Nasipte varsa eee bu kadar :)
81 stories
VERA İLE VAHA by kariabenam
kariabenam
  • WpView
    Reads 7,911,165
  • WpVote
    Votes 362,111
  • WpPart
    Parts 61
!!! +18 "Geçmişin bana ait," dedi ve kulağıma yaklaşarak fısıldadı. "İstesen de beni unutamazsın." Geçmiş can yakar. Yıllar sonra karşılaştığında bile. Fakat madalyonun iki yüzü vardır. Her şey çok güzel olabilirdi; onu tekrar görmeseydim. Henüz gençliğinin baharındayken, sevdiği adam tarafından acımasızca dünyası başına yıkılan Eylül'ün ölmekten başka hiçbir planı yoktu. Gözünü kapatıp teslim olduğu adam olan Vaha, onu bir başına ve yüzüstü bırakıp gitti. Yaşadıkları anların hepsinin acı bir hatıraya gömüldüğünü dehşetle izledikten sonra ardı ardına darbe aldı. Annesinden, babasından, ağabeyinden... Bir zamanlar deli gibi sevdiği Vaha, tüm hayatını ellerinden çalmıştı. Uykusunda gördüğü dur durak bilmeyen kabuslarla, uyandığında umutsuzluğun beslediği ruhunu huzura kavuşturmaya kararlıydı. Ta ki dünyanın en kibar ve anlayışlı adamı olan Özgür'le tanışana dek... Eylül, uzun yıllarının ardından onu unuttuğunu sanıp yeni hayatının taslağını çizdikten sonra Vaha ile tekrar karşılaşır ve fitilin ucu ateşlenir. Çaresiz, umutsuz ve bir o kadar da yasak aşkın pençesine girmemek için birbirlerini mahvetmek pahasına ikisi de mücadele eder. Eylül'ün doğru sandığı yanlışları tokat gibi yüzüne çarparken, gerçekler onu dipsiz bir kuyuya atar. Fakat yazgının kesin çizgisinden çıkmak ne kadar mümkün olabilirdi ki?
PANDORA +18 |Yeniden Yazılıyor by littlecosmoss
littlecosmoss
  • WpView
    Reads 3,635,783
  • WpVote
    Votes 113,020
  • WpPart
    Parts 48
Küfür, yetişkin içerik ve rahatsız edici sahneler içerir. ''Sevgilinin evinde, sevgilinin koltuğunda...'' der demez, titremelerim olsa da onun boğuk sesini pür dikkat, en tahrik edici melodileri dinler gibi dinlemeye devam ettim. ''Benim için bana geldin.'' dudaklarını kasıklarıma yasladığı gibi beni kana kana içmeye başladığında bu görüntü karşısında karnımı içime çekerek koltuğun başına tutundum. Kelimeleri beni bir bıçak gibi yaralarken, dili içimdeki yakıcı darbelere son verdi. Dişlerini tenimden çekerek gözlerimin içine baka baka dudaklarını yaladı. ''Sana dokunduğunu söylediğin her saniyeyi dakikaya çevirdim, yediyle çarptım.'' diyerek kalçama sert bir darbe daha yediğimde inleyerek gözlerimi kapattım ve başımı arkaya attım. ''Sana dokunduğunu söylediğin yerde seni ağzıma akıttım.'' -- Başlangıç Tarihi: 22 Temmuz 2020 YETİŞKİN İÇERİK VE KÜFÜR İÇERMEKTEDİR Kapak Tasarımı: @theguldesign
Takıntılı Sosyopat ( KİTAP OLDUU!) by Jessy_izs
Jessy_izs
  • WpView
    Reads 600,542
  • WpVote
    Votes 20,303
  • WpPart
    Parts 62
Bambaşka bir şehirde hiç beklemediği bir hayat Alevi bekliyordu. Annesi ve babasının boşanması ile Bursa'ya taşındılar. Şan şöhret hayatlarını İstanbul da bırakmışlardı. Artık farklı bir hayatları vardı. Taşındığı semtte hiç beklemedik olaylar gelişmeye başladı. Kendini karanlıkta sanıyordu ama tanıştığı kişi ondan daha karanlık ve soğuktu. Sanki ruhunu karanlığa vermiş gibi... Bal rengi gözlerinin içinde hiç görmediği karanlık fırtınaları görmüştü. Karanlığı hiç bu kadar yakın hissetmemiştim. Ben Alev Gürsoy şimdi benimle karanlık yolda, tehlikelerle yanımda olacak mısınız?
