NurcanYaman2 adlı kullanıcının Okuma Listesi
200 stories
GİRDAP by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 9,980,657
  • WpVote
    Votes 547,084
  • WpPart
    Parts 83
KİTAPTA +18 SAHNELER OLACAKTIR. OKUYUCULARIN BUNU DİKKATE ALMASINI, YETİŞKİNLERE YÖNELİK BİR KİTAP OLDUĞUNU UNUTMAMALARINI RİCA EDERİM. AYRICA KITABIMIZ FİNAL OLDU, KEYİFLİ OKUMALAR... Korktuğu bir hayata esir olmamak için yangından kaçtı Züleyha! Kanından olanların biçtiği kaderde yanmamak için ateşin kollarına kendi ayaklarıyla koştu. Evim dediği yerde, kurban olarak kendini adadıklarını öğrendiğinde nereye tutunduğunu bilmeden bir dalı avuçladı. Kütahya'nın küçük bir kasabasından, Adana'nın kavurucu topraklarına sürüklendi. Zalimliği dillere düşmüş, adına türlü kötü sıfatlar eklenmiş bir adamın koynuna bıraktı kaderi Züleyha'yı. Bu bir kaçış hikayesiydi aslında. Minik bir bebeğin arşı titreten ağlayışlarıyla kavuşma yazıldı kaderlerine. Küçük bir bebeğin masumiyetine ödüldü Züleyha... Doğurmadan anne olmayı öğrendi. Zalim bilinen bir mazluma yaşam verdi. Bir masuma yuva , bir zalime şifa , kendine umman oldu Züleyha! ............................... Bu bir Girdap! Aşkın, ailenin, sevginin, sadakatin, sınırsız merhametin içine kapılacağınız, kapıldıkça kendinizi sayfalarda bulacağınız eşsiz bir Girdap...
DÜĞÜMLÜ by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 1,560,457
  • WpVote
    Votes 126,279
  • WpPart
    Parts 55
KİTAP FİNAL OLDU!!! Bu bir Düğüm hikayesi... Güneşin, denizin, kuşların aşka düğümlenişinin hikayesi... Kaç gün, kaç ay, kaç yıl geçti. Beni bir çift yeşil göze tutsak edip, ruhunu kalbime düğümleyip gideli? Çocuk kalbimin vermiş olduğu hevesle bir şey yaptım. ASLA yapmam dediğim bir şey! Ona ulaşabileceğim en saçma yolu seçtim. Ya da seçtirildim! Aşk insana neler neler yaptırırmış? Aklını alır, sallar, çarpar, acıtır aynı zamanda kahkaha attırır, hüzne bulanmış sevinçler yaşatırmış... Bana ise yurt odamda, canım kadar sevdiğim iki yarenimle ilk mesajı atmayı uygun gördü. ✨✨✨✨✨✨✨✨✨✨✨✨ "Yeter lan yeter! Buramıza kadar geldi ! Başlarım senin aşkının ızdırabına!" "Ama Meyra!" Poşetten çıkardığı telefona alık gözlerle baktık. Ama onun hinlik dolu gözleri kendinden çok emindi. Nazenin elimi tutunca korkusunu anladım. O da benim gibi yaklaşan fırtınanın farkındaydı. "O... O ne?" "Ben oturur bunun gelmişini geçmişini anlatırım da yeri değil. Babannemim üstüne hat aldım. Kaçakçılar çarşısından aldım lan ben bunu! Tipi kayık adamlardan mal isteyen müptezeller gibi kaçak telefon sordum! Kaç günlük yemek paramı Imeal atsınlar diye verdim! Ne diyorsam yapacaksın!!! Şimdi şu senin ünüformalı bıldırcını ava çıkıyoruz! Bağırtısı hiç kimsenin karşısında düşmeyen burnumu eğiyordu. Hızlı hızlı gezen parmaklarına dehşetle baktım. O ise keyifle bana telefonu uzattı. "İlk mesajı attık. Hayırlı olsun gaziler." O gülüş bizi bitirecekti... Ya da yep yeni bir kapıdan geçmem için güç verecekti. Uzattığı telefonu alıp ekrana baktığımda beynimden vurulmuşa döndüm. Canım dediğim kızın bana yaptığını düşman yapmazdı. "Beni bitirdin Meyra! Sen beni bitirdin..." Fısıltım Nazenin'in ürkek bakışlarıyla yanıma yaklaşmasına neden oldu. Ekrana bakan bakışları
