Serap2452's Leseliste
79 stories
Yangın Yeri by Yelomi
Yelomi
  • WpView
    Reads 326,074
  • WpVote
    Votes 30,132
  • WpPart
    Parts 28
Kader baştan nasıl yazıldıysa öyle gidermiş. Asiye de bunu hayatının son iki yılında gayet iyi anladı. Beyaz gelinliğine sevdiği adamın kanı bulaştığında, hayalleri de sevdiği adamla toprak olmuştu. Kader yine pes etmedi. Toprak olan hayalleri ya da her gün gözyaşıyla eriyen Asiye'ye son oyununu da oynadı. Onu öylesine çetin bir sınavın içine bıraktı ki... Her gün cehennem ateşinde yanmak gibi bir şeydi bu. Baran, kardeşi gibi gördüğü adamın sevdiği kadını kendine eş diye almaya zorlandığında hayatının bir çıkmaza gireceğini anlamıştı. Lakin kalbine düşen başka bir sevda ateşi bu çıkmazı daha çetin bir hale getirip, ailesini, yeni karısını ve memleketini terk etmesine sebep olacaktı. Sevdası için kendinden vazgeçecekti. Her şey bitti dediği anda aslında her şeyin daha yeni başlıyor olacağını göreceklerdi. Bir yanda yaralı bir adam... Diğer yanda ise kaderini kabullenmiş, son nefesini bekleyen bir kadın. Ve beklenmedik bir misafir... Adam ve kadın için büyük bir imtihan zamanıydı. Ya birbirlerini yok edeceklerdi ya da birbirlerinin varlıklarından güç alarak yaşayacaklardı. Sınavları çetin, sevgi ise fazlasıyla zor ve uzaktı.
LEYLÂ (SESLİ KİTAP) by nadirehan
nadirehan
  • WpView
    Reads 1,019
  • WpVote
    Votes 52
  • WpPart
    Parts 4
Demek babasının evleneceği kadın, oydu! İnce uzun boyu, kızıl dalgalı saçları ve yeşil gözleriyle tam bir âfet! Üstelik kesinlikle yaşça kendisinden küçük bir âfet! Leylâ, geldiği gibi çıktı, Engin'in farkına varmamıştı bile. Necmi Bey, kızın arkasından baktı bir süre sevecen ve mütebessim, ne düşündüyse oğluna döndü sonra: "Hadi gel yemeğe gidelim, konuşmaya orada devam ederiz," dedi. İlginçtir ki, vadettiği halde ikisini tanıştırmamıştı. Necmi Bey masada sürekli konuştu. Engin pek dinlemedi onu, aklı hâlâ kızıl saçlı güzelde, endamında, duruşunda ve gülüşünde, o tarifsiz çekimindeydi. Bu son yemeğe dair aklında kalacak tek şey babasındaki katıksız mutluluk olacaktı. Aynı günün gece yarısını geçe, boğaz yolunda kaza yaptılar. Babası sürüş halindeyken kalp krizi geçirmiş, direksiyon hakimiyetini kaybederek, karşıdan gelen bir ciple kafa kafaya girmişti. Çarpışma anında alkollü olduğu ve aşırı hız yaptığı tespit edilmişti. Cip sürücüsü ve Leylâ ağır yaralanmış, yaşlı adamsa oracıkta ölmüştü. Türkiye'nin en büyük finans kuruluşlarından birinin