Oku
18 cerita
Hekate'nin Kızları - Kitap oleh ekinskoch
ekinskoch
  • WpView
    Membaca 1,995,803
  • WpVote
    Vote 85,435
  • WpPart
    Bab 37
VHARTLOX CADI AKADEMİSİ SERİSİ - 1. KİTAP 🔮 Şimdi Ephesus yayınları farkıyla kitap satan her yerde! "Eğer bu dünyaya uymuyorsan, yeni bir tanesini yaratmak kaderinde yazılı olduğu içindir." 💫 Dünya'nın dört bir yanından güçlerini yeni keşfeden ya da sonunda açığa çıkmasını bekleyen yüzü aşkın 17 yaşında cadı kız küçük mü küçük, minik mi minik bir mektup aldı. Mektup onları bir okula davet ediyor; Vhartlox Cadı Akademisi. Oraya gitmek sadece büyülü bir cadı süpürgesiyle mümkün ama ondan önce yapılması gereken tonla iş var. Okulun malzeme listesi epey bir kabarık. Eh tabii, cadı olduğunu taptaze öğrenmiş Erin için birkaç ekstra da dahil. Artık Erin'in yeni gardırobunu siyah orta topuklu ruganlar, sivri uçlu şapkalar, koyu renk elbiseler ve ağır katları arasında daha koyu sırları barındıran cüppeler dolduruyor. "Haydi Erin, arkadaşlarına veda mesajlarını at ve telefonunu bırak. Seni uzun bir yolculuk ve yepyeni arkadaşlar bekliyor. Ve komşu kışladaki savaşçı gençlere dikkat et. Genelde çok yakışıklı olmalarıyla, bir de cadı kızların kalplerini çalmakla ünlüdürler." "Ne olursa olsun kendine ve gücüne güven. Ruhu geceyle yıkanmış, büyüyle sırlanmış kutsal kadınların arasındasın artık. Tanrıçanın meşalesindeki harlı alevler kadar amansız olmak senin kanında var." Hekate, Yunan Mitolojisinde büyünün, cadılığın; gecenin ve Ay'ın Tanrıçası olarak geçer. Cennet'in, Dünya'nın ve yeraltının gücüne sahiptir. Pagan dininde ise Yaşlı Tanrıça; Ay Tanrıçasının üçüncü fazıdır. Tüm cadıların ve büyü gücünün annesidir. Kızları, kan bağı olmaksızın, aynı Tanrısal kanı taşır. Gerçeklik parmakları arasında bükülebilir ve dudaklarında büyü gizlidir. Bu cadıların hikayesi, kaderse onların kalemi. 🌛🌝🌜 - yazarın illüstrasyonlarıyla zenginleştirilmiştir
Okyanus'a Yağan Yağmur (+18) oleh senanurkiziltas
senanurkiziltas
  • WpView
    Membaca 43,219
  • WpVote
    Vote 2,366
  • WpPart
    Bab 16
"O yokken hayatım simsiyah bir binanın çiçeksiz balkonu gibiydi. Oysa o varken hayatım yine simsiyah bir binaydı ama bir şekilde balkonumda çiçekler yetişiyordu... Ateş, içimde ölen çiçekleri, parlayan gözleriyle ve bana hissettirdikleriyle yeniden hayata bağlıyordu." 🌧️ Babasının birini öldürdüğünü gören Mina bir şekilde korumalardan kaçmayı başarıp ne yapacağını düşünmek için uçurum kenarına gidiyor ve gördüklerinin şokunu üzerinden atmak için uçurumdan aşağı atlıyor. Farkında olmadığı tek şey uçurumda ki bankta onu izleyen birinin olması... Ateş Bora... Mina'nın intihar ettiğini düşünüyor ve arkasından onu kurtarmak için denize atlıyor. Denizin dibinde tanıştıklarında bir daha karşılaşmayacaklarını düşünüyorlar. Ama.... Mina'nın cinayetine şahit olduğu kişi Ateş Bora'nın abisi... Birbirleri için doğru kişi olsalar da yanlış zamanda karşılaştılar... Öğrenilmesi gereken gerçekler ve ortada bir cinayet varken yanlış zamanda karşılaşmalarının bir önemi olacak mı? Her şeye rağmen kazanan taraf aşk mı olacak? 🌧️ Güçlü kadınların ve güzel seven adamların olduğu bir kurgudur. ✨ Yayınlanma Tarihi 13.03.2022 🩹🤍 (+18) Genç Kurgu 🔥 Not: Bölümler uzun olduğundan okumak için bekletmenize gerek yok 🤍