KARANLIĞIN ŞEHRİ by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 25,450,451
  • WpVote
    Votes 1,491,394
  • WpPart
    Parts 80
Doğum gününden sonra, kardeşiyle eğlenmek için konsere giden bir genç kız... Fırtına yüzünden iptal olan konserden eve dönmeye çalışırken, kendini bir anda hiç bilmediği bir yerde bulursa... Ve bu bilmediği yerden, evine dönecek hiçbir yolu olmasa... Kendisini yabancı hissettiği bu şehirde, tüm bunlar yetmezmiş gibi, aklını karıştıran ve tüm yolları kendisine çıkaran gizemli bir genç adamla karşılaşırsa... Neler olur?
MEVT by eyllsowl
eyllsowl
  • WpView
    Reads 1,716
  • WpVote
    Votes 115
  • WpPart
    Parts 5
Mevt; ölüm demekti. Kim bilecekti bu kelimenin hayatımın tam ortaya yerine yerleşip, her şeyi mahvedeceğini. Polis arabasının siren sesi; kulaklarımı dolduruyor, sağır ediyordu beni. Mavi, kırmızı ışıkları; sokağın başına düştüğünde bile haraketsiz duruyordum. Karanlık sokağın başı, mavi ve kırmızı renge bürünmüştü. Bakışlarım yerde yatan cansız bedene döndü, benim öldürdüğüm bedene. Siyah saçları, asfalta dağılmış, beyaz teni morormaya başlamıştı. Narin bedeni, kanlara bulanmıştı. Bedeni, kan gölünde kalmıştı. Gözleri açık bana bakıyordu. Ölmemiş miydi? Hayır, öldü. Onu ben öldürdüm. Yanındaki bıçağa gözüm kaydı. Dakikalar önce benim elimde olan bıçak. Onu öldürdüğüm bıçak. Bakışlarım ellerime kaydı, onun kanlarına bulaşmış ellerim. Siren sesleri daha da yüksek geliyordu, şimdi. Ne yapmıştım, ben? Yüzüm, iki elin kafesine alınınca irkildim. Kafamı kaldırıp, benden uzun adama baktım. Yeşil gözleri; sert, donuk bir şekilde bana bakıyordu. Kimdi bu adam? Gür sesi, sokakta yankı yaptı. "Sen hiçbir şey yapmadın, Lara." Hayır, yapmıştım. Ben bir insanı öldürmüştüm. Ben Lara Yektaş, bir katilim. Bu gece bir kadının hayatının son bulmasına sebep olan bir cani, katil. 27 Kasım 2020; bu tarihi asla unutmayın. Bu kitapta; uyuşturucu, kan ve cinsellik vardır. Rahatsız olanlar okumasın!
Mafya Lisede Poysel •Tamamlandı• by birpatibirkitap
birpatibirkitap
  • WpView
    Reads 1,247,062
  • WpVote
    Votes 57,769
  • WpPart
    Parts 82
Narin,saf ve pembemsi bir kişiliğe sahipmiş gibi görünse de güçlü,sabırlı ve inatçı bir kız. Asabi,sinirli,hayata karşı kırılamaz bir öfkesi olan bir adam. Sevdiği için savaşan,onun karanlık dünyasının topraklarına kendi elleri ile açtığı mavilikte boğulmak pahasına kurtarmak isteyen Selen boğulacak mı yoksa Okyanusu yakmak isteyen adama Okyanusu sevdirecek mi?. Geçmişin getirdiği karanlık dünyanın içerisine kimseyi almayan Poyraz Karahan için savaşmak kendini ateşe atmakla aynı şeydi. Peki o yanacak mı yoksa yakacak mıydı?. ''Eğer o yanıyorsa ateşi tüm hücrelerimde hissetmek için kendimi yakardım.Eğer kalbi bir okyanus ise onun en derinine işlemek için okyanusun dibindeki ceset olabilirdim" *Mafya Lisede kitabında başlıyor hikayeleri*
EŞKIYA by Sitaare
Sitaare
  • WpView
    Reads 2,030,318
  • WpVote
    Votes 93,441
  • WpPart
    Parts 47
Gece boyu izledim; Çadıra düşen gölgesini. Peçesini indirişini, Sigarayı yakışını.. Üfleyişini geceye.. Yer yer çadıra dönüp bakışını.. Nefes alıp verişini.. Gözlerinde hiç korku yoktu, deli cesareti okunuyordu yüzünün her köşesinden. Büyük kalabalıklarda dahi kaybolmayacak bir güce sahipti. Herkese göz gezdirirdiniz de onun duruşu dönüp tekrar bakmanıza neden olurdu. Bu farklılık gizlenemeyecek türdendi. Siyahlara bürünmesi gecede kaybolmasına yetmiyordu. Karanlıklar içinde bir karanlık, ama günden daha aydınlık.. [Gerçek kişi ve olaylarla bağlantısı yoktur. Tarihi bir değer taşımamaktadır ! Yazar Cadillac değil, at sürmek istediği için fi tarihini seçti. ] Tüm hakları saklıdır. ~31.12.2015~
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 6,936,935
  • WpVote
    Votes 440,668
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."