büyük ortağının, o güne kadar hiç bilinmeyen kızı yaşındaki sevgilisiyle geçirdiği kazada can vermesi büyük skandal koparmıştı. Gazetelerde, televizyonlarda, internet sitelerinde günlerce bu olay en üst sıralarda yer almış, çeşit çeşit habere, sohbete konu, hatta içki sofralarına meze edilmişti. Engin'i kaybından daha fazla sarsansa babasının soyadını vermeye hazırlandığı kadının tutumu olmuştu. Leylâ Sezin, Necmi Atadan'la ilişkisini de, evlenmek üzere olduklarını da kabul etmemiş, her şeyi şiddetle reddetmişti. İşte bu inkâr, genç adamın yüreğini dağlamış, acısını katlamış, geçen süre zarfında tekrar karşılaşmadığı ancak servet avcısı olduğuna kesin kanaat getirdiği kadına karşı öfke ve nefretini harlamı
Esir by mirayw_1
mirayw_1
  • WpView
    Reads 882,712
  • WpVote
    Votes 18,238
  • WpPart
    Parts 41
❗18+ sahneler vardır şiddet içerir sevmeyen okumasın sonra gelip yorumlarda psikolog rolü yapmayın Bu kurgunun kendime ait olduğunu belirteyim sonra çalınmış ismi verilmesin İçine öfke hissi dolmuştu Nasıl yapardı bunu? Nasıl cesaret ederdi buna Esra onu bırakıp gitmeyi gerçekten göze almışmıydı? Esra onu gerçekten sevmeyi bırakmış mıydı? Kendini geçmiş nasıl çocuklarını yalnız bırakırdı? Ondan olan iki canı bırakıp gidecek kadar bıkmış mıydı kocasından? Ateşin kafasındaki düşünceler susmuyordu O sadece Esrayı istiyordu Belkide istemiyordu İçindeki duyguyu o bile bilmiyordu Ama Ateş şuan sedyede yatan karısından başka birşey görmek istemiyordu Ona iyi davranmasa bile karısının yanına gelirdi hep çünkü bilirdi Esra gidemezdi Esra kaçamazdı ondan Yapamazdı Onu yalnız bırakmazdı Çünkü Esra fazla iyiydi Fazla saf Fazla masum biriydi Çok zor şeyler yaşamış Şiddet görmüş Susmaya mahkum bırakılmış Korkak bir kadındı Esra Kocasından korkan Ateş bunun farkındaydı Ne yapacağını bu kez koskoca Ateş Özar bile bilmiyordu
Sonbahar Rüzgarları by LaleSarhan
LaleSarhan
  • WpView
    Reads 217,403
  • WpVote
    Votes 29,665
  • WpPart
    Parts 52
Ölümün mevsimidir sonbahar... Sonbaharda seçeneği yoktur yaprağın, dökülmekten başka. Sararmak, dökülmek, sonrası ölüm... Tıpkı insanın ölümü gibi. Ben de tıpkı o sarı yapraklar gibi meçhule savrulurken rastladım ona. Bu kez önümde seçeneğim vardı. Ya ölümden kaçacaktım ya da ölüme aşık olacaktım. Ölüme aşık olur mu insan dedim, cevabını şairin sözlerinde buldum. Aslında yaprak sıkılmıştı ağaçtan bahaneydi sonbahar... Aslında ben sıkılmıştım hayattan, yaşamam için bahanemdin sen benim...