İNKİSAR oleh huzuruyazan1
huzuruyazan1
  • WpView
    Membaca 642,679
  • WpVote
    Vote 30,904
  • WpPart
    Bab 43
Tamamlandı. "Yapamam Gülizar." Derin bir iç çekti. "Ben senin yanında kalamam. Senin kusursuzluğun karşısında ben bu kadar kusur ile kalamam." Yutkundum,boğazımda bir şeyler takılı kalmıştı. "Yalvarırım Komutanım,kusurum olun." Durdu elleri yumruk halindeydi,istemeden bende yumdum ellerimi, tırnaklarım avucuma battı. "Bak!" Dedi eliyle sağ yanağını gösterirken. Ufak çokta göze batmayan ama başından beri onun için sorun olan yarada gezindi baş parmağı. "Görmüyor musun izleri? Bu izlerin devamını da gördün sen,sırtımda,kasıklarımda." Dişlerini sıktığını fark ettim. "Ben yakışmam yanına." Derin bir soluk verdim. Canı yanıyordu,canım yanıyordu. "Bırak buna ben karar vereyim Agâh,yalvarırım bırak,izin ver öpeyim tüm izlerini." Durdu,yutkundu. "Sen bana diyorsun ki." Bir adım yaklaştı. "Gel benim renklerime siyahı karıştır." Durdu olduğu yerde ve perçemimi kulağımın arkasına aldı. "Ama bilmiyor musun? Siyah karışırsa renklerine,tüm renkler siyaha boyun bükmek zorunda kalır." Derin bir yutkunuş,çok derin bir yutkunuş sergiledi. "Sen sevmezsin ki siyahı?" Alayla gülümsedim. "Asıl sen bilmiyorsun Komutanım,benim de siyahlarım var ama ben diğer renklerden uzak tutmayı bilirim."
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) oleh Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Membaca 7,848,920
  • WpVote
    Vote 193,626
  • WpPart
    Bab 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
GÖĞÜS KAFESİ YANGINI oleh velevkirenksiz
velevkirenksiz
  • WpView
    Membaca 401,025
  • WpVote
    Vote 26,335
  • WpPart
    Bab 28
Her gün aynı yalandan ibaret. Gidilen yollar, adımları kesen durak. Kimine ev, kiminin ruhunu sıkıştıran lanetli kale. Büyük şehirdi İstanbul... Uzun yolları, dar sokakları vardı. Hiç bitmez sansan da adımların nerede duracağını bilirdi. Dün suratını unutmaya başladığın karşına çıktığında anlardın büyük şehir olmadığını. Güzel kahkahalar, gizli ağlamalar sığdırırdı şehir. Saklambaç oynansa bulunurdun öylesine. Bir yer vardı, şehirden ayrı bir yer... Kocaman kale gibi bir ev. O eve gireni bulamazdın işte. Yatağın altına kafasını uzatan olmazdı, dışarıda fırtına kopsa çocuğun kafesinde ki depremleri sobeleyemezdi kimse. Acı vericiydi, çok yakardı. Parçalardı ama bilirdin bunu kimse görmeyecekti. Kalkardın, uyurdun , uyanırdın ve sabah gün ışığı gece ki karanlıkla alay edercesine ışıldardı. Alışırdın, düzenbaz düzene. Yalan söyledim.