SİTARE Kalplerin Alevi (Töre) by hayalfreya
hayalfreya
  • WpView
    Reads 3,878,366
  • WpVote
    Votes 155,014
  • WpPart
    Parts 107
"Ben de Riva Aşiretinin Hanımağası Gece Riva isem seninle evlenmem, konağınada kuma gelmem!" dedim öfkeyle bağırarak, artık hiçbir şey dayanılacak gibi değildi. Üzerime daha da eğilip beni cam ile arasında kıstırırken aynı öfkeyle bana dişlerini sıkarak karşılık verdi, "Bende Asparşah aşiretinin Ağası Boran Ağa isem seni konağıma gelin getirir, altıma alıp inlete inlete bağırtırken bunları sana hatırlatırım!" sözleri ile dumura uğrarken midem ağzıma geldi, hiçbir kuvvet beni durduramazdı onunla evleneceğime kendimi öldürürdüm daha iyiydi. Öfke ateşi ile harlanıp kaynayan kanım ile başımı dikleştirdim, "Konağını başına yıkacağım, zerre kadar huzur bırakmayacağım sana! Benimle evlendiğin güne lanet ettireceğim seni, duydun mu Boran Ağa!" Kehribar rengi gözleri dudaklarımdan çıkan her kelimeyle daha da kararırken sertçe yutkundu, bakışları dudaklarıma kaydığında hızla kaçırdı ve yavaşça burnunu boynuma eğdi, ondan kaçabilmek için cam ile birleşmiştim ama ondan kaçmaya çalışmak nafile çabaydı. "Ben senin kokunda şimdiye kadar tatmadığım huzuru tatmışken, sen bana nasıl seninle evleneceğim güne lanet ettirebilirsin ki, Gece'm." dedikleri beynimde uğuldatma yaşatırken yine ve tekrar adımı baskın bir fısıldamayla kulağıma boğuk bir sesle söylemesi kalbimi zorladı nefesimi zaten zor alırken kesti. Ama Asiliğim ve öfkem yine tüm duygularımı bastırdı. "Sen Asparşah, sen gözlerimin içine her baktığında yanacaksın, benim gözlerimde kendi ölümünü her defasında izleyeceksin ve her dakika pişmanlıklarla kavrulup yok olacaksın. Çünkü karşında Bir Riva var Gece Riva ve ben seni yok etmekten zevk alacağım. Seçim senin beni kuman olarak mı alacaksın, yoksa benimle birlik olup töreye karşımı geleceksin." Şimdi karar Boran Ağa'nındı. 27/03/2022 RİVA ve ASPARŞAH SOYADLI TEK KİTAP. ÇALINAMAZ! VE KOPYALANAMAZ!
Var Mısın? (Tamamlandı) by beyzazaydin
beyzazaydin
  • WpView
    Reads 228,884
  • WpVote
    Votes 12,608
  • WpPart
    Parts 54
"Yani özetle, durum bu. Merak etme birlikte yaşamayacağız, göstermelik bir araya geleceğiz. İkimiz de alacağımızı aldığımızda da, boşanacağız. Hah, bu arada bir şartım var." Dediğinde kaşlarım merakla kalktı. "Bana âşık olmazsan sevinirim, tabii zor bir şey biliyorum ama elinden geleni yap." Dediğinde kahkaha attım. Kahkaha atmama rencide olmadan o da güldü ve yaptığı şakayı devam ettirdim. "Elimden geleni yaparım." Ortalama bir yıl... Bir yıl boyunca kaybettiğim yurt dışında okuma ihtimalini tekrar kazanacak, bu adamla evli kalacak, sevdiğim adamdan intikam alacak, sözleşme şartlarına göre belki de geri kazanabilecektim. Geri kazanmak istemiyor gibiydim ama karşı karşıya geldiğimizde duygularımın ne kadar yoğunlaşacağından şüpheliydim. Her ne olursa olsun, yine de ilk etapta intikam almış, o şaşkın ve endişeli suratını görmüş olacaktım. Gerçekleri söylememem için diken üstü duracak, bir yandan da gerçekleri o da söyleyemeyecekti ve evliliğimize şahit olmak zorunda kalacaktı. Ah, ben neye bulaştım böyle?
