Mahalle kurgusu
125 historias
İNCİ | Nârin Bir Hazine por FanatiKkyazarrr
FanatiKkyazarrr
  • WpView
    LECTURAS 1,512,916
  • WpVote
    Votos 45,752
  • WpPart
    Partes 60
Köyde geçen bir aşk hikayesi... •Kitap Bade | Ateş Parçası Hikayesi ile Aynı Kurgudadır• •Yazarının Bilgisi ve İzni Vardır• #hepbiaslı Minnetim ve Saygılarımla🤍 Köy kurgusu ve abimin arkadaşı konuludur. Hikaye küfür ve yetişkin sahneler içermektedir...
Sipahi por ereslavinia
ereslavinia
  • WpView
    LECTURAS 63,037
  • WpVote
    Votos 4,032
  • WpPart
    Partes 15
Yetiştirme yurdundan çıktıktan sonra ailesi hakkında hiçbir bilgi edinemeyen Yazgı Günce, bir gün kapısına gelen fotoğraf ve bebeklik battaniyesi ile geçmişi hakkında ilk kez bir şey bulur. Yazgı bulduğu bilginin peşinden giderken Akifle tanışır. Hayat onlara yeni yeni yollar açarken, bu ikili için beklenmedik şeyler olacaktır. Aralarındaki bağın küçük bir tesadüften fazlası olduğunu anlayan ikili için zor günler, mutlu günler kadar yakındır. "Ortak acılar, bu acıyı ortak yaşayan insanları bir araya getirir Yazgı." Tüm hakları saklıdır.
KARA ÇİY | MAHALLE por ceylinpetrikor
ceylinpetrikor
  • WpView
    LECTURAS 2,243,967
  • WpVote
    Votos 89,074
  • WpPart
    Partes 46
"Şeytan, meleğin kanatlarını severken yanlışlıkla kopartabilir, güzel kiracı." 🪽 | 1,82m okunma ile final yaptık. | Gerilim, korku ve şiddet içerir. Yetişkinlere yöneliktir. Her hakkı saklı tutulmaktadır. Benzerlik ya da çalıntı durumunda saklı tutulan tüm haklar kullanılacaktır.
LEYAN  por GulsumBlgn
GulsumBlgn
  • WpView
    LECTURAS 1,592,382
  • WpVote
    Votos 73,789
  • WpPart
    Partes 34
"Ben evimi çoktan buldum, Leyla." dediğinde midemde kanat çırpmak için hazırda bekleyen onlarca kelebek bir anda canlandı. Boynuna doladığım ellerim ensesindeki kısa saçlarını bulup okşamaya başladığında Asaf'ın da bir eli belime yönelmiş, giyindiğim tişörtün altından tenime ulaşmıştı. Parmaklarının usulca hareket ettiği yerler tenimin karıncalanmasına neden olurken birleşen gözlerimizin arasında kutsal bir bağ vardı sanki. "Seni seviyorum Beyoğlu," diye fısıldadım. "Seni çok ama çok seviyorum." Gülümsedi ve uzanarak dudaklarını dudaklarıma değdirdi. "Seni seviyorum Kalbimin evi," dedi benim gibi fısıldayarak. "Seni çok ama çok seviyorum." Sıcak nefesi aralık duran dudaklarımın arasından sızıp nefesime karıştığında daha fazla dayanamadım. Boynuna doladığım kollarımı sıkıp başını hafifçe kendime çekerek o kısacak mesafeyi kapattım. Büyük bir özlem çekiyormuş gibi birleşen dudaklarımızın hareketleri birbirine uyumlu, kalplerimiz bu birleşim nedeniyle delicesine atıyordu. İçimde kocaman bir tufan yaratan heyecan dalgası bedenimi titretirken şimdi ki halimizle o heyecan koca bir tutkuya dönüşmüştü. Nefes almak için geri çekildiğimizde alnını alnıma dayayıp bir süre gözlerimiz kapalı biçimde olduğumuz yerde durduk. Bir elimi tam göğsünün üzerine koyduğumda kalbinin ritmik hareketlerini avuç içlerimde hissettim. "Yakıyorsun beni," dedi kısık bir sesle. "Ama bu yangın o kadar güzel ki, kül olmaktan korkmuyorum." "Seninle birlikte yanmaktan korkmuyorum, sevgilim."
İkinci Bahar por my_khushi
my_khushi
  • WpView
    LECTURAS 1,038,338
  • WpVote
    Votos 65,144
  • WpPart
    Partes 37
İkinci Bahar Çok sevdiği karısı ve iki kızıyla mutlu mesut yaşarken bir sabah evden çıkıp giden karısından bir daha haber alınamamış. Karısının kendisini ve kızlarını terk etmesi ile hayatı altüst olmuş bir adam. Daha on dokuz yaşındayken evlenmiş. İki sene sonra bir trafik kazasında annesini babasını ve kocasını kaybetmiş, aynı kazadan hafif yaralarla kurtulmuş, geçirdiği şok nedeniyle kaldırıldığı hastanede hamile olduğunu öğrenmiş ve bununla hayata yeniden tutunmuş bir kadın. Bu iki yaşam, çocukları için bir araya gelirse ne olur dersiniz?
