aybala24 adlı kullanıcının Okuma Listesi
6 stories
ÖYLE OLSUN | Texting (Tamamlandı) by gunes16hayal
gunes16hayal
  • WpView
    Reads 36,781
  • WpVote
    Votes 2,681
  • WpPart
    Parts 50
Neşem: Beni kendine aşık ettin ve sonra da çekip gittin Neşem: Ben bunu hak etmedim Neşem: Senden nefret ediyorum Neşem yazıyor... Neşem çevrimiçi Neşem yazıyor... Neşem: Seni özledim Atlas Neşem: Nefret falan da edemiyorum zaten Neşem: Sadece seni seviyorum Neşem: Geri dönsen olmaz mı?
KURALSIZ | KİTAP OLDU by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,860,292
  • WpVote
    Votes 544,188
  • WpPart
    Parts 93
"Ben, kalbinde yaşayabileceğim birini hayatımda isterdim," dedim ve yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Peki sen, sen nasıl birini isterdin hayatında?" Yeşillerini denize çevirdi, iç çekti. Sabırla bekledim dudaklarından dökülecek olan cümleleri. Uzun uzun baktı denize. Sabrımı sınamak istercesine uzun baktı hem de ve sonunda yeniden bana dönebildi. "Hiç kimseyi," dedi kendinden emin bir şekilde, afalladım. "Neden?" Sordum, kadehinde kalan şarabını bir kerede içti. Boşalan kadehe odakladı bakışlarını. Uzun uzun düşündü. Gözünün ucuyla bana baktığında yüz ifadesi düzdü ama gözlerini yine saklayamamıştı. Gözlerinden anlaşılıyordu kederli olduğu. "Çünkü ben kimseyi kalbimde yaşatamam," dedi, bu cümlenin ağırlığı altında ezilirken acıyla yutkundu ve ekledi. "Benim kalbimde bana bile yaşam yokken, hiç kimseye olamaz."
SARFINAZAR ~İçimdeki Yıldırım~ by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 11,977,555
  • WpVote
    Votes 541,096
  • WpPart
    Parts 68
"Fazla vaktinizi almayacağım, direkt konuya gireceğim. Birçok şeyin farkındayım. Bana karşı beslediğiniz duygularınızın da, her görev emrinde dönüşümü beklediğinizin de, her yara aldığımda acı çektiğinizin de hepsinin farkındayım." Gözlerini gözlerimden ayırmadan sıkıntılı bir nefes çekti ciğerlerine. Kelimelerini özenle seçtiği o kadar belliydi ki, söyleyeceği şeyi söylemek aynı zamanda da bunu beni kırmadan yapmak için kendisini frenliyordu. "Kendinize bunu yapmayın. Size defalarca söyledim, benim hayatımda böyle bir şeye yer yok." Birkaç gündür ağlamaktan kuruyan gözlerim son cümlesiyle tekrar dolarken ona belli etmemek için başımı yere eğdim. Zorlamayacaktım, onu sevmem için onun sevgisine ihtiyacım yoktu. Ben onu, onsuz da severdim. "Anladım." dedim fısıltıyla. Eğer yüksek sesle söyleseydim ses tellerimin titrediğini anlardı. Karşısında sevgi dilenen aciz bir kız gibi durmak istemiyordum. Birini sevmek hiçbir zaman acizlik değildi. Zaaftı, her insanın tadamayacağı ama tadanın da binlerce kez şükredeceği bir duyguydu. Yaşamı boyunca bir insan için olup olabilecek en güzel zaaftı sevgi. "Başka bir şey yoksa eğer.. İyi günler." Dolu gözlerimi görmesin, bana acımasın diye başımı kaldıramadım. Yanından geçeceğim sırada kolumu tutan iri kemikli, nasırlı elleri tüm vücudumu ateşe vermiş gibi titretmişti. Sesli yutkunuşunu ve kolumdaki elinin titrediğini hissettim. Baş parmağı kolumun üzerini bilinçsizce okşarken yerde olan gözlerim kolumdaki elini buldu. Bir an için fikrini değiştirdiğini sandım ama o bunu fark ettiği gibi elini hızlıca geri çekti üzerimden. "Vazgeç.." diye mırıldandı acı çeker gibi. Sesi kısık ve pürüzlüydü. "Beni sevme. Ben ruhu olmayan, yaşamayı bilmeyen, acı hissetmeyen bir adamım. Sana acı vermek, bu hayatta isteyeceğim en son şey bile değil." 🔴 (Minimum Aksiyon/Bol Aşk)
MECRUH (KİTAP OLDU) by nhll__
nhll__
  • WpView
    Reads 3,064,690
  • WpVote
    Votes 114,490
  • WpPart
    Parts 52
🖤♾️ "Bir daha gelme!" Dedi fısıltıdan ibaret buruk sesiyle. "Sakın ola bir daha bana dokunma da!" Kendisi ne kadar öfkesini ortaya seriyorsa, Mirhan'da mimik oynamıyor öylece gözlerine bakıyordu. "Geleceğim..." dedi kısık fakat vurgulu bir kararlılıkla Mirhan. Bakışları dudaklarına inip tekrar gözlerine çıktı. "Dokunacağım da." diyerek sürdürdü kararlılığını. Hatta kendinden fazlasıyla emin bir şekilde,"Bir kere aldım, yine alacağım." dedi büyük yemin verir gibi."Yine biz olacağız..." Burnundan verdiği soluğu alaylı bir şekilde havaya karıştı, her kelimesi bir meydan okuma gibiydi."Hangi yüzle söylüyorsun bunları?" Eli de ağır ağır kalbinin üzerine gitti. "Sen şurama, onca acımın tam üzerine bir de evlat acısı yerleştirdin ya...Ben o gün, senli olan bütün anıları tek celsede çöpe attım... Gök kubbe yere inip ikiye yarılsa, biz diye bir şey olmayacak artık." Dila ♾ Mirhan 29/04/2021
MÜJGAN  by nhll__
nhll__
  • WpView
    Reads 657,138
  • WpVote
    Votes 35,736
  • WpPart
    Parts 38
🥀💔 "Ben gidiyorum Berfan. Bir daha dönmemek üzere gidiyorum." Kelimeler ağırdı, nefesi düzensizdi. Kalbinin çarpıntısı, göğsünü sıkıştırıyor, nefes almasına bile izin vermiyordu. Boğazındaki düğümü yutkundu ve ekledi. "Tek başıma." Sonda vurguladığı tek nefeslik cümle, bir bıçak gibi Berfan'ın içine saplandı. Yüreğini burkan bir sessizlik çöktü aralarına. "Biz!" diye haykırdı Berfan, gözleri koca bir çığlığı içinde tutmaya çalışırcasına parlıyordu. O tek kelime, yıkılan gururunun enkazında can çekişirken, ayaklarının altına batıyordu sanki. Ama umursamadı, acısını hiçe saydı. "Biz diye bir şey yok. Unut olanları." Acımasızca savurdu bu cümleyi Yusuf Karahan. Sesinde soğuk bir keskinlik vardı. O soğukluk, Berfan'ın içine işledi, iliklerine kadar titremesine sebep oldu. Gözleri kararmıştı. İçindeki öfkeyle birkaç adım attı ve göğsünden sertçe itti. Yusuf'un bir anlığına sendelemesine aldırmadan, gözyaşlarıyla harmanlanan sesiyle haykırdı: "Ne demek yok! Allah'ın cezası, ne demek 'biz' diye bir şey yok?" Nefesi düzensizdi, göğsü hiddetle inip kalkıyordu. "Dün gece... Dün gece benimle birlikte oldun sen!" derken sesi çatallaşmış, titremesi öfkeyle gölgelenmişti. "Sabah gittiğinde 'geleceğim' dedin... Ne değişti, hı? Söylesene, ne değişti de yine benden vazgeçtin?" 🥀 "Göreceksin!" diye tısladı, sesi zehir gibiydi. İki parmağının tırnaklarını birbirine bastırarak devam etti. "Gün gelecek..." Her kelimesi bir intikam yeminiydi. "Seni şu kadar sevmem için bana yalvaracaksın." Baş parmağıyla işaret parmağının arasındaki incecik boşluğu gösterdi. Gözleri, karşısındaki adamı delip geçecek gibi parlıyordu. "Ama ben o gün..." dedi, sesi alaycı bir acıyla titreyerek. "Bırak sevmeyi, senin yüzüne dahi bakmamak için ölmeyi tercih edeceğim!"
MUKADDERAT by yagmurunhikayeleri
yagmurunhikayeleri
  • WpView
    Reads 1,121,134
  • WpVote
    Votes 61,746
  • WpPart
    Parts 62
Gökalp mahallesinde satırlara dökülen aşkların hız kesmeden devam etmesinin hemen ardından... Yıllar yılı içinde biriktirdiği o büyük aşkı daha fazla kaldıramayan Meryem için hayat, zorlu mücadelelerle geçip gidiyordu. Kalbini demirden pençelerle sıkıştıran o aşk için canını dişine takarak savaşmasına rağmen yine de hiçbir çaba elde edememek genç kadını çılgına çeviriyordu. Biliyordu, aşkı karşılıksızdı; sevdiği adam ona karşı bir şeyler hissetmiyordu ve muhtemelen de hiçbir zaman hissetmeyecekti. Bu gerçek Meryem'in yüzüne her gün bir tokat gibi çarpıyor ve onu hayal alemine dalmaktan son anda kurtarıyordu. Öte yandan Gökalp mahallesinin en korkulan adamı unvanına sahip Mert için de hayatın pek kolay olduğu söylenemezdi. Mert genel olarak hayatını sınırlarda yaşamayı seven bir adamdı. Agresif ve hoyrattı. Kendisi istemedikçe hiç kimse onun alanına giremezdi. O namı diğer Kasımpaşalı'ydı. Lakabının anılması bile çevresine korku salmasına yetiyordu. Mert bir gün, yüreğinin derinliklerinde bir yara olarak taşıdığı o büyük sırrın kendisini yiyip bitirmesine dayanamayıp yaşadığı yerden ayrılmak zorunda kaldı. O mahallede son gördüğü şey ise Meryem'in gözlerindeki o yakıcı ifade olmuştu. Bunu, ondan ayrıldığı dakikadan itibaren asla unutamamıştı. O, sevdiği kadın için yanmayı göze almış cesur bir adamdı ama aynı zamanda, sevdiği kadını ardında bırakıp gidebilecek kadar da korkaktı aslında. Yıllar sonra geri döndüğünde ise... Her şey değişmişti. Ya da aslında her şey yeterince değişmemiş miydi?.. Bilinen tek bir şey varsa o da bu kez aşkı için çabalayanın Kasımpaşalı olacağıydı... Kaderi baştan yazan iki karakterin, birbirleri için nasıl savaşlar verdiklerine şahit olacağınız bir aşk romanı!