Okuyup bitirdiklerimm
9 stories
PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu) by gunes16hayal
gunes16hayal
  • WpView
    Reads 763,347
  • WpVote
    Votes 29,219
  • WpPart
    Parts 85
Yıllardır Defne'yi seven Poyraz... Poyraz'ı abisi gibi gören Defne... Bu hikaye Poyraz'ın kalbiyle verdiği savaşı anlatıyor. Ya sevdasından vazgeçecek yada onu abisi gibi gören Defne'yi kendine aşık edecek... ••• "Poyraz sen kafede çalışacak birini arıyordun değil mi?" Abimin sözleriyle ona dikkat kesildim. Poyraz abiye baktığımda başını onaylarcasına sallamış ve suyunu içmeye başlamıştı. "Acaba Defne senin kafede mi çalışsa? Hem bizim de aklımız kalmaz, içimiz rahat eder." Poyraz abiyle bakışlarımız kesiştiğinde gözlerinden geçen şaşkınlığı görmüştüm. Bir anda öksürmeye başladı, içtiği su boğazına kaçmıştı. Öksürüğü geçince bir yudum daha su içip "Olur tabi çalışsın." dedi. ••• 29/10/2023 #ask 1 29/10/2023 #genckurgu 2 23/02/2024 #macera 1
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,575,518
  • WpVote
    Votes 1,485,582
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
Varislerin Oyunu (Wisteria 1) by adorayagmur
adorayagmur
  • WpView
    Reads 2,383,883
  • WpVote
    Votes 120,666
  • WpPart
    Parts 28
24 Krallıktan gelen genç prens ve prensesler için kurulmuş bir Kraliyet Okulu. Ancak acımasız bir suikastçı kendini soyluları teker teker öldürmeye adamıştır. Kaçış yok. Teslim olmak yok. Oyuna hazır mısınız?
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,042,931
  • WpVote
    Votes 2,067,259
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
TESADÜFLER KULÜBÜ by a_buse21
a_buse21
  • WpView
    Reads 5,769
  • WpVote
    Votes 766
  • WpPart
    Parts 28
Ben Rüya. Hayatı akışına bırakan, modayla ilgilenen, sakin ve zarif bir insanım... demek isterdim ama gerçekler biraz farklı. Sakin miyim? Hayır. Zarif miyim? Tartışılır. Öfkelenince insanlara bir şeyler fırlatmamı saymazsak tabii. Aslında ben sadece kendi hayatımı yaşamak istiyordum. Güzel güzel tasarımlar yapacak, hayallerimin peşinden gidecektim. Ama evren sağ olsun, kaderime bolca kaos, absürt olaylar ve bol dram yazmış. Şirketin CEO'suna bilgisayar fırlattım mesela. Tamamen yanlış anlaşılma! O adam, yani Demir Beyefendi, ilk günden sinirlerimi hoplattı. Ukala, sinir bozucu ve her konuda haklı olduğunu sanıyor. Ben mi? Ona her fırsatta bir şeyler fırlatarak kendimi ifade etmeye çalışıyorum. İletişim önemli sonuçta. Tabii bir de annemin bana verdiği "muhteşem" görev var: Babamın sekreteri Melis'i takip et! Yani koskoca Rüya Akbaşlı, dedektifliğe terfi etti. Annem hâlâ babamı sevdiği için Melis'i gözetlememi istiyor. Ben de bu işin içinden sağ çıkmaya çalışıyorum. Sizce de normal bir hayatım olması gerekmiyor muydu? Özetle ben Rüya. Moda tasarımcısı olmak istiyorum ama şu anlık mesleğim şirket içinde ajanlık yapmak, CEO'ya saldırmak ve saçma sapan tesadüflerle boğuşmak. Hayatım mı? Tam bir kaos. Ama pes etmek mi? Asla!
KARANLIĞIN ŞEHRİ by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 25,363,277
  • WpVote
    Votes 1,489,327
  • WpPart
    Parts 80
Doğum gününden sonra, kardeşiyle eğlenmek için konsere giden bir genç kız... Fırtına yüzünden iptal olan konserden eve dönmeye çalışırken, kendini bir anda hiç bilmediği bir yerde bulursa... Ve bu bilmediği yerden, evine dönecek hiçbir yolu olmasa... Kendisini yabancı hissettiği bu şehirde, tüm bunlar yetmezmiş gibi, aklını karıştıran ve tüm yolları kendisine çıkaran gizemli bir genç adamla karşılaşırsa... Neler olur?
