.
2 stories
KARMAŞIK LİSE  by yeter_zngr
yeter_zngr
  • WpView
    Reads 366,266
  • WpVote
    Votes 16,999
  • WpPart
    Parts 52
"Bu araba... şu araç yani, senin mi?" diye sordu şaşkınlıkla. "Yani, eğer bu kadar çok beğendiysen gezdirebilirim seni." Adını bilmediğim kız küçük bir kahkaha atınca yanlış bir şey söylediğimi anlamıştım. Ama yanlışın hangi kelimede olduğunu bulamamıştım. Elini bana doğru uzattığında tereddüt etmeden uzattığı eli sıktım. Bu onun daha çok gülmesine sebep olmuştu nedense. "Memnun oldum, bende kraliçe Elizabeth." Deyip yapmacık bir samimiyette tebessüm etti. Bu sefer benimde dudaklarımın kenarı alayla yukarı doğru kıvrılmıştı. Umarım sevgilisi yoktur. Var mıdır ki acaba, bence yoktur. Yani inşallah yoktur. Adını sormak için dudaklarım aralanmıştı ki hemen önümden geçip arabanın kapısını açıp şoför koltuğuna oturdu ve elindeki anahtarı takıp arabayı çalıştırdıktan sonra bana bakıp gülümsedi. "Eğer çok beğendiysen, atla ben seni gezdireyim." Dedi kollarını arabanın camına koyup çenesini kolların üstüne yapıştırdı. Şaşkınlıkla karışık afallamayla beraber dudaklarım aralandı. Büyük patlamıştım. Bozuntuya vermemek ve şaşkınlığımı bastırmak için güldüm. 01.04.22 Derin Saygın ♡ Arel Demir
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,376,966
  • WpVote
    Votes 2,252,752
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."