SÂYE (Tamamlandı) by Bdauysl
Bdauysl
  • WpView
    Reads 66,418
  • WpVote
    Votes 3,522
  • WpPart
    Parts 67
Bir vardı bir yoktu her şey... Masalların başlangıcı gibiydi. Masal tadında ilerlerken belki de ilk defa kendi masalımın güzeller güzeli prensesi gibiydim. Prensim beyaz atıyla gelmese de, köşe başında çarpışıp kitaplarımız etrafa saçılmasa da, hiç beklemediği bir anda onun siyah arabasına tabir- i caizse bodoslama girmiş ve en savunmasız olduğum anımda kucağına düşüvermiştim. Çarpışma yaşanmıştı sonuçta, arabayla bile olsa bir çarpışma yaşamış ve masalların gerekliliğini yerine getirmiştik. Tabi ki de bu kadar değildi her şey. Çarpışmanın ardından defalarca kez yeniden karşılaşmış ve birbirimizle öldüresiye bir nefretle kavgalar etmiştik. Çünkü masalların olmazsa olmazlarıydı bunlar. Masallarda yaşanan bunca olayı bir bir gerçekleştirdikten sonra nihayet mutlu sonumuzu bulduk derken ne yazık ki kendi masalımızın içinde bir varmış kısmından çıkıp yok oluvermiştik. Mutlu sona alışkın olan masallar, bizim masalımız da mutsuz sona mahkûm etmişti bizi. Hayatıma dâhil olan masal prensi, ülkenin kötü kalpli kralı tarafından benden alınan intikama dönüşmüştü.
SESSİZLİĞİN ARDINDAN by incompatiblewriter
incompatiblewriter
  • WpView
    Reads 1,235,273
  • WpVote
    Votes 79,486
  • WpPart
    Parts 53
Kader, saatin ibresini hayatımın ortasına sapladı. Zaman durdu, zaman aktı, zaman kayboldu. Sustum, konuşturdular. Konuştum, susturmaya çalıştılar. Dilime vurulan paslı prangaları kırılan tırnaklarımla açtım, parçaladım. Parçaladığım her prangayı, beni susturmaya çalışanların dudaklarına taktım. Ortada bir ateş vardı; yakan bendim, yanan bendim. Ortada bir deniz vardı; sönen bendim, ölen bendim. Ortada bir oyun vardı; şah bendim, piyon bendim. Ortada bir sevda vardı; yıkan bendim, döken bendim. Yüzüme baktı; dudaklarıma, elmacık kemiklerime, burnuma, gözlerime. En çok gözlerime baktı, öyle derin baktı ki; cenneti gördüğünü düşündüm. "Kadere çok kızgınım," dedi gözlerimdeki bakışlarını çekmeden. "Seni bana üç yıl önce verip, üç dakika sonra aldığı için çok kızgınım." Not: Sessizliğin Ardından isimli ilk hikâyedir. Bölümler her çarşamba günü yayımlanmaktadır. 19.01.2023
Şeytan Tüyü (Tamamlandı) Korunun Çocukları Final Kitabı by kahinkedi
kahinkedi
  • WpView
    Reads 56,639
  • WpVote
    Votes 4,588
  • WpPart
    Parts 35
Not: Susturma Kalbini Artık isimli hikayemle bağlantılıdır. Bazı karakterleri tanımak ve kronoloji için önce onu bitirmeyi isteyebilirsiniz. Ateş Korkmaz Dağlı; O bir dahi. O tutkulu bir e-sporcu. O yeteneğiyle ağızları açık bırakan bir aktör. O kadınların sevgilisi. Aynı zamanda kendi vücut tüylerinden nefret eden takıntılı bir manyak. En yakın arkadaşı Osman Ege'nin aklına uyup, epilasyon yaptırmaya karar veriyor. Ama gizlilik çok önemli. Bu yoğunlukta