peennutt adlı kullanıcının Okuma Listesi
31 stories
Monte Kristo Kontu by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 11,821
  • WpVote
    Votes 438
  • WpPart
    Parts 61
Dumas klasik romanın kilometre taşlarından biri olan bu yapıtında, Doğu'ya, klasik mitolojiye ve insan psikolojisine duyduğu tutkulu ilgiyi coşkun bir anlatıda, ustalıklı diliyle harmanlıyor. "Dumas kitlelerin tutkularını paylaşmayı ve doyurmayı diğer tüm romancılardan iyi başarıyordu. Onlar gibi otoriteye, adalete ve serüvene bayılıyor; onlar gibi insanlığı kahramanlar ve alçaklar olarak ikiye ayırıyordu... Bir öyküyü başka kimsenin anlatamayacağı biçimde anlatmayı biliyor; onun kaleminin gölgesinde en yavan anlatı bile bir destan görünümüne bürünüyordu." André Maurois İthaki Yayınları Çeviren: AYSEN ALTINEL
Karamazov Kardeşler by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 21,477
  • WpVote
    Votes 486
  • WpPart
    Parts 39
Dostoyevski, yaşamının son yıllarında başyapıtı Karamazov Kardeşler'i tamamladığında, Rus yazınında 'felsefe düzeyinde roman-tragedya denen türün de temelini attığının bilincinde değildi. Dostoyevski'nin yaşam birikiminin tümünü ve sanat gücünün doruğunu içeren bu roman, gerçekte insanı insan yapan ne varsa, onlara adanmış bir destan niteliğini taşır. Yazar, hiçbir romanında "Karamazov Kardeşler"de olduğu denli insan ruhuna inmemiş, insanoğlunu bu denli kesitler biçiminde, içgüdülerinin ve istencinin tüm görünümüyle sergilenmiştir. Bir aileyi konu alan ve bir felaketler zinciri olarak gelişen olay örgüsü, bireysel öğelerin yanı sıra, ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısındaki Rus toplumunu da geçirdiği sarsıntıların tümüyle, dünya edebiyatında bir eşi daha bulunmayan bir sanat aynasından yansıtır. Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi Çeviren: Nihal Yalaza Taluy
SİYAH RÜYA by bu1yazar
bu1yazar
  • WpView
    Reads 4,442,914
  • WpVote
    Votes 247,920
  • WpPart
    Parts 62
Okyanus mavisi gözlerinin içerisinde kaybolmak isterken kendimi tamda orada buldum. "YÜZBAŞI KARAY!" Adını duyduklarında tüyleri diken diken olur, yüzünü görenlerin hepsi ölüdür. Rüyalarında rengi olurdu; siyah, beyaz, mor ve gri. Benim rüyam tam olarak siyahın en koyu tonlarında. Savaş bitmedi. Sadece perde değişti. Binalar kül, şehirler enkaz... Gökyüzü karanlık. Ama o hâlâ ayakta. Silahı elinde, künyesi boynunda. Yüzbaşı Karay için emir yok, birlik yok, komuta zinciri yok. Sadece hayatta kalması gereken bir gece ve gerçeği öğrenmesi gereken bir kâbus var. Birde sevdası... Her adımda pusuda bir düşman. Her gölgede eski bir sır. Ve rüyalar artık sadece uykuda gelmiyor. Kurşunların, ihanetin ve karanlığın hüküm sürdüğü bu dünyada, ya uyum sağlarsın... ya da unutulursun. Hazır mısın? Çünkü bu bir rüya değil. Bu, son savaş. Kitabın tüm hakları / bu1yazar adlı kullanıcıya aittir
KANLI HARBİYE  by Voctevya
Voctevya
  • WpView
    Reads 556,658
  • WpVote
    Votes 24,863
  • WpPart
    Parts 16
❝ Kanla açılan bir hikayenin sayfaları, daha çok kanla yazılmaya mahkumdur. Çünkü kan başladıysa, sonuna kadar akar. ❞ Bir gece belirsiz kişiler tarafından ülke devlet adamlarına yönelik yapılan vahşi katliam sonucu ülke geri dönülmez büyük bir uçuruma sürüklenip kendi içinde parçalara ayrılır. Ve bu bütün dengeleri altüst eder. Çünkü ülkenin her bir bölünmüş bölgesi farklı federallerin hakimiyeti altına girmeye başlamış ve artık böylelikle de başa geçen her federal kendi düzenini, kendi kurallarını, istekleri doğrultusunda şekillendirmeye başlamıştır. Kimi federal halkına özgürlüğü, eşitliği ve rahatlığı sunarken, kimisi acımasız diktatörlüğü ile halkını anarşi içinde kaybeder. Bölgelerinde yaşayan insanlar ise bu hiyerarşik sisteme ayak uydurmaktan başka çareleri yoktur. İşte herkese dayatılan bu korkunç düzene başkaldıran ve değiştirmeye çalışan Ülke Başkanın tanınan kızı Avukat Pera A. Dorokva ve bu yolda onu araştırıp, yanlarına sızmak için gizli görevlendirilen Matov askeri yüzbaşı Harpkan Davis. İkisininde hiç kolay hayatları olmayacaktı. "KANLI HARBİYE"