BÜLBÜL por papatyakorusu
papatyakorusu
  • WpView
    LECTURAS 199,013
  • WpVote
    Votos 16,394
  • WpPart
    Partes 24
*avareyim,asudeyim,yorgunum bilmiyorum,neden sana vurgunum? -bir mahalle hikâyesi- 18/05/2023 " Dökme yüzünü." dedi. Yüzüne vuran kızıl ateşlere bakarken gözlerinde kararlı bir ifade vardı. Kurşuni bulutlar, karşıdaki binaların silüetlerin üzerine yığılmışlardı ve akşamın alacasına güneşin son kızıllıkları karışıyordu. Hafif bir rüzgâr çıkmıştı. Sesi, bulanıklıktan uzak, net ve kendinden emindi. Hiç tereddütleri olmamıştı zaten. Şimdi oturduğumuz bu tenhalıkta, gözleri yerdeki ateşin kızıllığındayken düşen yüzümü, incinen kalbimi nasıl fark etmiş, nasıl sezmişti bilemiyordum. Beni şaşırtmaya devam ediyordu. Kemikli yüzündeki kararlı ifadeye baktım. Gözleri ateşten uzaklaşıp bana döndüğünde yanağında şimdi sakalların gizlediği yara izini ve sebebini düşünüyordum. Yaralar her zaman görünür değildi, olamazdı ama sanki onun yaraları gördüğümden daha derinlerde bir yerlerde gibi geliyordu bana. Gözleri, uysal bir kuştan uzak, gelip gözlerime ilişti. Bakışları karanlık bir orman gibiydi ama tekinsiz değildi. Alaz alaz bir ifade vardı. Hummalı, sert ve kendinden emindi. Kaşlarının arasındaki çukurlar inen akşamla karanlık çizgilere dönmüştü. Garip bir şekilde yanında kendimi hiç olmadığı ölçüde güvende hissettiğimi fark ediyordum. Bana bakarken gözünü bile kırpmıyor, bakışlarındaki bir şey beni gözlerimi kaçırmaya hatta buradan çıkıp ardıma bile bakmadan kaçmaya zorluyordu. Ama direniyordum. Ne gözlerimi mızrak gibi saplanan bakışlarından çekebiliyordum ne de koşup uzaklaşmaya derman bulabiliyordum. " Dökmedim." dedim inkar ederek, az önceki sözünü esasında kendime hatırlatmak için. Elindeki uzun çubukla ateşi karıştırırken tüylerimi diken diken eden ifadesini de çekip almıştı üzerimden. " Döktün. Ama sen yine de dökme yüzünü. O yüz, dökülecek yüzlerden değil."
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR por ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    LECTURAS 910,747
  • WpVote
    Votos 64,995
  • WpPart
    Partes 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)
Şiddetli Hazlar  por ebri__bahar
ebri__bahar
  • WpView
    LECTURAS 67,670
  • WpVote
    Votos 2,662
  • WpPart
    Partes 60
(+18 yaşa uygundur) Şiddetli Hazları yalın ruhunu kamçıladıkça zıvanadan çıkıyordu... Her yanını ateşler basmış gözlerinin akı şehvetinden kana susamış bir vampir gibi kızarmıştı.. Heyecandan göğüs kafesi kalaycı körüğü gibi şişip iniyor, aldığı her nefesi geri verirken hırıltılı sesler çıkartıyordu... Yuvasında fırıldak gibi dönen mucuk gözleri hazzın doruğunu yaşayan hislerine ayna tutuyordu... 9.Ocak.2022
BENİM MASKEM ÇAMURDAN  por bulutbulut16
bulutbulut16
  • WpView
    LECTURAS 70,835
  • WpVote
    Votos 5,746
  • WpPart
    Partes 88
Hırçınlığımı umursamadan beni göğsüne çekip, yukardan doğrulttuğu gözleriyle, "İstediğim sensin. Hep sendin. Ben senden başkasını hiç görmedim asla." Dedi. "Öyle mi? Ben senin bir başkasına mühürlü olduğunu bile bile kalbimi her dağladığında sana geldim. Peki sen ne yaptın? Bir paçavra gibi kalbimi her defasında daha da kanatarak bir kenara attın." gözlerinde saklamadığı hayalkırıklığı ve kederle baktı. "Bilmiyorsun. Sana olan sevgimi hiç bilmiyorsun." diye tek seferde haykırdı. Sanki bu haykırışı kalbinin derinliklerinden kopup gelen feverandı. "Evet doğru söylüyorsun. İşte ilk kez doğruyu söylüyorsun. Ben senin bana olan hislerini hiç bilemedim." diye aynı sertlikte cevap verdim. Onlar Kuvart'ın sahibiydi, Kanlı ormanın kraliçesi; Saklı Ormanın lordu. Kuvart karanlığın içinde çürümeye başlamışken, yıllar sonra intikam ve âşkın savaşına şahitlik edecekti. Küllerinden yeniden doğacak kendisinden çalınanlar için savaşacaktı. Simirna Bozkurt & Pars Karakurt 🥀🐺 Benim Maskem Çamurdan...