hem güvenilir hem de çılgın çalışma saatlerine uyabilecek kimi bulacak? Serçe Şahin. O doğuştan bahtsız atanamamış bir tarih öğretmeni. O annesinin güzellik salonunda birikmiş borçlar ve tefeci korkusuyla gece gündüz çalışan bir emekçi. Tek eğlencesi en sevdiği dizinin her hafta yayınlanan bölümünü heyecanla beklemek ve başrol oyuncusunun ekranı dolduran bedenine bakarak hayal kurmak. Offf adamdaki karın kaslarına bak, insan değil mübarek. Hele de göğsünü süsleyen erkeksi tüylere ne demeli. Şeytan Tüyü 😈
El gibi (Tamamlandı) Korunun Çocukları 3 by kahinkedi
kahinkedi
  • WpView
    Reads 37,472
  • WpVote
    Votes 3,220
  • WpPart
    Parts 24
İçinde bulunduğu bu kusursuz dakikayı hava gibi soludu genç kız. Berrak mavi-yeşil gözlerini süsleyen kara kirpikleri usulca kapandı. Göz alabildiğine uzanan yabani çiçeklerle bezeli alanda bir kameriye kurulmuştu onun için. Beyaz cibinliklerle bezeli bir gizli yuva. Mis gibi kekik kokusu. Yanındaki sepette her çeşit meyve, yemiş, bir termos çay, buz gibi su. Canı çekerse içsin diye soğutulmuş beyaz şarap. En sevdiği yazarın son çıkan kitabı. Kesinlikle kendisine ait bir cennetteydi. Mutlulukla gülümsedi. Hayattan isteyebileceği her şeye sahip insanların kaygısız gülüşüyle... ... Adam bıkkınlıkla cevap verdi. "Benim karım, benim karım olmak zorunda kalmadığı sürece hayatından son derece memnundur sen merak etme." dedi. "O ne demek öyle?" "Yani beni görmek zorunda olmadığı sürece demek istedim. Sesimi duymak, kokumu duymak, bana dokunmak, beni sevmek zorunda olmadığı sürece benim karım, karım olmayı çok sever." Sonra sıkıntıyla ekledi. "Burada durup metresimle karımı tartışacak değilim. Sen de hududunu iyi çiz bence Simge." dedi sertçe. Odadan çıkarken çalan telefonuna baktı. "Ekim?" "Selam Karabey. Rahatsız etmedim inşallah." "Yok etmedin." Avuçları niye terliyordu ki. "Diyorum ki eğer işlerini ayarlayabilirsen arifeden mi gelsen?" "Niye?" "Konuşmamız lazım Karabey." İşte o söz. On senedir duymayı her an beklediği söz. "Konu nedir?" Aslında bildiği halde soruyordu. Artık zamanı gelmişti demek. Ekimi tutan bağlar tek tek çözülmüştü. Karısının bir süre sesi çıkmadı. Şu an kesin alt dudağını kemiriyordu. Bir ayağının ucunu yeri oymak ister gibi sağa sola çeviriyordu kesin. "Şeyyy yani telefonda konuşulacak mevzu değil." Adam şaşırdı. Altı üstü "boşanalım" diyecekti. Niye bu kadar kasıyordu ki. İçinin üşüdüğünü hissetti. "Tamam gelirim" dedi. Sözleri son nefes gibi çıktı ağzından. Not:Lütfen okuyan tüm arkada
Sana Rağmen (Tamamlandı) Korunun Çocukları 2 by kahinkedi
kahinkedi
  • WpView
    Reads 79,907
  • WpVote
    Votes 6,521
  • WpPart
    Parts 39
