okumadiklarimm
7 stories
PER  by gizemlibiryazan
gizemlibiryazan
  • WpView
    Reads 5,152
  • WpVote
    Votes 285
  • WpPart
    Parts 35
Ve Tanrı tek bir ölüm sunmuştu kadına ama bu ölümü en sona bırakmıştı. Kadın her yaşadığı acıyla binlerce kez öldüğünü hissetse de hiçbiri ölüm değildi, sadece bir oyundan ibaretti. Hayatı, yaşadıkları sadece yanlış bir seçimdi. Seçimler kadını buralara getirdi, önüne binlerce yol serdi. Yaraladı, öldürdü ve tekrar diriltti. Çünkü öldürmeyen Tanrı öldürmezdi. Yaşatıyordu kadını mahkemede de söylemişti ona, 'senin ilacın yaşamda saklı' demişti. 'Bu yüzden sana ilacın için yaşam veriyorum' deyip ölümünü geri çevirmiş, erteletmişti. Herkes şaşırmıştı bu duruma ama olması gereken buydu. Kadının baştan itibaren her şeyi öğrenmesi için yazılan kader buydu. Bu kesinlikle kadın ve adamın hikayesi değildi, bu kadının hikayesiydi. Adamın ilaç olabileceği bir kadının hikayesi. Yan etkili bir ilaç... Kadının aldığı her ilaçta yaralanıp iyileşeceği ama içten içe yeniden yaralanacağı bir ilaçtı bu. Ve kadının vücuduna baktığımızda ilaç işe yarıyordu ama bir yere kadar. Sonrasını ne ilaç onarabilirdi ne de kadın. Onara bilene helal olsun denirdi. Çünkü beyazın üzerindeki kırmızılıklar ve iplikler sonsuza kadar kalacak ve iplikler yeri geldiğinde son derece sıkı bağlansa da sökülüp kırmızıyı kan gölüne dönüştürecekti. Dönüşen bu kan gölünde çıkış olmayacaktı. Ne satranç kurtarabilecekti bu oyunun sonunu ne de ilaç onarabilecekti oluk oluk akan kanı. Sadece okuyucular karmaşıklığı düzene sokacak ve hikayenin sonuna kadar dayanması için kadına güç dileyeceklerdi.
İNTİKAMIN PENÇESİNDE  by ElisyaRoyal
ElisyaRoyal
  • WpView
    Reads 26,557,483
  • WpVote
    Votes 933,112
  • WpPart
    Parts 79
♌ İNTİKAMDAN DOĞAN TUTKULU BİR AŞK ♌ Küçük yaşta anne ve babasının ölümüne şahit olan acımasız genç bir adam... Edim Demiray. Daha on sekizinde uyuşturucuya mahkûm olan bir kız... Lavin Kutup. İkisi bir araya gelince, öfkeleri cehennem olacak. Tenleri alev alacak... Porselen güzelliğindeki tenine doğru fısıldadı. "Sana sahip olmak istiyorum, Lavin. Önce olabileceğim en kibar şekilde, sonra olabileceğim en sert şekilde. Canını yakmak ve yakmamak istiyorum. Sesli olmanı ve sessiz olmanı istiyorum. Zevk almanı ve almamanı istiyorum. Seni nefessiz kalana kadar öpmek istiyorum. Sonra küçük bir nefese muhtaç olup, o nefesi benim ağzımdan almanı istiyorum." EDİM DEMİRAY & LAVİN KUTUP ❄?❄ İlk yaynlanma tarihi | 9.Mayıs.2016 Yazan | ELİSYA ROYAL
AVCI VE CEYLAN by writersenasever
writersenasever
  • WpView
    Reads 152,558
  • WpVote
    Votes 49,123
  • WpPart
    Parts 54
"Yavru ceylan," diye fısıldadı. "Yolunu mu kaybettin?" Avcı'ydı bu. Her gece karnına gümüş bir hançer sokup, gelin çiçeği beyazı geceliğini kanlar içinde bırakan kâbusuydu. Kasıklarına giren sancıydı. Alacakaranlığa bıraktığı acı dolu feryattı. Ve şimdi tam karşısındaydı. Gözleri gecenin karanlığındandan daha koyuydu ve harelerinde kalbini yakıp kül gibi havaya savuran siyah bir ateş yanıyordu. Avcının boğazından çenesine tırmanan siyah mürekkepli dövme ayın şavkı gibi parladı. Çakırdikenlik kirpikleri yüksek elmacık kemiklerine gölge düşürdü. Gözleri gözlerine kilitlendiğinde göğüs oluğunda ay ışığı kadar parlak ve gelin çiçeği kadar beyaz bir mürekkebin işlendiğini hissetti. Ruhunu, ruhuna mühürlemişti. İnsan bile değildi. Sürgün edilen Peri Halkı'nın Prensi'ydi ve intikam almak için yemin içmişti. ༆ PERİ HALKI SERİSİ ༆ I. AVCI VE CEYLAN (193.000 KELİME) TAMAMLANDI! II. AY IŞIĞI VE KÜL KANATLAR (26K and loading...) +18 İÇERİK BARINDIRIR.
