Elifstn5 adlı kullanıcının Okuma Listesi
11 stories
ZORBAMDAN HAMİLEYİM by belladeniz09
belladeniz09
  • WpView
    Reads 630,619
  • WpVote
    Votes 32,793
  • WpPart
    Parts 54
"Ece..." dedi sesi ilk defa bu kadar kısık ve boğuk çıkarken. Testi bana doğru salladı. "Bu ne demek? Hamile misin?" Cevap veremedim, sadece daha şiddetli ağlamaya başladım. Baran bir anda patladı, testi lavabonun kenarına fırlattı. "Cevap versene! Kimden bu? Amına koyayım nasıl olur lan bu? Kimden bu çocuk?!" Bana doğru bir adım attığında geri kaçtım. O anki şaşkınlığı, o kadar büyüktü ki dudaklarından dökülen her kelime kalbime bir bıçak gibi saplanıyordu. "Çocuk benden mi?" diye kükredi. Sesindeki o inkar beni mahvetti. "O gece... o geceden mi?" Hıçkırıklarımın arasından yüzüne baktım. Bana her zaman tepeden bakan, beni küçümseyen o adam şimdi yıkılmış gibiydi. Ama canımı yakmasına izin vermeyecektim. "Yok Baran!" diye bağırdım, sesim koridorda yankılandı. "Benden! Sadece benden! Sen bir şey yapmadın zaten, değil mi? Senin için o gece bir hataydı, bir çöptü! Şimdi gelip hesap soramazsın!"
KIRMIZI TANGA (Texting) +18 by swmsaw
swmsaw
  • WpView
    Reads 658,941
  • WpVote
    Votes 23,711
  • WpPart
    Parts 30
Rastgele bir numaraya attığım o utanç verici mesajın, ölüm fermanım olacağını nereden bilebilirdim? Bir doğruluk mu cesaret mi oyunu. Masum, aptalca bir şaka. Ve yanlış zamanda, yanlış kişiye giden o mesaj: "Kırmızı tangamın nerede olduğunu hatırlamıyorum, dün gece sende mi kaldı?" Ben sadece arkadaşlarımla eğlendiğimi sanıyordum. Ama mesajı attığım numaranın sahibi, tam o saatte cinayet işlemiş bir katildi. Ve daha kötüsü? O gece gerçekten birini öldürmüştü ve benim bu mesajımı, cinayeti gördüğüme dair bir şantaj sanmıştı. Şimdi peşimde sadece utanç verici bir yanlış anlaşılma yok. Peşimde; nefesimi kesmek, beni susturmak ve o "kırmızının" hesabını sormak isteyen bir adam var. O, beni susturmak için her şeyi yapacak bir avcı. Ben ise yanlışlıkla inine girmiş bir av.
NİSYAN (köy kurgusu/+18) by GundilerPower
GundilerPower
  • WpView
    Reads 209,610
  • WpVote
    Votes 6,408
  • WpPart
    Parts 19
Nisyan..."Unutmak, unutuş, hafızadan silinmiş olmak"... Ama bu öylesine bir unutmak değil... 30 yaşında hapisten çıkan köyün muhtarı Polat ve 19 yaşında köyün en gözde bekarı Mihrinaz... YETİŞKİN İCERİK VAR!! #1 Gençkız / 11.11.2025 #1 Nisyan / 11.11.2025 #1 Muhtar / 11.11.2025 #1 Mihri / 11.11.2025
HAYAT by elifpembee
elifpembee
  • WpView
    Reads 684,570
  • WpVote
    Votes 11,367
  • WpPart
    Parts 10
Tek parçalık hikayeler
GECENİN KÜLLERİ by melikemn
melikemn
  • WpView
    Reads 576,149
  • WpVote
    Votes 25,316
  • WpPart
    Parts 58
-Küfür, şiddet ve cinsel öğeler içerir.- 🕯️ Mafyanın güçlü isimlerinden Yaman Çakır Karaaslan, kendini 2024 yılında kaybettiği karısının katilini bulmaya adar. Hırsıyla, öfkesiyle etrafındaki her şeyi yakıp yıkan Yaman'ın yolu, bir gece Gökçe'yle çakışır ve bildiği bütün kuralları sorgulamaya başlar. Gökçe Yener, etrafındaki insanların kararlarını hayatının merkezine almış, kendi halinde bir çocuk doktorudur. En yakın arkadaşı Seren'in dağ evinde doğum gününü kutlarken, Seren'in erkek arkadaşı Kuzey Karaaslan'ın yeğeninin hastalanması üzerine yüz metre ilerideki malikaneye gider. Gökçe, istemeden bir adamın vurulduğuna şahit olur ve yolu Yaman Çakır'la kesişir. Vurulan adam, Yaman'ın karısının katilini de bilen tek adamdır ve Yaman, Gökçe'yi adamı iyileştirene kadar rehin alır. Gökçe'nin hem sert ve otoriter Yaman'la, hem karanlık sırlarla dolu Karaaslan ailesiyle, hem de kendi benliğiyle mücadelesi bu andan sonra başlar. 🕯️ BİRİNCİ KİTAP: ALEVSAR İKİNCİ KİTAP: İNKİSAR
Mir by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 616,154
  • WpVote
    Votes 49,738
  • WpPart
    Parts 31
Ölüm ve yaşam arası bir savaşta güneşi arkasına alıp üzerimde oluşturduğu o devasa gölgede biz onunla göz göze geldik. Bu meydanda, bir savaşın orta yerinde mağlubiyetin getirdiği bir galibiyetti sanki yaşadığımız. Şerrin hayra dönüştüğü, kuşların yolunu bulduğu, kafesin yok oluşu ama bir insanın bir insana tutsaklığıydı. ''Ben Şifa Sürmeli.'' Dedim nefes nefese. Yer ayaklarımın altından kayıyorken dizlerimin üstüne çöktüm. ''1 yıldır bu topraklarda esir tutuluyorum. Şimdi burada benim ülkem için hak, hukuk, bayrak, vatan sensin! Ülkeme dönmek için adaletinle birlikte merhametine sığınıyorum.'' ... Çıkılan bazı yolların dönüşü olmaz. Bazen ise çıkılan yolda kendini bulmuş olarak dönersin. Sen benim dönmeyi düşünmediğim o yolda kendimi bulduğumsun.
