Baya güzel - -
2 stories
BEYAZ KUBBELER : Savaşçı Kadın ve Kral ( -TAMAMLANDI- ) by Humeyra2882
Humeyra2882
  • WpView
    Reads 506,343
  • WpVote
    Votes 45,348
  • WpPart
    Parts 81
NOT: Mavi Kubbeler/ Yalnız Prens hikâyesinin devamıdır. Ayrı ayrı okunabilir, karakterler ve mekan farklıdır. (Ama önce Mavi kubbeleri okumanızı tavsiye ediyorum.) Not :İlk kitap olan Savaşçı Kadın ve Kral tamamlanmıştır. İkinci kitap olan Savaşçı Kadın ve Kralın şehri tamamlanmıştır. (İkisi de buradan yayımlanmıştır) İlk Kitap: Uzun savaşlardan sonra dört Krallığa bölünen bir dünya ve bu dünyada hayatta kalma savaşı veren bir krallık... Kuzey Kubbeler... Sierra gündüzleri avlanıp, hurda toplayarak hayata tutunmaya çalışırken geceleri soğuktan ölmemek için çabalamaktadır. Fakat kış hiç olmadığı kadar sertleşiyordur ve gün geçtikçe dışarı çıkmak neredeyse imkânsızlaşacaktır. İşin içine acımasız çeteler ve onların sert kuralları da eklenince Kuzey krallığında tam bir kargaşa baş gösterir. Tam bu sırada Sierra'nın hayatına, Werner adında gizemli bir adam girer ve ona hayatını kolaylaştıracak bir teklif sunar. Hiç beklemediği bir anda karşısına çıkan adamın ona sunduğu anlaşmayı kabul eder ve onunla birlikte tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk onun hayatını tamamen değiştirecektir. Sierra farkında olmasa bile, aslında büyük bir şeyin parçasıdır. Hayatı boyunca, gizliden gizliye bu şeye hazırlanması sağlanmıştır ve sonunda kader, Sierra ve Kuzey halkı için bir son hazırlamaya başlamıştır. Sierra, bu sonu engelleyebilecek kişiye ulaşmanın tek anahtarıdır. İkinci Kitap: Hava daha da sertleşti... Kış daha da kötüleşti... Ve çeteler Kuzey Krallığına savaş açmaya hazırlanıyor. Eski dünyadan miras kalanlar, yeni yaratılan dünya için büyük bir tehdit oluşturuyor. Werner ve Sierra ise bunu durdurmak için her şeylerini ortaya koymak zorundadır. Kalplerini bile.
Unutulmuş: Türkiye by CrHPossitive
CrHPossitive
  • WpView
    Reads 503,424
  • WpVote
    Votes 33,529
  • WpPart
    Parts 68
Kitabın başlangıç tarihi 12/09/2015. #1 Bilim kurgu **Dikkat! Parola Yayınevi ile yapılan anlaşma ile Unutulmuş: Türkiye iki ayrı kitap şeklinde basılacaktır. İlk on bölüm tanıtım amaçlı bırakılmıştır, kalan bölümler kaldırılmıştır** 21 Aralık 2012. Maya takviminin son günü. Çoğu kişinin bir şey olacağına inanmadığı, ufak bir kesimin ise dünyanın sonunun geleceğine inandığı o 'büyük gün'. Ben de çoğu kişi gibi o gün bir şey olacağına inanmıyordum. Daha fazla yanılamazdım... 21 Aralık gününün ilk saatlerinde Dünya'nın bir ülkesi hariç bütün ülkelerinde aynı virüs yayılmaya başladı. 21 Aralık günü ailemle birlikte sabah kahvaltısı yaparken, korku dolu spikerin söyledikleri bugün bile kulağımda. Spiker, gece saat 12'yi geçtikten sonra Dünya'nın bütün ülkelerinde aynı virüsün görüldüğünü söylemişti. Virüsün kim tarafından oluşturulduğu ya da tedavisinin olup olmadığı şimdilik bilinmiyordu. Bilinen tek şey virüsün, insanları birer zombiye dönüştürdüğüydü. Spiker o kelimeyi söylediğinde kendime hakim olamamış ve gülmüştüm. Keşke gülmeseydim... Haberler bittikten sonra ailemle şaşkın bir biçimde birbirimize baktığımızı hatırlıyorum. Haberlerde söylenilenler gerçek miydi? Yoksa bizim o harika medyamız oyuna mı gelmişti? Her şeyden önemlisi şimdi ne yapacaktık? Benim okula gitme saatim gelmişti. Anne ve babamınsa işe gitmeleri gerekiyordu. Bakanlıklar herhangi bir açıklama yapmadığına göre durum o kadar ciddi olamazdı. Sonunda hepimiz hazırlanarak evden çıktık. Keşke hiç çıkmasaydık...