ZEMHERİ ( Yeniden Yazılıyor)  oleh sumeyyepoyrqz7
sumeyyepoyrqz7
  • WpView
    Membaca 25,433
  • WpVote
    Vote 1,316
  • WpPart
    Bab 30
Daha iyi versiyonu ile geri dönüyorum... Ben Karaca Güniz... OİA örgütün ilk üyesiyim dünyanın bir çok yerinde üyemiz var. Örgütün kurucusu Osman... çocukluğumun katili olan adam... Görev verdi. Cesur Zahir de olan dünyayı yerle bir edecek silah formülünü çalmamı istedi... planladığım gibi gitmedi hiç bir şey... çünkü... 🎲🎲 Asırlar geçti yağmur üstümüze yağdı biz ise sadece birbirimizin kalp atışını hissetik. Cesur kafasını saçlarımın arasına gömüştü. "Bu kalp atışını duymak için bütün dünyayı öldürmem gerekiyorsa. Öldürüm. Hiç düşünmeden yaparım." Diye fısıldadı kulağıma doğru. Kulağına yaklaşıp. "Bu kokuyu ciğerlerime hapsetmek için tüm dünyayı öldürmem gerekiyorsa. Öldürüm hiç düşünmem." Diye fısıldadım. Cesur'un kalbi daha da hızlandı. Gülümseyip. "Kalbinize sahip çıkın bayım. Yoksa göğsünüzü delip, benim kalbime ulaşacak" dedim hüzünle. Cesur'un güldüğünü duydum. "Hanımefendi Kalbinize ulaştığını sanıyordum, kalbimin." Dedi heyecanla. Vereceğim cevap Cesur için önemliydi. Kalbimdeki sesi dinleyip. ~~~~~~~~ Hadi gelin hep birlikte okuyalım. Şans verirseniz sevinirim. Teşekkürler. Tüm hakları bana aittir çalma durumun'da yasal işlem başlatılacak.. Başlangıç tarihi | 10:02:22 |
VURGUN oleh burcinsaridogan
burcinsaridogan
  • WpView
    Membaca 1,956,768
  • WpVote
    Vote 118,192
  • WpPart
    Bab 43
VURGUN I, Kelebek Çiçekler çok yakında Lapis Yayınları ile raflarda!.. Geçmiş; yazılmayı bekleyen bir romanın ilk cümlelerini kulağıma fısıldadığında kurtarıcım olan adamın rahesinde ağzımdan akan kan vardı. ''Seni bulduğum gün kollarıma almasaydım, bunca kan durmazdı,'' dedi, sesi çığ düşüren dağların aşınmaz karlarını taşıyordu. Dağlar onun yuvasıydı, sinesine sakladığı yalnızlık ise bendim. Ondan ağabeyini alan acımasızlar benden de zihnimde taşıdığım hatıraları almıştı. ''Seni bulduğum günden sağ kurtulurdum ama affet, Leylifer. Sadece enkaz altında kalırım sanırken, sana bakarken titreyen sol yanımdan vuruldum.'' Bir eşikten öbürüne atlarken anladım; kanatları siyah benekli, kırmızı zehirli kelebek, ben senin dağlanan yarana vurgundum. Eğer bir gün ümit etmekten vazgeçecek olursan hatırla; göğsünün içindeki ağrılar seni bulduğum uçurumun kalbinde sızlamaya başlar. 🌨
Mardin'e Tutsak.  oleh Jutenya_
Jutenya_
  • WpView
    Membaca 13,946,023
  • WpVote
    Vote 638,800
  • WpPart
    Bab 90