Vişne Mahallesi  (Düzenlemeye Alınacaktır) by gunnur_28
gunnur_28
  • WpView
    Reads 1,908,399
  • WpVote
    Votes 92,124
  • WpPart
    Parts 91
Gerçek aile (aşiret ) ve mahalle kurgusudur. Gerçek ailesinden haberi olmayan üniversite 3. Sınıfa giden bir Deniz . Ailesinin gerçek olmadığını öğrendiği de ne yapacak. Asıl gerçek ailesinin bir mahallede oturduğunu öğrenen ve ağabeyleri olduğunu öğrenen Deniz bunu nasıl karşılayacak? Yalnız ve zengin bir aile kızi olan Deniz .. Kalabalık ve aşiret olan bir aile.. Deniz , ağabeyler ve aşiret bir aile... Hadi bakalım.
Adı Menekşe by DenizKuzguun
DenizKuzguun
  • WpView
    Reads 183,525
  • WpVote
    Votes 10,806
  • WpPart
    Parts 38
Gözlerim onunla kavuştuğu anda tek bir cümle dökülmüştü ellerimin arasındaki idam tahtasından. "Bana bunu yapmaya hakkın yoktu." Dudakları hafifçe aralandığında gözlerine bir ifade çöktü. Fakat ben o ifadenin tercümanını yapmak istemiyordum. İstediğim şey idam tahtasına bağlanan ipi kesmekti. "Ben dilsizim. Orada ölebilirdin. Nalan olmasaydı derdimi kimseye anlatamazdım anlıyor musun? Alerji olduğunu, kaç saat bu halde olduğunu anlatamazdım. Kimse beni anlamıyor. Ağzımdan dökülen tek şey iğrenç iniltilerken beni çaresizce bırakmaya hakkın yoktu. Ağzımdan çıkan o iğrenç seslerden nefret ediyorum! Senin yaptığın şey dilsiz oluşumu en sert şekilde yüzüme vurmaktı. Ve ben yıllarca bu duygudan itinayla kaçarken sen beni tepetaklak içine savurdun! Benim düşmeme neden oldun!" Ellerim hızlıca döktü içimde biriken tüm gerçeklikleri. Ruhumun bedenime verdiği ızdırap gün yüzüne çıktı acımasızca. Gün yüzüne acımasızca çıkan ızdırap tüm duygularıyla sertçe Barbaros'un yüzüne çarptı. Bu detayı yeni fark ediyor gibi bakıyordu bana. Sanki benim dilsiz oluşumun yeni farkına varmış gibiydi. Evrendeki tüm toprakları içine hapsettiğini düşündüğüm gözlerine cansızlık hâkim olurken ben yeniden, hayatımın her aşamasında olduğu gibi, duygularımda bir ikilem yaşadım. Dilsiz olduğumu yeni fark etmiş gibi ifadesi benim için ne anlam ifade etmeliydi? Beni sıradan bir insan olarak mı görüyordu veyahut dilsiz oluşumu sadece bir süreliğine unutmuş ve gün yüzüne çıkan gerçeklik onu hayal kırıklığına mı uğratmıştı? Cevabı neydi? Peki ya benim istediğim neydi?
KARANLIĞIN ŞEHRİ by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 25,665,402
  • WpVote
    Votes 1,498,157
  • WpPart
    Parts 80
Doğum gününden sonra, kardeşiyle eğlenmek için konsere giden bir genç kız... Fırtına yüzünden iptal olan konserden eve dönmeye çalışırken, kendini bir anda hiç bilmediği bir yerde bulursa... Ve bu bilmediği yerden, evine dönecek hiçbir yolu olmasa... Kendisini yabancı hissettiği bu şehirde, tüm bunlar yetmezmiş gibi, aklını karıştıran ve tüm yolları kendisine çıkaran gizemli bir genç adamla karşılaşırsa... Neler olur?
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,826,656
  • WpVote
    Votes 2,262,260
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."