Karanlığa Mahkum/Kaldırılacak by Irmakbensol2
Irmakbensol2
  • WpView
    Reads 923,593
  • WpVote
    Votes 37,774
  • WpPart
    Parts 1
BU KİTAP WATTPAD PLATFORMUNDAN YAYIMLANMIŞTIR. Bağımlıydı ve üstün zekasını sonuna kadar kullanıyordu.. Katildi, acımasızdı, piskopattı ve en önemlisi ruh hastasıydı.. O kim mi? Pars Arstan Nâmı değer Karanlık Adam.. Ben ise ona mahkum, acıya mahkum Elis Karsen.. Eli sırtımda gezinirken gözlerinin en içine baktım ve karanlığı gördüm.. Beni kolayca etkisi altına alabiliyordu ve yanlışı en güzel doğru gibi gösteriyordu. Nefes bile alamazken bu halimden memnun bir şekilde sırıtırken dudaklarını dudaklarıma bastırdı.. Eli sırtımın altına ilerlerken elbisemin ipinde durdu.. Beni öpmeye devam ederken ona büyülenmiş bir şekilde karşılık veriyordum.. Elbisemin ipini koparınca dudaklarımın üstünden gülümsedi.. Sevmeyi bilmeyen bir adamdan sevgi gördüm.. Aynı evde büyüdük ve en büyük ihaneti işledik.. Bu gece savruldu saçlarım... Bu gece bir çıkmaza düştüm.. Bu gece karanlığın oldum.. Bu gece kalbimi hissettim.. Bu gece sevgisini hissettim.. Bu gece kördü gözlerim.. Bu gece sağırdı kulaklarım.. Bu gece onundum... &&& Kitabımın tüm hakları gizlidir ve kitap kapağını @ceydakaya234 yapmıştır. Kitabımı kütüphanenizde görmek dileğiyle.. P&E ailesine hoşgeldiniz..
GÜL KUYUSU by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 3,827,443
  • WpVote
    Votes 254,976
  • WpPart
    Parts 20
"Kaburgam acıyor," diye fısıldadı, gül kuyusu. "Kaburgamı çaldın benden." Adam kızın yüzünü tam kaburgalarının üstüne bastı. "Burada, gül kuyusu," dedi ifadesiz bir sesle. "Burası senin sürgünün. Buradayken ne ölüme kavuşabilirsin, ne de kendini geri alabilirsin artık." Kız, adamın kazağını kavradı, yüzünü kaburgalarının arasına gömdü ve kaşlarını çatarak başını iki yana salladı. "Ölüme kavuşturmayacaksın beni," diye fısıldadı. "Bana beni geri vermeyeceksin." "Asla." Kızın, göğsünün ortasında bir yarası vardı, o yaraya bir isim bile vermişti. Adam, o yarayı ondan çalmıştı. O yaranın adı, "çocukluğum"du. Artık yeryüzüne yağan gül yapraklarının rengi, kan kırmızısıydı. Zehirli kırmızı gül sarmaşıkları bağladı bizi, Birbirimize zehirlendik. O kâinat kadar eşsizdi, Ben basit bir gül kuyusu. Tutulmamız gerekiyordu, Tutulduk. Ben Gül'düm, O, içine düştüğüm Kuyu, Benim Kuyum. Gül Kuyusu.