Zeynep (Tamamlandı) by Jutenya_
Jutenya_
  • WpView
    Reads 773,130
  • WpVote
    Votes 51,093
  • WpPart
    Parts 42
Güzeller güzeli Zeynep... İki adam ve bir kadın. Afran'ın mutlu olmak istediği tek masal prensesi Zeynep'ti. Zeynep'in masalında aşık olduğu prens Afran'dı! Lakin masalın iyi adamı Kadir'di... O babası ve sevdikleri tarafından bir kuleye değil Mardin'de bir konağa hapsedildi. Afran konağın kapılarını kırarak girdi içeri fakat sevdasının Arafı değilde Afran'ı olarak kalmak istedi. Onu bir seçime mecbur bırakmadan arkasını dönüp çıktı. Kadir sarıp sarmaladı. Adamın kocaman bir yüreği ve yüreğini dolduran küçük bir Zeynep'i vardı. Afran'a sorsan kavuşamayan bütün masallar Zeynep'ti... Kadir'e sorsan yürek sızısıydı. Zaten Zeynep'e soran olmadığı için kimisine göre Leyla, kimisine göre Zin... Ne olmak istersen diye sordular, o an aklımda sadece Afran'a Zeynep olmak geldi. Onun tek dileği Afran'a Zeynep olmaktı ya, kaderde Kadir'e eș olmak vardı. Kavuşamayan tüm sevdalar Zeynep'ti! Üç ayrı insan. İki farklı din aynı dua... İki adamın Zeynep olan kalbi... Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım... Ve ekler: "Onsuz yaşayamam" deme, seni onsuz da yaşatırım. Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçları dalları kurur, sabrın taşar, canından saydığın yar bile bir gün el olur, aklın şaşar. Dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya. Olmaz dediğin ne olursa varsa hepsi olur..." Düşmem" dersin düşersin. "Şaşmam" dersin şaşarsın. En garibi de budur ya "Öldüm" der durur yine de ölmezsin. Üç kalp yandıkça yanıyordu. Öldük diyorlardı ama ölmüyorlardı. ZEYNEP KİTABIMIN KURGUSU WATTPADE ŞUANA KADAR HİÇ YAZILMAYAN BİR KURGUDUR. (Ç)ALINTI VEYA TAKLİT EDİLMESİ HALİNDE GEREKLİ HUKUKİ İŞLEMLER YAPILACAKTIR.
KURBAN by edaatokmakk
edaatokmakk
  • WpView
    Reads 5,936,840
  • WpVote
    Votes 142,540
  • WpPart
    Parts 71
WATTYS 2017 KAZANANI✓✓ "Nefrete KURBAN Edilmiş Bir Aşk, Sizce Galip Gelebilir Mi?" Bir tarafta Toprak'a doğrultulmuş bir silah diğer tarafta ise Rüzgar ile evlenmek.... Bu nasıl bir ikilem. Bu nasıl bir çaresizlik. Korkuyorum , hem de çok fazla. Bir seçim yapmam gerekiyor ama biri diğerinden daha hafif değil. Biliyorum hangisini seçersem seçeyim yine yanacak olan benim. Biliyorum bu hikayenin tek kurbanı benim. Deniz bir karar vermek zorundaydı ve bunu acilen yapmalıydı.. Abisi Toprak için kendi hayallerinden kendi hayatından vazgeçebilecek miydi? Ne kadar korkarsa korksun fedakarlık sırası artık kendindeydi ve Deniz şeytanın inine bile bile girecekti... İntikam, nefret, gözyaşı ve bunlar altında ezilen bir AŞK... Her duyguyu iliklerinize kadar hissedebileceğiniz bir hikaye... "Acı" ya karşı dayanıklı değilseniz eğer bir sonraki sayfayı çevirmek sizin için kolay olmayacak ama yine de her sayfada "Umut" arayacaksınız....
Rayiha | Köy - Anlaşmalı Evlilik (Tamamlandı) by mavverra
mavverra
  • WpView
    Reads 2,582,115
  • WpVote
    Votes 154,964
  • WpPart
    Parts 56
Nehirde yıkanırken kendisini izlediğinden habersiz olduğu adam onu boğulmaktan kurtarır. Fakat suni teneffüs yaptığını gören köylüler onları sevişiyor sanınca olaylar bir namus davasına dönecek şekilde karışır. ❝Bataklığın neredeyse son bulduğu bu noktada karşısına çıkan manzara onu şaşkına çevirmişti. Bu kadar tenha ve tehlikeli sayılabilecek bir yerde bir insan neden yıkanmayı seçerdi? Aklına ilk olarak suyun serinliğinin cazibesi ya da bataklığın hemen ötesindeki doğal kaynaktan gelen berrak su ihtimali gelse de mahremiyet ihtiyacı düşüncelerine hiç uğramadı. Genç kadın önce ıslaklığı sebebiyle üzerinde yalnızca ince bir tabaka gibi duran kombinezonunu ağır hareketlerle çıkarıp bir kayanın üzerine bıraktı. Ardından sütyeninin kancalarını çözüp omuzlarından kaydırdı ve onu da aynı yere bıraktı. O an suyun yansımalarıyla parlayan bembeyaz, dolgun göğüsleri gözlerinin önünde bütün çıplaklığıyla belirmişti. Bakışları istemsizce o dik ve kusursuz yuvarlaklığa kaymış, ardından ucundaki canlı pembe tomurcukları seçmişti. Bu görüntünün şimdiye dek gördüğü en baştan çıkarıcı şey olduğunu düşündü bir an.❞ ▪︎Rayiha : Hoş koku ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsellik ve küfür barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar, duyar kasacaklar uğramasa çok iyi olur. Tamamen eğlenmek amaçlıdır. Kadına şiddet ve tecavüz yoktur.
