En sevdiklerim...
6 stories
Savaşın Lordları by DenizMeyRa
DenizMeyRa
  • WpView
    Reads 226,404
  • WpVote
    Votes 16,529
  • WpPart
    Parts 92
Siyah Porsche'un hızı 200'ü bulmuşken 89. otoyolun batısındaki eski köprüye yöneltmişti. Sürücü koltuğundaki kadın, köprünün sonunda kendisini bekleyen tehlikenin farkındaydı ama girmekten başka seçeneği yoktu. Yaklaşık 250-300 metre arkasında, kendisini takip eden araçları aynadan kontrol ederken bir küfür savurup gaza daha da yüklendi. Onlardan çaldığı şey yüzünden baya sinirli olduklarını anlamak için dahi olmak gerekmiyordu zaten. Arabası köprüye girdiğinde son bir kez sırtındaki çantayı kontrol etti. Tam vadinin iki tarafını birbirine bağlayan köprünün ortasındaydı ki; bir tırın yolun diğer ucunu boylu boyuna kapatmaya başladığını gördü. Artık köprüden çıkış yoktu. Kapana kısılmış gibi görünüyordu. Bunu yüzündeki yarım gülümseme ile izleyen gözü kara sürücü başka çaresinin kalmadığını anladığı anda bir an bile tereddüt etmeden direksiyonu sola kırdı, köprü korkuluklarının olduğu tarafa. Eğer araçla gideceği yol kapatılırsa o zaman uçması gerekiyordu... Lordlar: Mafya değiller ama silahsız gezmezler. Yenilmezler ama çok şey kaybettiler Her şeyi bilirler ama size bildikleriniz unutturacaklar. ●Kendilerini beğenmişler ve siz onları daha çok beğeneceksiniz Öne Çıkanlar Listesinde (10.07.17-07.2018) *Myr Yayımlanma Tarihi: 11.11.16 Kapak Tasarımı: @noldungoya
KURALSIZ | KİTAP OLDU by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,463,190
  • WpVote
    Votes 534,501
  • WpPart
    Parts 93
"Ben, kalbinde yaşayabileceğim birini hayatımda isterdim," dedim ve yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Peki sen, sen nasıl birini isterdin hayatında?" Yeşillerini denize çevirdi, iç çekti. Sabırla bekledim dudaklarından dökülecek olan cümleleri. Uzun uzun baktı denize. Sabrımı sınamak istercesine uzun baktı hem de ve sonunda yeniden bana dönebildi. "Hiç kimseyi," dedi kendinden emin bir şekilde, afalladım. "Neden?" Sordum, kadehinde kalan şarabını bir kerede içti. Boşalan kadehe odakladı bakışlarını. Uzun uzun düşündü. Gözünün ucuyla bana baktığında yüz ifadesi düzdü ama gözlerini yine saklayamamıştı. Gözlerinden anlaşılıyordu kederli olduğu. "Çünkü ben kimseyi kalbimde yaşatamam," dedi, bu cümlenin ağırlığı altında ezilirken acıyla yutkundu ve ekledi. "Benim kalbimde bana bile yaşam yokken, hiç kimseye olamaz."
ŞEHRİN HAYLAZLARI by moonlight3436
moonlight3436
  • WpView
    Reads 466,949
  • WpVote
    Votes 40,807
  • WpPart
    Parts 55
"MADE İN MOON😎" İLK YAYIN TARİHİ:17 nisan 2016 Birinin motosikleti.. Birinin taksisi... Birinin solüsyonları ve mendilleri... Burası çalınan hayatların adresi... Burası, şehrin üç haylazının ironik hikayesi... Farklı hayatlar, farklı tatlar ve en sonunda kesişmeye mahkum olan yollar Bir tek şey bu üç haylazı bir araya getirebilirdi... Ne mi? Gelin orasını hep birlikte görelim... ÖNEMLİ!!! HİKÂYE TÜM HAKLARIYLA TARAFIMA AİTTİR. HERHANGİ BİR ŞEKİLDE KOPYALAMA, ALINTI YAPMA, EMEK HIRSIZLIĞI DURUMUNDA GEREKLİ YASAL İŞLEMLER BAŞLATILACAKTIR
ESİR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,719,818
  • WpVote
    Votes 509,123
  • WpPart
    Parts 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.
GÜZ ESİNTİSİ by burcinsaridogan
burcinsaridogan
  • WpView
    Reads 816,349
  • WpVote
    Votes 12,598
  • WpPart
    Parts 5
Bir gecenin sabahında soldu gençliğim. Bir gecenin sabahında, açık yaramdan değil yaralarıma merhem diye bildiğim nefesinden vuruldum. Bir gecenin sabahında, on üç yaşındaydın; on yedi yılın ağırlığını küçük ellerinle gözlerinin kuyusuna gömdün. Ellerinde kanlı bir yazma, annenin kokusu kalbinin yarasında... Sen bilmezsin, ölü çocuklar büyümez. Sen bilmezsin, ölü kadınlar konuşmaz. 🕊 Yetişkin İçerik Başlangıç tarihi: 30 Kasım 2018
SUÇ ORTAĞIM by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 1,069,867
  • WpVote
    Votes 98,773
  • WpPart
    Parts 104
Her gece tam 00.00'da gelen bir ihbar ve ardında bırakılan bir ceset... Sol bileklerinde gizemli harflerle işaretlenmiş kurbanlar ve peşinde iz bırakmayan bir katil... Dört kişilik bir polis ekibi, bu acımasız cinayetlerin arkasındaki sırrı çözmek için karanlık bir yolculuğa çıkar. Ancak bir gece cesetlerden birinin cebinden çıkan bir not, ekibin içindeki sinsi bir ihanetin varlığını ortaya koyar ve güvenin, en beklenmedik anlarda nasıl parçalandığını acımasızca ortaya koyar. Artık bir yandan katili yakalamaya çalışırken bir yandan da aralarındaki hainin kim olduğunu çözmek zorundadırlar. Güvenin her an sorgulandığı bu ölümcül oyunda Mira Aksoylu, hem karanlık bir suçluya hem de giderek derinleşen bir ihanet labirentine karşı tetikte kalmak zorundadır. Cinayetlerin ardındaki sır perdesi aralandıkça, ekip kendini giderek derinleşen bir kargaşanın içinde bulur. Her ipucu, daha büyük bir tehdidin kapısını aralar ve belirsizlik, her birinin ruhunu adım adım çürütür. Katil kim? Hain kim? Her şey gün yüzüne çıktığında, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.