18 yaşında genç bir kızın yolu çıkmaz bir sokakta hiç kesişmemesi gereken bir adamla kesişti. Adam hayata ve mavi renge küskündü. Genç kızla beraber mavinin her tonuna aşık oldu. Mavinin her tonuna Hálin mavisi diyordu. Açık veya koyu önemli değildi mavi olması önemliydi. Her ton Hálin mavisi oluyordu. Başka bir yerde ilk Cemre diyen bir başka adam vardı. Genç kız için ilk Cemre diyen. İlk Cemre'si havaya değil gönlüne karışmıştı. O da sevdiği kız için Zerya'm diyordu. Onun dilin de Zerya yüreğim di. Yüreğim diyordu. Zerya Hálin iki ismin ayrı şekiller de iki adamın yüreğine düşmüş hali... Azad Saruhan karısının gözlerine bakıp "benim için Hálin'sin! Saruhan konağı için Hálin'sin! Mardin için Hálin'sin!"dedi. Zerya adamın gözlerine bakıp" senin için Hálin'im Mardin için Hálin'im beni sevenler için Zerya'yım "dedi... Adam karısının gözlerine bakıp yutkundu. O Hálin'di! Hálin yuva demekti. Onun yuvası oydu. Ellerini uzatıp onun gece karası saçlarına götürüp "sen benim yuvamsın "dedi. Acı bir berdel hikayesi. İlk görüşte aşk... 30.01.2023 Roman ve Zerya kategorisinde 1. Sırada BU HİKAYEDE Kİ OLAYLAR HAYAL ÜRÜNÜDÜR VE GERÇEK KURUM VE KURULUŞLARLA İLGİLİSİ BULUNMAMAKTADIR. KİTABIN KURGUSU BANA AİTTİR. KURGUMUN SAHNELERİN KOPYALAYIP TAKLİT EDİLMESİ HALİNDE GEREKLİ HUKUKİ İŞLEMLER YAPILACAKTIR. #şiir kategorisinde 1. Sıra 12.07.2022 #roman kategorisinde 1. Sırada 0cak 2023 #roman kategorisinde 1. Sırada Mardin'e Tutsak ismiyle yazılan ilk ve tek kitaptır. Kapak tasarımı @merwanozcan_
KAYBOLMUŞ RUHLAR SARAYI (Tamamlandı) oleh DilaraKeskin2
DilaraKeskin2
  • WpView
    Membaca 853,656
  • WpVote
    Vote 56,418
  • WpPart
    Bab 52
"Savaşın ortasında doğan kaç çocuğun seçim şansı vardır ki?" İki düşman aile, iki düşman ülke: Zirakov ve Senteria. Ve şimdi, savaşın kazananı belli olmak üzere. Zirakov ülkesinin kraliçesi İrina bu savaşın kazananı olmak için büyük bir risk alarak kızı Kitana'yı düşman topraklarına, Senteria'ya gönderir. Kitana, Senteria'ya giderken krallığın kökünü kazıyacağına dair kendisine söz vermiştir. Fakat Senteria Kralı Estes, Kitana'yı veliaht olarak görülen oğlu Vincent'le evlendirmeye karar verince Zirakov Prensesinin planları altüst olur. Ve böylece Kitana bir anda kendini kanlı bir taht oyununun ortasında bulur.
GÖKYÜZÜNÜ KUCAKLA  oleh beyazbutterfly
beyazbutterfly
  • WpView
    Membaca 1,187,637
  • WpVote
    Vote 57,029
  • WpPart
    Bab 71
TAMAMLANDI! Terk edilmenin yakıcı gerçekliğini avuç izlerinde taşıyan, bir tek geçmişinin sahibi olan Milay Karan, günün birinde onu gerçeklerinden ayıran iki kişiyle tanışır. Gerçekler olmadan hayat çok daha güzeldir, çoğu zaman bir şeyleri bilmemek insanı yaşatır, masallar bazen göz kamaştırıcı. Fakat günün birinde Milay'ın en yakınım dediği kişi sadece onun yapabileceği ve hayatını iki farklı noktaya ayıracağı seçimle karşı karşıya koyar onu. Arkadaşını kurtarmak adına çıktığı bu yolda güveneceği tek kişi de onu gerçeklere götürecek yolları bilen Ayaz Alizade'den başkası değildir. "Gitmek veya kalmak değil önemli olan. Önemli olan ne biliyor musun? Kimin için gittiğin ve kimin için kaldığın." romantizm #1 ©Hayale Aliyeva, 2020