Ölmeden önce okunması gereken kitaplar
113 stories
Pal Sokağı Çocukları by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 7,940
  • WpVote
    Votes 265
  • WpPart
    Parts 10
Yayına hazırlayan: Egemen Berköz Dizgi: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. Baskı: Çağdaş Matbaacılık Yayıncılık Ltd. Şti. Çeviren: Necmi Seren
Masallar by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 2,204
  • WpVote
    Votes 115
  • WpPart
    Parts 18
Ezop. Hayvan masallarının en eski ustası. Grekçe adının doğru yazılımıyla Aisopos. Kendisi de bir masal kişisine dönüşmüş, Frigyalı köle... Aisopos'un masalları, dilden dile tüm dünya yazınını etkilemiş, Eskiçağ ozanlarına, Ortaçağ masalcılarına örnek olmuş, La Fontaine'e yol göstermiş. Aisopos, yazmış olduğu bu masallar ile insanların gerçek benliklerini okuyucularına sunuyor. Hayvanlar aracılığıyla insanların iç dünyasında bulunan hırsını, aklını, sinsiliğini, cesaretini anlatıyor. Kim bilir, belki de okuduğunuz bir masalın içerisinde kendinizi bulursunuz? Yayınevi: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Çevirmen: Nurullah Ataç
Perili Ev by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 2,855
  • WpVote
    Votes 145
  • WpPart
    Parts 3
Perili Ev, yazar Charles Dickens'ın Noel dönemlerinde yayınladığı hayalet hikayelerinden birisidir. İlk kez 1859'da yayımlanmıştır. Kız kardeşiyle birlikte altı aylığına "adı ileri derecede perili"ye çıkmış bir eve taşınan anlatıcı, bu girişimin nedenini biraz meraka, biraz da bütün olağan sorunları artık yaşamış olmalarına bağlar. Aklın kapı eşiğinde bırakıldığı 'Perili Ev', korkmak için oraya gelerek, korku ve kuşkularını birbirine bulaştırıp, sonunda onun hâkimiyetine girenlerin evi; fantastik olanın kökenine götüren bir zaman tünelidir. Bay Anlatıcı, evdeki hayaletin kılavuzluğunda Harun Reşit dönemine dek götürür bizi. Elbette böylesine akıldışı bir dünyanın enikonu akılcı olduğunu düşünen bir toplumun varlığı; alaycı ve bol esprili bir anlatımın biricik sebebidir aynı zamanda... Yayınevi: Bordo Siyah Yayınları Çeviri: Zeynep Yazıcıoğlu
Bir İdam Mahkumunun Son Günü by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 44,660
  • WpVote
    Votes 1,632
  • WpPart
    Parts 10
Victor Hugo, 1829 yılında yayımlanan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü'nü yazdığında 26 yaşındaydı. Genç yazar, ölüme mahkûm edilen bir insanın son gününü büyük bir ustalıkla anlatarak kamu vicdanını etkilemeyi ve idam cezasına karşı bir protesto hareketi başlatmayı amaçlamış, başarılı da olmuştur. Bugün dünyanın birçok ülkesinde idam cezası yürürlükten kaldırılmışsa, böylesi bir cezanın hem trajik hem de insanlık dışı yanını daha XIX. yüzyılın ilk yarısında gözler önüne seren Hugo'nun bunda hiç de azımsanmayacak bir payı olsa gerek. Şiirleri, oyunları, Sefiller ve Notre-Dame'ın Kamburu gibi yapıtlarıyla Romantik dönem Fransız edebiyatının en saygın yazarlarından biri olan Victor Hugo'nun bu romanının bir başka önemli özelliği de, bir tür "zihinsel otopsi" niteliği taşımasıdır. Can Yayınları Çeviri: Erhan Büyükakıncı
Böyle Buyurdu Zerdüşt by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 5,868
  • WpVote
    Votes 219
  • WpPart
    Parts 20
Otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü ardına bırakarak dağa çekildi Zerdüşt. Dağda on yıl zaman zarfında, bıkmadan, usanmadan hep ruhunu dinledi... Ve sonunda içinde, gönlünün derinliklerinde bir değişiklik duyumsadı. Günlerden birgün yıldız, aydınlatacak bir şeyin kalmasyadı yazgın ne olurdu? On yıl varki buruya mağarama çıkıyorsun. Eğer, ben, kartalım ve yılanım olmasaydık, ışığından ve yolundan bezerdin. Fakat her sabah seni bekledik. Işığının fazlasını aldık ve bunun için seni kutsadık. Bak! Ben, fazla bal toplamış arı gibi uzanacak ellere muhtacım. İnsanlar arasında, akıllılar deliliklerine; fakirlerde zenginliklerine kavuştuğu o derin sevinci tekrar yaşatmak için armağanlarımı paylaştırmak istiyorum. Bunun için aşağılara inmeliyim. Nasıl ki sen, cömert yıldız, akşamları denizin arkasına iniyor ve arkadaki dünyaya ışık götürüyorsan, ben de senin gibi, inmek istediğim insanların arasına girmek istiyorum. Ey, en büyük mutluluğu bile kıskanmadan görebilen tek göz, beni kutsa!... Taşmak isteyen kadehi kutsa ki içinden su, altın gibi aksın ve mutluluğun parıltılarını her tarafa saçsın. "Bak, bu kadeh yine boşalmak, Zerdüşt yine insan olmak istiyor." Zerdüşt'ün on yıl sonra insanların arasına karışma isteği ve dağdan inişi böyle başladı. İlgi Kültür Sanat Genel Yayın Yönetmeni / Ahmet İzci Çeviri / Korkut Ata Editör / Taner Dileklen
