korkuyordum ama ona bunu belli etmemek için yeminli gibiydim. O benim yoluma bir taştı, o kadar ağır bir taştı ki ondan kurtulamıyordum. "Ama Barlas'a verdin!" Korkumu belli etmemek için yeminli gibiydim. "Onu öldürmeye çalıştın! Bana değil ama sevdiklerime kolayca zarar verebiliyorsun, öyle mi?" Barlas.. Bu adamın askeri, benim ise sevdiğim adam. Şu anda neredeydi ve ne yapıyordu bilmiyorum ama çok endişeleniyordum. Bana değil ama aşık olduğum adama zarar verip beni alttan alttan tehdit ediyordu. "Öldürmeye çalışmadım, o bildiğin ölü." Tüm dünya durdu, nefes almayı bile kestim. Ne demişti o? Bana yaklaştı, bir elini belime getirip beni göğüsüne yapıştırdı ve bir eliyle kısa saçlarımdan geçti. Saçlarıma hayranlıkla bakıyordu. "Sana değil ama seni benden almak isteyen herkese zarar veririm, Lavinya. Söz konusu sen olunca herkesten ve her şeyden vazgeçmeye hazırım. Kendimden bile." Ondan asla kurtulamazdım, o bir komutan ve şirket sahibiydi. Bu ülkenin ve diğer ülkelerin sahibiydi. Ben ise onun tutsağıydım.