Fevkaladenin Fevkinde
17 stories
Turuncu Balonlar & Sonsuz Yalanlar  by cakltasi
cakltasi
  • WpView
    Reads 478,548
  • WpVote
    Votes 29,346
  • WpPart
    Parts 64
Bir kere daha başımı geri yatıracak büyüklükte bir kahkaha attım ve omuzlarımdan sıyrılan montu tutmak için bir hamle yaptım. Bir şemsiyenin altında, artık o kadar da yabancı olmayan bir yabancının kapkara gözlerine bakarken derin bir nefes aldım. "Peki Aladağların Turan'ı. O zaman, benim hakkımda bilmen gereken ikinci şeyi açıklıyorum." Turan çenesini havalandırıp gözlerini kıstı. "Gönder gelsin." Şemsiyeyi başımızın üzerinden çekip kapattım ve ikimizi de tatlı ama epey güçlü yağan bir yağmura hapsettim. "Bana gölge eden, hiçbir şeyden hoşlanmam." Uyarım açıktı. Oldukça da net. Mevzunun şemsiye olmadığını anlayacak bir adama bu cümleyi kurduğumu biliyordum. Üzerinde yalnızca gömlekle dururken ve o gömlek saniyeler içinde ıslanırken göz temasımızı kesmemek için olası manzaramı elimin tersiyle ittim. Turan yavaşça gülümsedi ve bir kez başını eğdi. Caddede, nereden geldiğini bilmediğim, piyanoya eşlik eden bir erkek sesi vardı. Üzerimizden en sevdiğim bahar yağmurları akıp giderken, Turan elimi bırakmadan yürümeye devam etti. Biliyordum. Bu anı, bu yağmuru, bu şarkıyı hiçbir zaman unutmayacaktım. Sen yanımdayken O tozlu yollar aşka gider Ah sen, Sonunuzu yazsan inan dayanamam ölürüm ben.
AĞAÇKAKAN by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 7,856,117
  • WpVote
    Votes 329,885
  • WpPart
    Parts 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***
Yarkıyısı by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 1,771,055
  • WpVote
    Votes 87,727
  • WpPart
    Parts 31
-Yaş farkı içerir- Cebinden bir gerdanlık çıkardı Aldemir. Kızın gözünün önünde kaldırdı. "Al." dedi. "Yüz görümlüğü." Kız almadı. Aldemir, yatağın üstüne bıraktı. Geri çıktı, ceketini çıkarıp sandığın üstüne attı. O vakit fark etti. Yeni gelin tir tir titriyordu. "Korkma," dedi Aldemir. Perdeyi azıcık araladı, pencereden aşağı baktı. Evin önü iyiden iyiye boşalmıştı. Geri döndü, yatağa, kızın yanına oturdu. "Adın ne senin?" "Adımı bilmiyon mu?" dedi incecik, nahif bir ses. Su şırıltısı, kuş cıvıltısı, meltem sesi gibiydi. "Cık. Bilmiyom." "Attan indiren sen değil miydin? Yanımda oturan sen değil miydin? Demin alan kabul eden sen değil miydin?" "Bendim amma.." dedi Aldemir. "Adet yerini bulsun diye." Gelin derin bir nefes aldı. Aldemir, kızın işi anladığını fark etti. Amma da zeki çocuktu ha. İyi. Saf olanla uğraşamazdı Aldemir bu yaştan sonra. İşin en çok dert ettiği kısmı hallolmuş oluyordu böylece, hamdolsun. ~~~~ Aldemir'in kalbi Gülayşe'ye, Gülayşe'nin kalbi Aldemir'e düğümlüdür... Ve güzeller güzeli Gazâl, Aldemir'in eli kınalı yüreği umutlu tazecik karısıdır 🌱 Ve bir gün, bu topraklarda, bir sevda için bir destan yazılır...
İSYAN ÇİÇEĞİ by karakalem82
karakalem82
  • WpView
    Reads 4,056,467
  • WpVote
    Votes 204,908
  • WpPart
    Parts 98
Fırat bencildi, İsyan Çiçeği asiydi, lakin kaderleri bir yazılmıştı. İkisi birbirine aitti, ayrılık ölüm getiriyordu...
Damat Kaçırma (Final) by PembeSafir
PembeSafir
  • WpView
    Reads 5,277,962
  • WpVote
    Votes 346,390
  • WpPart
    Parts 105
Olaya hiç bu açıdan bakmadım ben. Hayatım boyunca o kadar çok şey kaçırdım ki... Hayaller, dostlar, mutluluklar, güven, aşk, eğlence... Ama bu adam! Kaçırdığım en iyi şeydi.