Bizim İçin Yazılmış by AzraIzguner
AzraIzguner
  • WpView
    Reads 221,271
  • WpVote
    Votes 22,045
  • WpPart
    Parts 17
"Ünlü oyuncu Ada Göktan'ın yeni dizisinde partnerinin Özgür Ozan Özaltan olacağı konuşuluyor. Bir buçuk sene önce ilişkilerini noktalayan ikiliyi yoksa yeni bir başlangıç mı bekliyor?" Kırık kalpler, yarım kalmış hikâyeler ve eskimiş bir defter. Plakçalarda dönüp duran o şarkı. Geri gelmeyen anılar, üzeri kapatılamayan yaralar, acı kahkahalar, kavgalar ve didişmeler... Ada Göktan, yürüdüğü her yolu kendi sahnesine çevirmiş bir kadındı. Işıklar onun üzerinde durur, ayağını bastığı yer daima zirve olurdu. Özgür Ozan Özaltan ise en dipten gelen, içindeki oyunculuk ateşine sarılarak yolunu aydınlatmış bir adamdı. Ada'nın doğuştan sahip olduğu ışığı kazanabilmek için türlü mücadelelerden geçmişti fakat dişiyle tırnağıyla kazıyarak ulaştığı noktada yaptığı bir hata, kariyerini düşüşe geçirmişti. Daha önce aynı projede rol alıp birbirlerine aşık olan ikili, ayrılıklarının ardından hiç yan yana gelmemişti. Fakat onlar için yazılmış bir senaryo, işleri epey değiştirecekti.
Son Vasiyet by gunevran
gunevran
  • WpView
    Reads 101,383
  • WpVote
    Votes 6,663
  • WpPart
    Parts 37
-ASKERİ KURGU- ❝Sevgiden yana zaten renksiz olan gözlerimle, hayatın geri kalanını da gri ve puslu görmeye razıydım. Kördüm; bunu kabul ediyordum. Ama artık sevgi için dilenen biri değildim. ❜❜ Dar bir zindanın içine hapsedilmiştim. Duvarlar üzerime eğiliyor, demirlikler pas tutmuş, kelepçelerim bileklerime değil, ruhumu delip geçecek kadar sıkı bağlanmıştı. Gözlerimin gördüğü toprak da, soluduğum hava da burnumda kalıyordu. Sanki ciğerlerim nefesi tanımayı unutmuş, her soluk alışım yarım, her verişim eksikti. Dizlerimin üzerine çöken o görünmez ağırlık, yumruklarımı toprağa gömdürüyor, gözyaşlarım benden habersiz hep aynı yere akıyordu. Toprak artık beni tanıyordu. Yetmedi bu hayatın zalimliğini de omuzlarımda taşıdım. Gülmeyi bilmeden büyüdüm, güldürmeyi öğrenemeden sustum. Ağladım ama kimseyi ağlatmadım. Acının en yakıcı ateşini tattım, küllerimi avuçlarımda sakladım. Ben Efsun. Hayatın ateşinden en ağır darbeyi alan, yine de yanmaktan vazgeçmeyen Efsun. --- "Sanmıyorum," dedim kısık bir sesle. "Sanmak ziyan eder," dedi. Çenemi tutup başımı kaldırdı. "Ziyan etme güzelim."
Kıyısında Boğulan Alyeska by Lionect
Lionect
  • WpView
    Reads 40,122
  • WpVote
    Votes 2,975
  • WpPart
    Parts 28
❝İlk annene verdiğin sözleri çiğne, babandan iyi kalan bir şey yoksa nihayetinde. ❞ Alyeska Kül, annesinin sırtına haç işareti kazınarak öldürülmesiyle birlikte bu işin peşine düşer. Rusya'nın en güçlü ikinci örgütüne giren Alyeska'nın ilk görevi, tahtta olan örgüt; Adonislerin varisinin odasına girmektir. Marko Adonis'in. Şeytanlarla dolu masaların içindedir artık. Hiçbir denklem görüldüğü gibi değildir burada. Cehenneme geldiğini düşünür ta ki parmağında sahte bir yüzüğe sahip olana dek. "Biz seninle aynı öfkeye sahibiz. Biz seninle aynı nefrete sarılırız. Bu yüzden birbirimizi düşman sanırdık. Aslında hiç olmamıştık." 𝐏𝐚𝐫𝐚𝐥𝐚𝐤𝐬 𝐞𝐯𝐫𝐞𝐧𝐢 𝐈.