Selim karşısındaki sinir bozucu yaratığı yapabildiği kadar görmezden gelmeye çalıştı. Çiçekli elbiseleri, başlarına geçirdikleri geniş şapkalarıyla her biri birbirinden güzel bu genç kadınların arasında Melike daha da gözüne batar olmuştu. Aptal inadı yüzünden şimdi de belini kıracaktı. Sıkıntıyla yerinden doğrulup, kocaman fındık sepetini sırtlamaya çalışan kıza doğru yürüdü. Melike sinirle bulutlara baktı. Yağmur geliyordu. Fındığın harmana alınması gerekiyordu ama Bodrum'dan gelen görücülere kendilerini beğendirecekler diye kimsenin el attığı yoktu. Bu sırada güçlü bir el uzanıp aldı sepeti. Melike istemeden kızardığını yanaklarına kan hücum ettiğini hissetti. "Zahmet etmeyin" dedi ağzının içinden. Selim kendisinden önce harekete geçen adamı tanımıştı. Sefer Sürmeneli. Melike adama ağzı açık ayran budalası gibi mi bakıyordu sanki? Bir de kızarıyor muydu? Melike. Hiç bir erkeğe dönüp bakmayan, inatçı, huysuz, gıcık Melike? Saçları şapkaların altına tıkılmamış, iri dalgalar halinde sırtına yayılan, lastik ayakkabısının üzerinde uzanan çorapları neredeyse diz üstüne kadar çekilmiş, biçimsiz basma eteğinin beline Karadeniz kuşağını bağlamış kıza adam niye böyle bakıyordu ki? Peki kendisi neden o gözleri parmaklarıyla oymak istiyordu? Bir insan aşık olduğunu ne zaman anlar? Defalarca kırılmış bir kalp sevildiğine nasıl inanır? Aşık bir adam sevdiği kadın için ne kadar delirebilir? Haydi bakalım başlasın yeni masalımız...
Susturma Kalbini Artık ( TAMAMLANDI) Korunun Çocukları İlk Kitap  by kahinkedi
kahinkedi
  • WpView
    Reads 144,154
  • WpVote
    Votes 6,805
  • WpPart
    Parts 42
09.08.2021 tarihinde Romantizm ve Aşk etiketlerinin 1 numarası... "Önce flört ederdim. Tabi söz konusu sen olunca bu durum oldukça uzun sürerdi çünkü zorsun. Belki ufak minik öpücükler, bir iki yakın dans, kesinlikle biraz şarap. Gerilmiş ok gibisin çoğu zaman. Sonra en hassas noktalarını keşfe çıkardım" yavaşça genç kızın omuzuyla başının birleştiği noktaya dokundu. Esma titremişti. "Belki burası belki de..." deyip tam kulağının arkasına eğildi. Kız bahar gibi kokuyordu. Temiz taze ve insanı delirten bir koku. Yavaşça öptü o noktayı. İkisi için de zaman donmuş gibiydi. Dans pistinin hemen yanında bir sütuna yaslanmış bariz şekilde en azgınından bir ön sevişme yaşıyor gibiydiler. ➰➰➰➰➰➰➰➰➰➰➰➰➰➰➰➰ "Kalbini dilini ömrünü mühürleyen bir aşkı ne yapacaksın be kızım? Kimse görmese ben görürüm. Daha ne kadar sürecek? Artık bu pervanelerin birini gör. Bak hayat geçiyor. Sana da yazık, bize de. Bir torun sevelim be evladım." Esma burnunu çeke çeke ağladı usulca; "Uyusam ya babacım şurada bir yaz. Sonra bir bakmışım hayat geçmiş. Ne güzel olur. Çok yoruldum baba. Aşk denilen ne bilmiyorum ama kalbimde tonlarca su var sanki. Taşıyamıyorum. Gideyim uzakta kalayım diyorum olmuyor gördün işte. Ondan uzakta da yaşayamıyorum. Uyusam babacım biraz." Adil kızına baktı çaresizce; " Ah be nazlı gülüm. Hep ananın suçu. 'Kızım benim gibi sevsin' dedi durdu. Al işte kadın, senden benden güzel seviyor."