Vurdu ve AŞK! (KİTAP OLDU) by beeyzz
beeyzz
  • WpView
    Reads 15,475,345
  • WpVote
    Votes 660,466
  • WpPart
    Parts 64
Sinan Tümer; başarılı, insanın içini eriten ses tonu ve kusursuz diksiyonu olan bir spor spikeridir. Yurt dışında çalıştığı kanalda Beşiktaş'ına laf ettiği için canlı yayına gelen konuğuna kafa atıp, istifa eder ve Türkiye'ye dönmeye karar verir. Bütün spor camiası şerefli davranışıyla onu bu dünyaya kabul etmeye hazırken; aynı şeyi abisi, yengesi ve yeğeninin bakıcısı başarabilecek miydi? Resmi instagram hesabımız; @vurduveaskwattpad ⚫⚪
SÛ by cummlemuhendisi
cummlemuhendisi
  • WpView
    Reads 484,946
  • WpVote
    Votes 36,199
  • WpPart
    Parts 19
"Ne kadar güzel olabilir sözüne verilecek cevap bir bakışta vurulacak kadar olabilir ancak. Vurulmak diyorum. Bileniniz var mı vurulmayı? Kim bilebilir bir askerden başka vurulmanın manasını? Peri'ye göz değirmek yeter vurulmak için. Bir camın ardından görmek yeter. Bahçenin bir köşesinden öbürüne Peri'nin yürüyüp geçmesi yeter..."
Serencâm by Yazarparem
Yazarparem
  • WpView
    Reads 772,149
  • WpVote
    Votes 16,684
  • WpPart
    Parts 8
Bir ameliyat sonucu son beş yılıyla beraber karısını ve değişen hayatını tamamen unutan bir Tarık.. Hafızası gidince bambaşka bir adama dönüşen kocası, çocuklarını bu süreçten zarar görmeden kurtarma kaygısı ve kocasına duyduğu büyük aşk arasında bocalayan bir Esma. Bir yabancıyla herşey yolundaymış gibi devam edilebilir mi? Asla ait olmadığını düşündüğün bir hayata uyum sağlanabilir mi? (Kitabın bütününü okumak için linke tıklayınız) *** - Saçların ne renk ? - Sen ne renk olsun isterdin? - Ben ne isteyeceğim, merak ettim sadece. Sıkı sıkı sarmışsın çok önemliymiş gibi. Tek teli gözükmüyor. Kel falan olabilir misin?
DİVANELİ by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 2,507,600
  • WpVote
    Votes 46,972
  • WpPart
    Parts 13
Hikaye, 1980'li yılların yaz sonuna doğru havaların serinlediği, yaprakların sarardığı ama sonbaharın henüz açık seçik bir şekilde kendini göstermediği bulanık bir zaman diliminde aittir. Bir genç kızın uzaktan uzağa gördüğü ve henüz tanımadığı bir adama hayranlık duyuşunu, ardından çevresinin onay verdiği ve hiç görmediği biriyle hayatının en önemli kararlarından birini verişini, bu kararın üzerine de omzuna yüklediği sorumlulukları nasıl yöneteceğini anlatır. Hava nadiren güneşli, toprak çoğunlukla verimli, Nare her zaman sessizdir. Buna tezat epeyce gürültülü bir adam hayatına girmek için yollar aramaktadır. Keyifli okumalar. ... Hikaye Karadenizde geçmektedir.
Sevginin Renkleri ( Tamamlandı) by rbanusu
rbanusu
  • WpView
    Reads 2,583,501
  • WpVote
    Votes 73,801
  • WpPart
    Parts 32
"Bana bak Ayaz, bir daha bana herhangi bir şeyini taşıtma yemin ederim seni öldürürüm!" diyerek avaz avaz bağırdım. Başımı geriye yaslarken gözlerime sevgiyle bakan adamın dudaklarıma uzanışına ağrım da olsa mutlulukla yanıt verdim. Yol arkadaşımdı benim, kime kızardım en çok, nazım ondan başka kime geçerdi benim, o kolum, kanadım her daim ocağımdı. Gözümden düşen damlayı fark ettiğinde beni her daim sarıp sarmalayan, büyüten ve yücelten ses tonu ile: "Seni seviyorum. Beş dakika daha dayan tamam mı?" diye sorduğu soruya başımı sallayarak yanıt verdim. Yine bir sancı girdiğinde: "Bu son Ayaz bana söz ver," dedim son gücümle... "Bu son meleğim, söz..." derken sıcacık gülümsüyordu.