Maça Kızı by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 5,723
  • WpVote
    Votes 255
  • WpPart
    Parts 6
1799'da Moskova'da doğan Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, çarlık yönetiminin zulümlerine karşı yazdığı şiirlerle ünlendi. Daha sonra yazdığı eserlerle Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edildi. ebedi kültüründe Rus halk sanatı epeyce yer tutar. Şiirde lirik, romantik Batı şairlerinni yolunu izleyen Puşkin, öykü ve romanda Gerçekçilik akımına yönelmiştir. Edebi konularını gündelik hayat oluşturur. 1833'te yazdığı Maça Kızı, Puşkin'in yazınsal yaratıcılıktaki ustalığını gösteren öykülerinden biridir. Maça Kızı'nı merak ve coşkuyla okuyacaksınız. Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Çevirmen: Ataol Behramoğlu
Vişne Bahçesi by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 3,265
  • WpVote
    Votes 170
  • WpPart
    Parts 4
Vişne Bahçesi, Anton Çehov'un yazdığı ve ilk kez 17 Ocak 1904 tarihinde Moskova'daki Moskova Sanat Tiyatrosu'nun Constantin Stanislavski yönetmenliğinde sahnelediği oyun. Eser, 19. yüzyılın son yıllarında gelişme yolundaki sanayileşmeye çalışan Rusya'da geçmektedir. Yayınevi: Cumhuriyet Dünya Klasikleri Yıl: 1998 Çeviren: Ataol Behramoğlu
Akıl ve Tutku by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 4,790
  • WpVote
    Votes 279
  • WpPart
    Parts 22
Kırk iki yıllık gözden uzak ve sade yaşantısına karşın yazdıklarıyla İngiliz edebiyat tarihinin bir kült romancısı olmayı başardı. Eserlerinde güçlü kadın karakterleri başkahramanlar olarak yer aldı. Bütün romanları sinemaya uyarlanan Jane Austen, Akıl ve Tutku'da aile değerleri ve akrabalık ilişkileri ile kadın duyarlığı ve aşkı ele alır. Bu romanda da Jane Austen'ın derin gözlemi, zarif üslubu ve ince ironisi eserin konusu kadar dikkat çekicidir. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Çeviren: Hamdi Koç
Mrs. Dalloway by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 1,417
  • WpVote
    Votes 90
  • WpPart
    Parts 18
Yazar: Virginia Woolf Çeviren: İlknur Özdemir Yayınevi: Kırmızı Kedi - 2012 Karakterlerin iç yaşamının bilinç akışı tekniğiyle iç içe geçtiği Mrs. Dalloway, okuyucuyu beşeri deneyimin, zaman ve mekânın, deliliğin ve pişmanlığın keşfiyle büyülüyor. Zarif ve hayat dolu bir kadın olan Clarissa Dalloway vereceği bir davete hazırlanırken, bir zamanlar hayatına giren ve çok sevdiği insanları hatırlar. Savaş sonrası bunalımı yaşayan ve akıl sağlığını kaybetmek üzere olan Septimus Warren Smith'in en kötü günü, Clarissa ve dostlarının davete hazırlandığı günle iç içe geçer. Davet göz alıcı bir seviyeye ulaşırken, söz konusu yaşamlar ortak bir paydada buluşur. Haziran 1923'ün son derece önemli bir günü geçmişi, günceli ve geleceği bir araya getirir.
Clarissa by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 4,890
  • WpVote
    Votes 307
  • WpPart
    Parts 14
1902 yılından Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesine kadar geçen dönemde, dünyanın halini genç bir kadının gözünden anlatır. Avusturyalı bir subayın kızı olan Clarissa bir manastır okulunda büyümüş, eğitimini tamamladıktan sonra Viyanalı ünlü bir sinir hastalıkları uzmanının yanında çalışmaya başlamıştır. Lozan'daki bir kongrede barışsever Fransız öğretmen Léonard'la tanışır. Birbirlerine âşık olurlar. Savaş yüzünden ayrılmak zorunda kaldıklarında Clarissa hamiledir. Üstelik karnındaki bebeğin babası aynı zamanda düşmanıdır da. Milliyetçi bir histerinin kol gezdiği parçalanmış Avrupa'da bu bebeği doğurmak yalnızca kişisel bir karar değildir artık. Yayınevi: Can Yayınları Çeviri: Gülperi Sert - Serpil Yalçın