ÖLÜ KEHANETLER by aeyekicc
aeyekicc
  • WpView
    Reads 8,181
  • WpVote
    Votes 797
  • WpPart
    Parts 19
Şiddet ve argo içerir. Ölüm onların yaşamıydı. Dört kızın kaderi aynıydı; ruhları farklıydı. Doğdukları gün, ölüm kapılarını aynı anda çaldı ve onları hayatta tutan nefes aynı kişiden geldi. Yaşamlarıysa yirmi yıl sürecek bir emanetten ibaretti. O yirmi yıl dolduğunda gözlerini başka bir dünyada açtılar: ırkların, büyülerin, krallıkların ve savaşların hüküm sürdüğü Ophidya'da. Evlerine dönebilmek için kadim bir bilmeceyi çözmeleri ve adı konmamış bir görevi tamamlamaları gerekecek. Girdikleri Akademi'nin taş duvarları arasında dostluklar kuracak, aşka bulaşacak ve en az büyüler kadar tehlikeli düşmanlar edinecekler. Çünkü bu dünyada her seçim bir büyü, her sır bir silah, her kalp bir savaş alanıydı. Onlar için Ophidya'daki yaşam ölümden zor olacaktı. "Ölümü karanlık son değildi sadece karanlık yaşama açılan bir kapıydı."
KÜLDEN ADAM by iremtopan
iremtopan
  • WpView
    Reads 430,562
  • WpVote
    Votes 21,836
  • WpPart
    Parts 30
Sezen Aslanoğlu'nun zarif boynu canından çok sevdiği abisi ailesinin saadeti için husumetli ailenin oğluyla evlenmesi gerektiğini söylediğinde ilk kez eğilmişti. Ailesi için üzerine düşen sorumluluğu kabullenmişti ta ki evlenmek zorunda olduğu adamın onu mahveden eski sevgilisi olduğunu öğrenene kadar. Ne yapacağına dair hiçbir fikri olmasa da ne yapmayacağını adı kadar iyi biliyordu. O adamla evlenmeyecekti. Sezen bu evlilikten kendi iradesiyle kurtulamayacağını ve tek çıkar yolunun kendi kontrolü altında yapacağı bir anlaşmalı evlilik olduğunu fark ettiğinde, kartlar yeniden dağıtıldı. Aradığını buldu. Abilerinden borç alıp sırra kadem basan ve aylarca bulunamayan adamı. Kenan'ı. 🖇️ "İndir o silahı abi." Abim beni dinlemeden Kenan'a kilitlenmişken sesimi yükselttim. "Abi indir dedim!" Metin abim kaşlarını çatıp öfkeyle konuştu. "Sana ne oluyor Sezen, geç içeri." Aldırmadım, ona bakmadım bile. "O silahı beline sok ve namluyu indir Oktay, sevgilimi öldürmeyeceksin." "Ne?!" "Ne?!" Omuzlarımı silktim. "Sizi ben tanıştırmak istiyordum fakat siz elinizi çabuk tutmuşsunuz." Abilerimin bakışları üzerime dönmüşken gelen o şaşkın "Ne?!" sesiyle birlikte sinirle gözlerimi yumdum ve üçümüz de ona baktık. O ise bana bakıyordu. Tebessüm ettim. "Sorun değil aşkım," Dedim ölmemesi için beni anlayıp ayak uydurmasını umarak. Hayatlarımızı kurtarmaya çalışıyordum fakat yardımcı olmuyordu. "Bugünün geleceğini biliyorduk artık numara yapmana gerek yok. Buraya kadarmış." Abilerimin şaşkın bakışları karşısında gerçekten zevkle sırıttım, bu kez şaşırtma sırası bendeydi. Son kozumu oynuyordum ve bu kez, elim her zamankinden güçlüydü. Kenan'ı bulmuştum. "Şimdi sevgilimi mezarından çıkarın. Konuşmamız gereken şeyler var."
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 7,350,876
  • WpVote
    Votes 453,968
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."