YANGINDA EN SON KÜLLER ÖLÜR by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 422,870
  • WpVote
    Votes 40,470
  • WpPart
    Parts 6
Parmaklarım küllerinde dolaştı. Sonra birden yağmur bastırdı. Gülümsedim ve beni izledi. Sustu ve onu dinledim. Sessizliği bile güzeldi. "Çünkü Leyla, çünkü iki gözüm, yangında en son küller ölür."
26 by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 514,861
  • WpVote
    Votes 47,366
  • WpPart
    Parts 13
"Hıçkıra hıçkıra ağlıyorsun Gerçek," diyerek ellerimi büyük avuçlarının içine aldı, "ve bunu yaparken yaşadığın komik bir ânı anlatıyorsun." Gözlerimden yaşlar boşalırken tüm dişlerimi göstererek gülümsemem onu duraksattı. "Bilmem ki," diye fısıldadım. "Her şey elimden kayıp gidiyorken bile acımayan kalbim, az önce sen o sigaranın külünü kül tablasına silkince öyle çok acıdı ki, ağlamak istedim. Üstelik aklıma da yaşadığım o ânın en komik repliği gelmişken, tam da sana söyleyecekken yaptın bunu. O külü neden öyle hiç umursamadan silktin? Senin için yanıyordu." Bir elini kaldırıp yanağıma koydu, büyük avucunun içiyle gözyaşlarımı parçalayıp ezdi, yok etti. Ve bana dedi ki, "Ben yapmasam o kırılıp düşecekti." "Senin yapmandansa, kendisi kırılıp düşmeyi kabul ederdi." Gülümsedim. "Keşke yapmasaydın." "Kendini o küle mi benzetiyorsun Gerçek?" "Hayır," dedim. "Hayır, sen beni henüz kırmadın ki."
GÜL KUYUSU by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 3,826,892
  • WpVote
    Votes 254,973
  • WpPart
    Parts 20
"Kaburgam acıyor," diye fısıldadı, gül kuyusu. "Kaburgamı çaldın benden." Adam kızın yüzünü tam kaburgalarının üstüne bastı. "Burada, gül kuyusu," dedi ifadesiz bir sesle. "Burası senin sürgünün. Buradayken ne ölüme kavuşabilirsin, ne de kendini geri alabilirsin artık." Kız, adamın kazağını kavradı, yüzünü kaburgalarının arasına gömdü ve kaşlarını çatarak başını iki yana salladı. "Ölüme kavuşturmayacaksın beni," diye fısıldadı. "Bana beni geri vermeyeceksin." "Asla." Kızın, göğsünün ortasında bir yarası vardı, o yaraya bir isim bile vermişti. Adam, o yarayı ondan çalmıştı. O yaranın adı, "çocukluğum"du. Artık yeryüzüne yağan gül yapraklarının rengi, kan kırmızısıydı. Zehirli kırmızı gül sarmaşıkları bağladı bizi, Birbirimize zehirlendik. O kâinat kadar eşsizdi, Ben basit bir gül kuyusu. Tutulmamız gerekiyordu, Tutulduk. Ben Gül'düm, O, içine düştüğüm Kuyu, Benim Kuyum. Gül Kuyusu.
KARANLIK OKYANUS II by AsiMavera
AsiMavera
  • WpView
    Reads 813,375
  • WpVote
    Votes 40,901
  • WpPart
    Parts 29
Bir eliyle ensemi sıkıca kavrayıp bedenimi kendisine yaslarken, dudaklarını hemen dudaklarımın kenarına bastırdı. "Ellerimi açtığın an başına gelecekleri biliyorsun değil mi?" diye sordum, sıcak nefesi tenime vuruyor, gözlerinin içine kadar güldüğünü görebiliyordum. Tenimdeki eli iyice etime gömülerek aramızdaki o küçücük mesafeyi de tamamen yok etti. Ondan kurtulmamın imkanı olmadığını anlamıştım, çırpınmayı keserek bana dokunmasına izin verdim. "Eğer seni bu kadar uysallaştıracağını bilseydim kelepçeleri daha önceden bileklerine geçirirdim..." diye konuştu, boğuk bir sesle. Göğsüm hırsla inip kalkarken gözlerimi kırpmadan bakıyordum alaylı gözlerine. "Aksi şekilde bana asla dokunamayacağını çok iyi biliyorsun çünkü." diye öfkeyle soludum. "Artık bana dokunmandan nefret ettiğimi de biliyor musun sahi? Bakışlarından, laflarından, senden, her şeyinden nefret ediyorum Soykıran..." "İster sev ister nefret et," derken keskin bir şekilde gözlerimin içine baktı. "Bu saaten sonra sevginin de bir önemi yok, nefretinin de... Yalnızca öfkeni istiyorum Hazel, içinde alev alev yanan o öfkenin önce seni sonrada beni yakıp yok etmesini istiyorum..." ▪︎ Karanlık Okyanus 2. Kitaptır. İlkini okumadan buna başlamayınız!