EMANET by aysegulkalayzengin
aysegulkalayzengin
  • WpView
    Reads 2,352,981
  • WpVote
    Votes 90,010
  • WpPart
    Parts 51
Bebeği lösemi olan Arslan ile kardeşinin beyninde tümör olan Ayşegül, çaresizlik dolu bir dönemde kaderin ağlarını örmesiyle karşılaşır. Onların çaresizlikten başlayan zoraki evlilikleri, acaba güçlü bir aşka yuva olabilecek miydi? "Sakin misin?" diye sorduğunda, iyice yaklaştı. "Sakinim." Onun sözlerinden cesaret alarak, dudaklarıyla dudaklarına dokundu ama ansızın yüzüne yediği tokatla, şaşkına döndü. Ayşegül'ün tedirgin bakan ela gözleri, kırpışan kirpiklerinin altında fazlasıyla masum duruyordu. "Özür dilerim." "Önemli değil... Şimdi ben seni tekrar öpeceğim ve sen bana tokat atmayacaksın." "Sen öpeceksin, ben tokat atmayacağım." "Aynen öyle..." "Tamam." "Öpüyorum." "Öp..." "Tokat yok?" "Tokat yok." Arslan, dudaklarını hafifçe onun dudaklarına değdirdiğinde, Ayşegül istemsizce geri çekildi. Onun gerilemesiyle, Arslan ona doğru yaklaştı. "Kaçarsan olmaz." "Kaçmamam lazım, evet!" "Ayşegül, sakin kal..." "Sakinim. Gayet sakinim!" Karısının titreyen ellerini tuttu ve dudaklarına götürüp öptü. Onu yatıştıracak başka bir çare bulamamıştı. Onun derin bir şekilde nefes almasıyla, rahatlamaya çalıştığını gördü ve tekrar denedi. Dudaklarını onun dudaklarına yakınlaştırdı ve ansızın Ayşegül'ün onu öpmesiyle şaşkınlığa uğradı. Geri çekilen Ayşegül, telaşla söylendi. "Çok pardon! Sen öpecektin, ben tokat atmayacaktım! Ben yanlışlıkla öptüm!" Arslan, kıza şaşkınca baktı. Bu kız gerçek miydi? "Biz öpüşmeye bu kadar zaman harcadıysak, gerisi..." diyen Arslan, geri çekilip önüne döndü. Ne yapsaydılar acaba? Sakin yaklaşınca, becerememişlerdi. Bir anda mı olsaydı? Bir de onu denemek isteyerek tekrar karısına döndü ve ansızın dudaklarına yapıştı. Uzun öpücüğü, nefes almak adına sonlandığında, tekrar yanağına yediği tokatla şaşkınlığa uğradı. "Ayşegül, tokat yok demi
UMUT  by a_buse21
a_buse21
  • WpView
    Reads 99
  • WpVote
    Votes 67
  • WpPart
    Parts 4
Umut Bir tıp dünyasında başarılı bir doktor, geçmişindeki acıların ve travmaların izlerini silmeye çalışırken, beklenmedik bir şekilde bir ışıkla karşılaşır. Belgin Beren Buket, tüm zorlukların üstesinden gelmeye çalışırken, geçmişin karanlık tarafları tekrar gün yüzüne çıkar. Aras Ardıç Atabey ise, Beren'in yanında bir umut ışığı olarak ortaya çıkar, geçmişiyle yüzleşmesini sağlar ve birlikte iyileşme yolculuklarına başlarlar. "Umut", sevgi, güven, iyileşme ve intikamın kesiştiği bir hikaye. Hem zorlu bir mücadele hem de geleceğe dair bir umut arayışıdır. Kitap, travmaların insan hayatındaki etkilerini derinlemesine işlerken, aynı zamanda iyileşmenin ve yeniden umut bulmanın gücünü keşfeder.
Karantina Serisi by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 113,754,060
  • WpVote
    Votes 4,585,380
  • WpPart
    Parts 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."