TaliaSeta
- Reads 17,627
- Votes 1,346
- Parts 34
Dışarıdan gelen seslerin içimde oluşturduğu tedirginlikle kapı deliğine doğru ilerledim. Gördüklerim bir anda kalbimde deprem etkisi yaratmış ve nefes alışverişlerim hızlanmaya başlamıştı. Beklemeden kapıyı açtım.
"Eralp, napıyorsun burada? Sen Leyla teyze ve Yeliz ile gitmemiş miydin?"
Kapıyı açmam ile hafif bir sendelese de hemen geri toparlanmıştı. Aramızdaki mesafeye rağmen alkol kokusunu buram buram alıyordum. Kaşlarını çatıp kafası karışmış bir şekilde bana baktı. Olduğu yerde duramıyor, bir sağa bir sola doğru yalpalıyordu. Elinde anahtarla öylece kalakamıştı. Gözlerini etrafta gezdirdikten sonra tekrar bana baktı. Baştan aşağıya süzdükten sonra dudaklarında hafif bir gülümseme gördüğümü sandım ama hemen geri kaybolmuştu.
"Sen kimsin?"
Sertçe yutkundum. Birkaç kelime söylemek istedim ama yapamadım. Artık beni daha fazla yaralayamaz dedikçe daha fazla yaralıyordu.Ne kadar çabalarsam çabalayım, ne kadar yanarsam yanayım beni hiç fark etmiyordu zaten. Onun için vardım ama yoktum. Aynı Ateş ve gölgesi gibi.
•
silikAnlar: Dün gecenin ne kadarını hatırlıyorsun? Seninle iddiaya girdik hatırlayıp hatırlamayacağın hakkında. İddiayı hatırlıyor musun bari?
eralpkaya: Kimsin?
Böyleydi işte bizim ilişkimiz. Aylardır onu deli gibi seviyordum ama o bir kez bile beni hatırlamamıştı.
Neden böyleydi?
Oysa o beni görmediğinde bile, ben onu görüyordum. Kalabalığın içerisinde yüzlerce kişi vardı ama ben sadece onun bakışlarını arıyordum. Ve en kötüsü de şuydu: O bakışlar asla bana dönmüyordu.
*Yetişkin içerik içerir.*
- TΛLIΛ SΣTΛ -