feyzagram
- Reads 10,600
- Votes 394
- Parts 41
ÇINAR MAHALLESİ
"Herkesin çekindiği o aşılmaz adama, sadece ben kendi adıyla seslenecektim..."
Yirmi yedi yaşındaki Nihan, şehrin ruhsuz ve soğuk binalarından, kalabalıklar içindeki o devasa yalnızlıktan kaçan genç bir kadındı. Hayattan tek beklentisi sakinlik, sessizlik ve kendi kabuğunda yaşayabileceği basit, sıradan bir düzendi. Ancak Arnavut kaldırımlı sokakları, sardunya kokulu pencereleri ve kapısı herkese açık insanlarıyla Çınar Mahallesi'nin onun için bambaşka planları vardı. Elinde dumanı tüten bir tabak yemekle kapısına gelen komşular, neşeli altın günleri ve çıkarsız dostluklar arasında, Nihan çoktan unuttuğunu sandığı "yaşama hissini" usul usul yeniden bulacaktı.
Ve bir de o vardı... Mahallenin tam kalbinde, asırlık çınar ağacının ağır gölgesindeki çay ocağının sahibi: Yaman Ali Ersoy.
Otuz beş yaşında, yüzünde yaşanmışlıkların sert çizgilerini taşıyan, mahallelinin saygıyla karışık bir çekingenlikle "Yaman Usta" dediği o gizemli adam. Etrafına ördüğü kalın zırhı, gece karası bakışları ve ağır duruşuyla kimsenin yaklaşmaya, ardındakini görmeye cesaret edemediği bir sırdı.
Ancak iki farklı dünyanın usul usul birbirine çarpması kaçınılmazdı. Mahallenin o huzurlu, aydınlık ve neşeli gürültüsünün tam ortasında; sırlarını isminde taşıyan Nihan ile kalbini zırhların ardına saklayan Ali arasında kelimelere dökülmeyen, yavaş yavaş harlanan gizli ve tehlikeli bir ateş yanmaya başlayacaktı. Bir yanda masum komşuluk ilişkileri, dram ve sıcacık dostluklar; diğer yanda ise teni yakan, mantığı susturan, ağır, karanlık ve şehvet dolu bir tutku...
"Bazen kaçıp sığındığınız o sessiz sokak, hayatınızın en büyük fırtınasını kendi içinde saklar. Benim fırtınamın adı o asırlık çınarın altında demli bir çay içiyordu ve herkesin Yaman dediği o sert adam, sadece