...
39 stories
Hiçlik by melekgysll
melekgysll
  • WpView
    Reads 150,674
  • WpVote
    Votes 7,060
  • WpPart
    Parts 60
Bir havlama sesi doldurdu kulaklarımı; öyle sıradan bir havlama değildi bu, içi acıyla dolu, delirmiş gibi yükselen bir sesti. Cesur kendini kaybetmişti. Sanki sadece havlamıyor, içindeki korkuyu, öfkeyi ve kaybı dışarı kusuyordu. O sesi duyduğum anda içimde bir şey yerinden oynadı. Adımlarım beni nereye gittiğimi bile düşünmeden deliğe doğru sürüklerken, başımı kaldırdığımda Eymen'in yüzünü gördüm. Çıldırmış gibiydi. Gözleri kan çanağına dönmüş, çenesi kilitlenmişti. Herkes onu büyük bir kuvvetle tutmaya çalışıyordu ama o an sanki karşısında kim olursa olsun parçalayacakmış gibiydi. Kolları gerilmiş, bedeni öne doğru atılmak için fırsat kolluyordu. Titrek bir nefes verdim. Simay'la Elif'in de bir farkı yoktu. Simay delirmiş gibi başını iki yana sallıyor oradan çıkacakmışım gibi beni bekliyordu. Dudaklarımın arasından zar zor çıkan, fısıltıdan bile zayıf bir sesle ismini söyledim. Öyle hafifti ki, duymaması gerekiyordu. Ama mucize gibi bir şey oldu. O ses ona ulaştı. Sanki içgüdüsel olarak, sanki beni hissetmiş gibi bir anda bana döndü. "Eymen..." Hareketleri bir anda durdu. Tutulmuş gibiydi. Sonra gözleri beni buldu. O an yüzündeki ifade... Hayatım boyunca unutamayacağım bir şeydi. Şaşkınlık, korku, umut ve acı aynı anda yüzünden geçti. Ben ise neredeyse bayılacakmış gibi, adımlarımı zorla yere bastığımı hissederek onlara doğru yürüyordum. Dünya yavaşlamıştı sanki. Her adımım ağır, her nefesim yarımdı. Bir anda kendini diğerlerinin arasından kurtardı. Kimse onu durduramadı. Bana doğru koşmaya başladığında kalbim yerinden çıkacak sandım. Diğerleri de beni fark ettiğinde oldukları yerde donup kaldılar. Simay'la Elif'de ağlayarak bana doğru koşmaya başladılar. Ama Eylül... O an dayanamadı. Gözyaşlarına boğuldu. Çünkü tek başımaydım. Yanımda kimse yoktu. "İdil!" 🧟‍♀️
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 37,817,320
  • WpVote
    Votes 1,654,496
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
Polis Şakaya Gelmez by mervegnr_
mervegnr_
  • WpView
    Reads 11,322,389
  • WpVote
    Votes 486,286
  • WpPart
    Parts 38
Şakadan zerre anlamayan birine okkalı bir şaka yaparsanız elde edeceğiniz şey yüklü bir para ve birkaç bin fazla tıklanma olmaz. En azından benim öyle olmadı. Yayınlanma tarihi: 14.06.2019
TİLKİ (Tamamlandı) by fatmagl0102
fatmagl0102
  • WpView
    Reads 131,408
  • WpVote
    Votes 14,397
  • WpPart
    Parts 44
O Aden! Kalbi kırık kız. Herkesi yakardı yıkardı. Herkesin ona yaptığı gibi... Kırıktı batardı O Ekin! Namı değer tilki. hırsına mahkum ateş misali kor. Yüreği yangın yeri yandığı gibi yakardı. Bu onların hikâyesi.. birbiri için doğru insanlar, ama birbirlerine geldikleri zaman yanlış Yanlışın içinde doğruyu arıyan iki genç. Bu iki gencin intikam duygusu mu yoksa hiç tatmadıkları aşk duygusu mu ağır basıcaktı? ... Kapak tasarımı; @sakliruyalar ♥️ #Tilki 1.sıra 14.04.2021 #Aden 1.sıra 18.07.2021 #Ekin 1.sıra 20.07.2021 #Ölüm 1.sıra 23.11.2021
İZLER KALIR by afroditmavisi
afroditmavisi
  • WpView
    Reads 16,003,420
  • WpVote
    Votes 1,058,702
  • WpPart
    Parts 58
Pukka yayınları aracılığıyla kitap oldu! "Sana hiç söylemedim ama sana aşıktım. Bunu yüzüne karşı söyleyememek de benim ayıbım olsun." 070822 ☁️
GÖK�ÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 62,726,261
  • WpVote
    Votes 3,141,626
  • WpPart
    Parts 60
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,379,177
  • WpVote
    Votes 2,074,435
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
MÂHPARE by msaslann
msaslann
  • WpView
    Reads 3,244,039
  • WpVote
    Votes 141,625
  • WpPart
    Parts 37
"Çok mu seviyorsun?" diye sordu Arslan dayanamayarak. Ahsen ise usulca salladı kafasını. "Tamam, gel o zaman." Elini bırakıp Ahsenin korkuyla yere bıraktığı bisiklete yöneldi. Bisikleti kaldırdığında aklından geçenden emin olamadı. Bu bisiklet ikisini de kaldırır mıydı bilemiyordu. Fakat denemeden bilemezdi. "Arslan abi?" diye sordu küçük kız şaşkınlıkla. Arslan yakışıklı yüzüyle Ahsene baktıktan sonra önündeki kısma vurdu iki kere. "Bisiklet bisiklet demiyor muydun? Atla hadi!" Arslan Ahsenin kıpırdamadan durduğu yerde kendisine bakarken ki yüz ifadesine gülmeden edemedi. Ardından hemen konuştu. "Hadi mâhpare..." tehdit edercesine devam etti. "Beklemem bak!" Yeşil gözleri hemen açıldıktan sonra vakit kaybetmeden daha doğrusu Arslan abisi fikrini değiştirmeden hareketlendi küçük kız. Arslanın da yardımı ile oturdu önüne. "Mahpare mi?" dedi tam olarak telaffuz bile edemezken. "Hoşuna gitmedi mi?" diye sordu Arslan henüz hareket etmeden. Buna karşılık kafasını salladı hızla Ahsen. "Ne demek ki?" "Ay parçası..." dedi gözleri küçük kızın yeşillerine birkaç saniye takılırken. Ardından hemen toparladı kendisini. "Şimdi?" dedi sorunun cevabını yeniden almak ister gibi. "Şimdi hoşuna gitti mi?" Kocaman gülümsedi Ahsen. Saçlarından yayılan kokunun farkında olmadan bir kez daha salladı kafasını. "Hı hı.." ardından o da yeşillerini kahveleriyle buluşturdu. "Çok güzel." © Tüm Hakları Saklıdır kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerlerde kullanılamaz. Mâhpare adıyla yazılmış wattpad üzerindeki ilk hikayedir.
İS KOKAN ZEYTİN AĞACI by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 2,650,983
  • WpVote
    Votes 230,508
  • WpPart
    Parts 59
"Benim topraklarımda ölmek için özel bir nedene gerek yok." Mihra Elnurova, Türkiye'nin güneyinde yer alan, ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan'da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma, silahlanma haberleri gelirken hiçbir sorun olmadığına inanarak yaşayan genç kız, bir sabah bulundukları kasabaya ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye'den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olacağından bihaberdir. Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından kendini izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral'ı görünce Mihra'nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar.