BbErdogans
Yıllarca kaçtığı şehre, ıssız bir yolda yaşanan şaibeli bir kazanın ardından döndü.
Ama bulduğu şey huzur değil; sırtlanların sofrasına meze edilmiş bir enkazdı.Soyadının ağırlığı omuzlarına çökerken, bu karanlık imparatorluğun sahipsiz kalmasına izin vermeyecekti.
Kendi kurallarını yazmak için kurduğu o ışıltılı dünya, her kadehte bir sırrın, her fısıltıda bir ihanetin saklandığı tehlikeli bir labirente dönüşüyordu.
Hem görünür hem ulaşılamaz olmak zorundaydı.
Ta ki köşede her gece sessizce oturan, bakışlarıyla ruhunu soyan o yabancıyla göz göze gelene kadar...
Hayatta kalmak için kime ait olduğunu bilmediği bir güce sığındığında ve tüm şehri sarsacak o büyük yalanı söylediğinde, aslında kiminle pazarlık yaptığını bilmiyordu.
Eski, kanlı bir defterin sayfaları aralandıkça ve geçmişin gölgeleri şehri sarmaya başladıkça tek bir gerçeği fark edecekti. Zamanı geldiğinde...
"Seninle benim aramdaki tek fark," dedi adam...
"Ben can almayı biliyorum, sen ise can yakmayı."
Kadın gözlerini ondan ayırmadı.
"Yanılıyorsun," diye fısıldadı.
"Ben ikisini de aynı anda yapabildiğim için hayattayım."
Mücevher Günahlar Serisi I.
Başlangıç tarihi 26.04.2026
*Kitabımız yetişkin okurlar içindir.