İNTİKAM ATEŞ'İ 🚬  by Sldakser
Sldakser
  • WpView
    Reads 2,690,122
  • WpVote
    Votes 44,602
  • WpPart
    Parts 44
# 1 - gençkurgu © © Tüm hakları saklıdır İntikam ateşi yalnızca erkekleri mi yakar? Peki ya bir kadın intakam ateşiyle yanıp tutuşursa neler olur tahmin edebiliyor musunuz? Basit bir kızın çok sıradan hikâyesi. Çünkü o ne çok güzeldi ne çok zeki ne de çok zengin onu güzel yapan tek şey gülüşüydü...Ben, sıradan bir kızın yaşamını yazıyorum. İçinde kendinizi bulmak isterseniz gelin. Çünkü o kız sizsiniz o kız benim!.. 01.06.2018 - 17.06.2018 © Tüm hakları saklıdır
BUZ YANIĞI by EsranurOzer
EsranurOzer
  • WpView
    Reads 2,889,436
  • WpVote
    Votes 140,238
  • WpPart
    Parts 83
"SENİN DERDİN NE?" diyerek bağırdım karşımda beni sinir eden adama, ağlamamak için kendimle mücadele veriyordum. Ama nafile bir mücadele olmuştu. Çünkü, gözyaşlarım yine bana ihanet ederek, yanaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Arkası dönük olan Melih, bir hışımla bana döndü ve "Ne dedin tekrarlasana" dedi. Sağ dudağı yukarıya doğru kıvrılmış, ela gözlerinde küçümseyici bir bakış vardı. "Senin derdin ne?dedim." dişlerimin arasından. aslında avaz avaz bağırmak istiyordum, ama sadece sinirden dişlerimi sıkmakla yetinmek zorunda kaldım. " Ben senin kölen değilim... Bana emirler yağdırıp durma. " Oldukça öfkeliydim ve ağzımdan çıkanı kulaklarımın duymasını isteyecek hiç değildim. Melih, hızlı adımlarla aramızdaki mesafeyi kapattı. "Ahu, hep unutuyorsun... Ben sana istediğim gibi davranırım." Ela gözleri, en koyu rengini almış tehlikeliyim diye bas bas bağırıyordu. "Davranamazsın" dedim. Cılız ve kısık bir sesle, cevap vermedi. Gözleriyle, gözlerimi işgal etmeye devam etti. Arkasını dönüp çıkışa doğru ilerledi. Nereden geldiğini bilmediğim bir cesaretle; "ASLA SENİN İÇİN GÜLMEYECEĞİM! YÜZÜMDE ASLA SANA AİT BİR GÜLÜMSEME OLMAYACAK!" diyerek haykırdım.Melih, olduğu yerde bir süre durdu. Bir anda bana dönüp, ateş saçan ela gözlerini, kahve gözlerime dikti. "Ben, bencil bir adamım Ahu. Benim için asla gülmeyecek bir kadının... Gözyaşlarını bile istiyorum." Ölüm kokan bir ses tonuyla "GÖZYAŞLARI BİLE SADECE BANA AİT OLSUN İSTİYORUM."