Jeon Jungkook çocukluk arkadaşı Kim Taehyung'la okula gelen yeni kız için yarışa girmişti.
•
•
•
"Aynı kız için yarışırken nasıl birbirimize aşık olduk Jungkook?"
Bilmiyordum. Ama tahminlerim vardı.
Belki de sarhoşken beni öptüğün ve sana karşılık verdiğim akşam.
Belki de birbirimizin gözlerine bakarak başkalarını öptüğümüzde acı çektiğimizi farkettiğimiz zaman.
Belki de... Belki de en başından beri.
Jeon Jungkook en genç alfaların alfası olarak doğal düşmanlar asla eşleşmezler diye düşünüyordu. Ama kısa bir süre sonra bu düşüncesinin ne kadar yanlış olduğunu anlayacaktı. Bir eşe ihtiyacı olmadığını düşünmesine ve ilk karşılaştıklarında vampirlerin kralı Kim Taehyung'u reddetmesine rağmen Doğa Ana kaderin ağlarını örmüştü bir kere...
"Bu işleri pek anlamam ama Taehyung, sana yemin ederim ki," sağ elini kaldırdı ve hafifçe esmere doğru yaklaştı. Parmaklarını siyah tutamlara daldırdı ve yavaşça sevdi onları. Taehyung, Jeon'un dokunuşlarını hissedebilmek adına bacaklarını birbirine doğru bastırdı ve durduramadığı küçük inlemesiyle beraber başını, saçlarını okşayan ele doğru itti daha fazlasını istercesine. "Sana yemin ederim ki kimseye dokunduğumda bana böyle bakmıyor."
jeongguk'un dikkatini çekmek taehyung'un bir saniyesini aldı.
translation book, original writer>> Check out a🦔 (@widdlekoo): https://twitter.com/widdlekoo?s=09
original book>> https://twitter.com/widdlekoo/status/1206677964374597634?s=09
@widdlekoo thank you for letting me!♡♡
çeviri kitabı, yukarıdaki bebiş orjinal yazar, hesabına bir göz atınnnn