Gördün mü ? Dün gece çaresizce sana tutulan ayı kurşunladılar...
Yaşamak kirli hastalık.
İse buluyor insanın gözlerinin içini.
Puslu ve tozlu bakıyorsun dünyaya.
Yazılar kaynıyor kazanda
Ve bu hastalık bir türlü bulamıyor şifayı.
Seninse hala gözlerin bulanıyor...
İhtirastandır benim korkum... İncitmeksizin yazışım kayaları yerinden sarstı... Demek kı kayalar da sevdalanmış taşlaşmış bedenlerini örtünmeden önce... Sessizce gidişler Kaya parçalarını örnek almış sanırım... Gidişler su dolmuş... Yollar gözyaşı çığıyla tıkanmış... Şiirler yol üstlerinde yazılmış... Buzlar erimeyi tercih etmiş mısralarda... Sevdalar yol boyu kalemlerin kurşunlarında haykırmış... Başından ettiği kalemini yazma uğruna şehit etmiş... Silmeyi planladığı son bir adım sessizlik kalmış...Silgiyi avucunun içinde dolandırmış...Oysaki geç kalmışız ...Silme işini çoktan ayrılık üstlenmiş... Biz de var olduğumuzu sanmışız...
Gördüklerini gördüğün yerde bırakma!
Yaradan'ın eşsiz sanatını ve güzelliklerini seyredip üzerinde tefekkür ederken, bu seyri ve tefekkürü en doğal haliyle yansıtmaktır amacımız.
Kalp ki sandık dolusu binbir ilan bir duvar
Yedi iklim yol aldım tek çıkışlık bir bulvar
Sırlanıp sükut etsek Gül kokulu sancısı
Aşkı gerçek biliriz çoğaldı yalancısı!!
Siyah
Yıllardır yüreğimde, sırrı kendime sorup durdum,
Seyrederken kuleyi, bana bakan senmişsin!
Nice zaman rüyamda seni Nur ile gördüm,
O büyük çözülmez sır, beni yakan senmişsin!
Filistin uğruna canıyla, malıyla, kalemiyle, minicik bedenleriyle savaşan, asil ve izzetli duruşlarıyla vatan topraklarını koruyan, Kudüs'ün namusu için Cihad eden tüm kardeşlerime ithafen...