Ok.
4 stories
Kaçış yolu by haccee
haccee
  • WpView
    Reads 16,245
  • WpVote
    Votes 944
  • WpPart
    Parts 17
"Bedenen bir adamdan daha güçlü olmaman, onu yenemeyeceğin anlamına gelmez." *** "Senin için dans etmeyeceğim," dedim net bir ifadeyle. Yüzünde ukala bir gülümseme peyda oldu. "Başkaları için dans ediyorsun ama," dedi ve bardağını masaya bırakıp ayağa kalktı. "Benim içinde dans et." Gözleri kararmıştı. "Gözlerini kapa ve dans et." "Savaş," dedim korkuyla. "Ne yapıyorsun? Yaklaşma." Cümlemi bitirmemle durdu ve eli sıkıntıyla yüzünü ovaladı. Bakışlarını kaldırdı ve buğulu gözleri beni âdeta içine çekti. Düşünceliydi, fazla düşünceli. "Bir sorunun cevabını bulamıyorum," dediğinde gözlerimin içine bakmaya devam ediyordu, bana bir açıklama yaptığı için şaşkındım. "Bir sorunun cevabını bulamadığında tarihe bakarsın, çünkü tarihte aynı sorunun cevabını aramış olan biri vardır." Birkaç adım geri giderek masanın etrafında durdu. Gözleri dikkatle her kitabı inceledi. "Dikkatimin dağılmasına ihtiyacım var," dediğinde sesi ilk defa yalvarır gibiydi. Ne kadar içmişti de bu duruma gelmişti? Ne olmuştu, hangi sorunun cevabını arıyordu? "Sen dans ederken dikkatim dağılıyor. Senin benim dikkatimi dağıtmana ihtiyacım var." Bakışlarını kitaplardan çekti ve hareleri beni buldu. "Bunu yapmak zorundasın," dedi kararlılıkla ve sert bir ifadeyle bana baktı. "Buna mecbursun." Gizli bir teşkilatın varisi ve o teşkilatın içine sızarak sırları öğrenmiş olan bir gazetecinin kızı... Hayat, bazen en olmadık iki insanı en olmadık yerde bir araya getiriyor.
Kırmızı Haziran by iremmipelin
iremmipelin
  • WpView
    Reads 1,566,580
  • WpVote
    Votes 118,710
  • WpPart
    Parts 81
Pars, Atlas'ın önce ilk aşkı, sonra oyun arkadaşı oldu. Oynadıkları oyunun ipleri ayaklarına dolandı. Biri kaldı diğeri kaçtı. Çok zaman sonra kapı yeniden çaldı, postacı kapıya bir kaset bıraktı. Kasette Atlas'ın abisinin, Aras'ın katilinin sesi vardı. Atlas duyduğu sesin, Pars'ın peşine düştü. 🩸 "Pars..." dedim. "Seni öldüreceğim." "Lütfen..." dedi, gözlerini gözlerimden çekmeden. "Atlas, lütfen öldür beni."
TUFAN by Geranium26
Geranium26
  • WpView
    Reads 577,270
  • WpVote
    Votes 56,486
  • WpPart
    Parts 85
Kavuşamadığı prensinin ardından ağlak gözlerle bakan o deniz kızı hikâyelerini unutun. Çünkü gerçekle yakından uzaktan hiçbir ilgisi yok. Bu sadece onları zayıf, duygusal ve güçsüz birer mitolojik varlık olarak düşünmeniz için bilinçli olarak yaratılmış bir yanılsamadan ibaret. Gerçek şu ki; binlerce yıl içinde av ya da avcı oldular. Ancak hiçbir zaman o masallarda bize anlatıldığı gibi duygusal bir prenses, yardıma muhtaç bir kadın, ya da sulu gözlü mitolojik yaratıklar olmadılar. Suda ya da karada fark etmez, onlar için bir tehditseniz eğer avlanırsınız ve kesinlikle acımazlar. Tıpkı biz insanların da binlerce yıldır onlara yaptığı gibi. İnsan teknolojisi takip edilemeyecek bir hızla gelişirken, bir süre sonra onların pençelerine karşı, insanların kalın çelikten makinaları vardı. Denizkızları için daha da korkuncu olanıysa; insanların artık modern tıptaki gelişmeler yüzünden onlara sadece değerli pulları için değil, ölümsüz bedenleri için de ihtiyaçları oluşuydu. Ta ki büyük tufana kadar... İşte gelişmiş teknolojiye olan bağımlılığımız ve doğa ile oynamamızın sonucu buydu. İklimsel değişiklikler, küresel ısınma, buzullardaki erime, deniz seviyesindeki artış... Ve kimsenin bunu bir tarafına takmaması başlarda sadece onların işine gelmişti. Ancak sonra insanların bir şekilde hayatta kalabildiğini öğrendiler. Hatta öncekinden çok daha tehlikelilerdi. Üstelik tüm bu olan bitenlere çoktan Tanrılar ve Tanrıçalar da dâhil olmuştu. Deniz kızlarının lideri ve bir Tanrıça olan Semiramis'in kızı Alina, kendisini tüm bu olayların ortasında bulduğunda, aslında kim olduğuyla ilgili bile hiçbir fikri olmadığını anlar ve kendisini; ailesini, dostunu ve düşmanını tekrar sorgulamak zorunda kaldığı bir fırtınanın içinde bulur. Üstelik karşısındaki düşmanlar, Tanrıların bile müdahale etmekten kork
VERA İLE VAHA by kariabenam
kariabenam
  • WpView
    Reads 8,154,310
  • WpVote
    Votes 367,340
  • WpPart
    Parts 61
+18 "Geçmişin bana ait," dedi ve kulağıma yaklaşarak fısıldadı. "İstesen de beni unutamazsın." Geçmiş can yakar. Yıllar sonra karşılaştığında bile. Fakat madalyonun iki yüzü vardır. Her şey çok güzel olabilirdi; onu tekrar görmeseydim. Henüz gençliğinin baharındayken, sevdiği adam tarafından acımasızca dünyası başına yıkılan Eylül'ün ölmekten başka hiçbir planı yoktu. Gözünü kapatıp teslim olduğu adam olan Vaha, onu bir başına ve yüzüstü bırakıp gitti. Yaşadıkları anların hepsinin acı bir hatıraya gömüldüğünü dehşetle izledikten sonra ardı ardına darbe aldı. Annesinden, babasından, ağabeyinden... Bir zamanlar deli gibi sevdiği Vaha, tüm hayatını ellerinden çalmıştı. Uykusunda gördüğü dur durak bilmeyen kabuslarla, uyandığında umutsuzluğun beslediği ruhunu huzura kavuşturmaya kararlıydı. Ta ki dünyanın en kibar ve anlayışlı adamı olan Özgür'le tanışana dek... Eylül, uzun yıllarının ardından onu unuttuğunu sanıp yeni hayatının taslağını çizdikten sonra Vaha ile tekrar karşılaşır ve fitilin ucu ateşlenir. Çaresiz, umutsuz ve bir o kadar da yasak aşkın pençesine girmemek için birbirlerini mahvetmek pahasına ikisi de mücadele eder. Eylül'ün doğru sandığı yanlışları tokat gibi yüzüne çarparken, gerçekler onu dipsiz bir kuyuya atar. Fakat yazgının kesin çizgisinden çıkmak ne kadar mümkün olabilirdi ki?